Demokrasi kadına ve kıza el koymakla korunmaz…
17.05.2020 19:37
343 okunma
Paylaş
Demokrasi kadına ve kıza el koymakla korunmaz…
Canan Kaftancıoğlu’nun, Özgür Özel’in sözleri, Ragıp Zarakoğlu’nun yazısı ile beraber darbe söylemi tekrar Türkiye’nin gündemine girdi. Nedense bir türlü darbe tehditlerinden kurtulamıyoruz. Her çevre onu bir imaj olarak kullanıyor. Tehdit, gözdağı ve yönlendirme için bu imaja başvuruluyor.
Ergün Yıldırım

Canan Kaftancıoğlu’nun, Özgür Özel’in sözleri, Ragıp Zarakoğlu’nun yazısı ile beraber darbe söylemi tekrar Türkiye’nin gündemine girdi. Nedense bir türlü darbe tehditlerinden kurtulamıyoruz. Her çevre onu bir imaj olarak kullanıyor. Tehdit, gözdağı ve yönlendirme için bu imaja başvuruluyor. Türkiye, zaten on yılda bir darbelerle ömür geçirmiş bir ülke. Arada Cumhurbaşkanlığı seçimlerini yönlendirme ve 27 Nisan Bildirisi gibi girişimleri de hatırlarsak darbeyle hep burun buruna yaşayan bir sistemimiz var. Darbeci zihniyete karşı demokratik bilinç ve demokratik kurumlar tam yerleşmedikçe bizim bu tehditlerden kurtulmamız da epey zor.

CHP’nin siyasal kültürü zaten darbelere aşina. Demokratik rekabet sertleşince ve iktidara gelme imkanından mahrum kalınca, içindeki çeşitli mahfiller ve özellikle siyasal elitler darbeye göz kırpmaya başlıyor. Orduyu göreve çağırma, rejimi kurtarma, irtica ile başa çıkma gibi söylemleri yükseliyor. Şimdi de irtica yerine “siyasal islamcı” kavramı kullanılıyor. Bu kavram etrafında bir tehdit algısı üretilmeye çalışılıyor. Türkiye’de yapılan bütün darbelerde “dinin” önemli bir gerekçe olarak ileri sürüldüğünü düşünürsek şimdi de “siyasal islamcı”lıktan bahsedilmesi oldukça dikkat çekici. SP, DP, MNP, MSP, RP ve FP gibi bütün muhafazakar ve Milli Görüş partilerinin darbeciler tarafından irtica getirdiği suçlamasıyla kapatıldıklarını düşünürsek söz konusu geleneği daha iyi anlayabiliriz.

Darbeciliğe karşı mücadele etme tarzı da çok önemli. Kullanılan söylem ve ortaya konulan davranışlar kimi kez darbeyi engellemek yerine tam tersine onu kışkırtır. Darbeci zihniyeti ve tutumları meşrulaştıran ve kışkırtan bir rol üstlenir. Bundan dolayı hem kurumsal hem de söylemsel mücadele büyük bir önem taşımakta. Türkiye kurumsal temelde demokratikleşme ve reform hamleleriyle darbecilik meselesini kökten çözmek için çok önemli adımlar attı. Ama yine de tam başarıya ulaştığını söylemek zor. FETÖ olayı ile beraber bu süreç başka bir şeye döndü ve yarıda kaldı. Darbecilerin yargılanarak ceza alması süreci tam manasıyla gerçekleşemedi.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
Haber Akışı

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya