BABIÂLİ TATMİN EDİLMİŞ GÖRÜNDÜ AMA…
23.05.2020 12:27
437 okunma
Paylaş
BABIÂLİ TATMİN EDİLMİŞ GÖRÜNDÜ AMA…
Bu barışçı İngiliz nutuk ve beyanlarından sonra Babıâli ister istemez tatmin edilmiş göründü ve İstanbul konferansı müzakerelerine katılmıya karar verdi. Konferansa katılan İngiltere dışındaki devletler Babıâli’ye, Mısır’a kuvvet göndermeyi tavsiye etmişlerdi. Maksatları, İngiltere’nin Mısır’da bir oldubittisine engel olmaktı.
İsmail Aydın

                Bu barışçı İngiliz nutuk ve beyanlarından sonra Babıâli ister istemez tatmin edilmiş göründü ve İstanbul konferansı müzakerelerine katılmıya karar verdi. Konferansa katılan İngiltere dışındaki devletler Babıâli’ye, Mısır’a kuvvet göndermeyi tavsiye etmişlerdi. Maksatları, İngiltere’nin Mısır’da bir oldubittisine engel olmaktı.

                Abdülhamid II., konferans kararlarına rağmen Mısır’a asker gönderilmesine muhalefet gösterdi. Gönderilecek asker miktarının az olması, Arabî Paşa kuvvetlerine karşı mağlup olma ihtimali başlıca muhalefet sebepleri arasındaydı. Abdülhamid’in bir diğer muhalefet sebebi de, Arabî Paşa kuvvetlerinin, Osmanlı kuvvetlerine karşı ellerinde Kur’ân’ı Kerim olarak karşı geleceklerini haber almış olmasıydı.

                Abdülhamid II., nihayet Eylül ayında asker gönderilmesine razı oldu. Fakat bu sefer de İngiltere razı olmadı. İstanbul’daki İngiliz elçisi, Vatanîlerin mağlup olduğunu, Hıdiv’in otoritesinin tesis edildiğini, asayişin sağlandığını belirterek, Mısır’da artık Tür askerine ihtiyaç kalmadığını beyan ediyordu.

                Ancak Babıâli, Mısır üzerindeki haklarından vazgeçmek niyetinde değildi. İngiltere ile yapılan görüşmelerde,  bazı idarî tedbirler üzerinde durulmuş, “Mısır içten ve dıştan gelecek tehlikeye karşı yalnızca savunmaya kudretli bir hale geldiği zaman İngiltere mukavelesiz olarak Mısır’dan askerini çekecektir” kararıyla anlaşmaya varılmıştır. (24 Ekim 1885)

                Fakat bu kararın İngilizce manası açıktır. İngiltere, Mısır’dan ancak istediği zaman kuvvetini çekecektir. Sonraki olaylar, yukarıdaki beyanatların ve varılan andlaşmaların tamamını yalanlıyacaktır.

              SARIŞIN İNGİLİZLERDEN “FESLİ BEYLER”

                İngiltere, asıl niyetinin aksine, yukarıda da ifade ettiğimiz gibi Mısır’da yerleşmek niyetinde olmadığını her fırsatta dile getirdi. Onu Hıdiv vasıtasıyla idare etti. İngiltere’ye karşı direnmiş olan yerli subaylar emekliye sevkedildi. Şüpheli görülen memurlar görevden atıldı. Yerlerine İngilizler getirildi. İngiliz memurlar, doğu toplumlarının psikolojisini iyi bildiklerinden Mısırlı gibi göründüler. Başlarına fes giyip isimlerinin sonuna “Bey” kelimesini eklemekte de tereddüt göstermediler. Böylece kendilerini Mısırlaştırılmış göstererek Mısır’ı İngilizleştirmeye başladılar. Bu hususta imkân olsaydı, suratlarının rengini sarışından esmere çevireceklerdi. Fakat Mısırlı halk “Fesli Bey” olmalarını zaten kâfi görmüştü.

                “İngiltere bu arada Mısır üzerinde Fransa ile müştereken yapmakta bulunduğu malî murakabe sistemini de lağvetmekte tereddüt göstermedi, Hıdiv’e bir malî müşavir tayin ettirerek Mısır maliyesinin tek nazımı haline geldi. Fransa protestoda bulunarak bu durumu tanımıyacağını ilân etti. Fakat İngiltere buna da aldırmadı.” (Karal, a.g.e. Cilt VIII, Sayfa 98)

                Uzun sözün kısası: Tipik İngiliz siyaseti işte budur. Böylece İsmail Paşa Hıdivlikten, Mısır Muhtariyetten, Babıâli de Mısır’daki hâkimiyetinden mahrum olmuştu.

                İngiltere bundan sonra Osmanlı İmparatorluğunun toprak bütünlüğü prensibini tamamen terk etmiştir. Çünkü böyle bir lafa artık ihtiyacı kalmamıştı. Hindistan yolunun kilit noktası konumundaki Mısır’a ve Süveyş’e yerleşmişti. Aynı yol üzerinde stratejik önemi haiz Cebelitarık, Malta ve Kıbrıs’a daha önce yerleşmişti. Geriye Arap yarımadasını karıştırmak işi kalıyordu ki, o konuda hazır nesillerin, oluk oluk paralar akıtılarak çıkartılan Arap isyanları, Yemen harpleri, Medine Müdafaası, Filistin savunması gibi meselelerle bir hayli malumata sahip olduklarını, düşünüyorum.

Değerli okur ve aziz milletimizin mübarek ramazan bayramını kutlar, selam ve saygılarımı sunarım

(Gelecek hafta, Osmanlı Sempatisinin Gerçek Sebebi: İngiliz Menfaati)

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
Haber Akışı

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya