10.04.2019 11:06
189 okunma
Paylaş
Sonuna kadar takipçisi olacağız
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul seçimlerindeki şaibenin sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi. Erdoğan, “Bakıyorsunuz, belediyenin personeli, işçi sandık kurulu başkanı olmuş.

Moskova'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile biraraya gelen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye'ye dönüşünde beraberindeki gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu.

Sayın Cumhurbaşkanım bir açıklamanız tartışma konusu oldu. “13-14 bin oyla seçim mi kazanılır” açıklamanız tartışma konusu oldu. Bunu biraz açabilir misiniz?

Burada itirazlar üzerinde bir şey konuşuluyor. İtirazlar üzerinde konuşulurken, İstanbul gibi bir şehirde, 11 milyona yakın seçmenin söz konusu olduğu bir şehirde, 30 binle başlayacak, süratle iş 13 bine kadar düşecek. Neyle? Yapılan itirazlarla. Ne yapalım biz bunun peşini mi bırakalım? İtirazlar devam edecek ki nihai karar mercii YSK. YSK verir kararı, isterse 1 oy olsun. Orası bu kararı verdiği zaman, “eyvallah o zaman başım gözüm üstüne” dersin. Ama nihai merci neresi, orası.

Biliyorsunuz geçmişte benim bir milletvekili adaylığım söz konusu olmuştu. İstanbul’da İl Seçim Kurulu bana mazbatamı verdi, ben milletvekili mazbatasını aldım, tercihli seçim sisteminin olduğu dönemde. O zaman bir arkadaşımız kalktı, ki benim altımda, ben il başkanıyım o ilçe başkanı, onu getirdik aday yaptık, listeye de koyduk. Sonra Ankara’dan YSK’ya başvurdular. YSK’ya başvurmak suretiyle benim milletvekilliğimi elimden aldılar. Tamam dedik kabul ettik.

Mazbatanızı da aldıktan sonra...

Almıştım tabii canım. Mazbatamı da almıştım elimdeydi. Mazbatayı iptal ettiler. Şimdi burada İstanbul gibi bir şehirde benim vatandaşım, halkım, “benim kalbimin mutmain olması lazım, nereye itiraz yapılacaksa yapılsın” diyor. 13-14 bin oy fark olduğu zaman seçilmez gibi bir ifade söz konusu değil. Gelin tam manasıyla itirazları ortadan kaldıralım, şaibe şu bu kalmasın, YSK da noktayı koysun, biz de öper başımıza koyarız. Ama şu anda bunlar bunu hazmedemiyor. İtirazları hazmedemiyor. “Neye itiraz ediyorsun?” Niye itiraz etmeyelim ki? Sonuna kadar işin takipçisi oluruz. YSK kararını verdikten sonra da iş biter.

DÜNYADA ÖRNEKLERİ VAR

Dünyada bunun örnekleri var, Türkiye’de örnekleri var. Yalova seçimleri oldu, CHP. Aynı şekilde Ağrı seçimleri oldu, malum. ABD’de bakıyorsun iş öyle bir şey ki, itiraza bile bırakmıyor. Öyle eyaletler var ki yüzde 1 fark varsa tekrar sayılıyor. Bazı eyaletler var yüzde 2. Orada da tekrar sayılıyor. Bunlar yapılıyor. Bizimkiler hazmedemiyor. Aynı şey Avusturya’da oldu.

Siz de ifade ettiniz, İstanbul’daki seçim sonuçları ihmal usulsüzlük ya da hata değil, kasti ve hatta organizasyon şeklinde cereyan ettiğine dair çok güçlü bir şüphe var. AK Parti teşkilatlarının yeterince sandıklara sahip çıkamadığı gibi bir yaygın mevzu gündeme geldi..

Teşkilatımızın içerisinde sandıklara tam manasıyla hakimiyette, eksikler kusurlar olmuş olabilir. Bu konuda çok iddialı konuşamam. Ama şunu bilmemiz lazım, son bir yasal düzenlemeyle, bir defa sandık kurulları, sandık başkanları kamu görevlilerinden oluşur. Burada, öyle şeyler olur ki, birinci derecede İstanbul’da, bakıyorsunuz, belediyenin personeli, işçi sandık kurulu başkanı olmuş. Bazı yerlerde asker üye. TSK’da görevli, sivil personel de olsa, orada sandık kurulu başkanı olamaz. Bunları tespit etmiş durumda arkadaşlarımız. Tabi bunlar, işe usulsüzlük noktasında şaibe getiriyor. Tabi, aslında samimi bir davranış olsa, bu iptale götürür.

CİDDİ MANADA ŞAİBE VAR

Meşruiyet sorunu var efendim...

İptale götürür. Şimdi, benim şu anda Büyükçekmece’de, malum adayımız İBB başkanımız Mevlüt Bey. Mevlüt Bey aynı zamanda hukukçu. Şimdi, Mevlüt Bey bana öyle şeyler söylüyor ki ben tabi şaşırdım. Ben Mevlüt’e kendime inandığım kadar inanırım. Diyor ki mesela boş arazide, apartman var, orada seçmen başka yerden taşıma sistemiyle getirilmiş, adres orası gösteriliyor. Onu geç, iki katlı bir bina. Bina dört kat gösterilmiş, dört kat gösterilen binada seçmenler... İşte bunlar, ciddi manada, seçime ciddi manada bir şaibenin karıştığının ispatları. Ve bunu da tevsik ediyorlar. Şimdi bu tevsik edildikten sonra... Orada bir defa, birinci derecede, İlçe Seçim Kurulu, seçimin yenilenmesini getiriyor. İki, aynı zamanda Büyükşehir’i getiriyor. Büyükşehir’de fark daha büyük. Benzer şeylerin Maltepe’de olduğu da söyleniyor. Şimdi, geçersiz oylar noktasındaki çalışmalarda da buna benzer birçok şeyler vardır, bilemiyorum. Şimdi mesela, bugün açıklama yapıyor muhalefetin başındaki zat... Benim için, İçişleri Bakanıyla, Adalet Bakanıyla ne görüştün diyor... Ya ben bu ülkenin Cumhurbaşkanıyım. Ve şu anda devletin başıyım. İçişleri Bakanı da, Adalet Bakanı da benim kabinemin üyeleri. Ben onlarla her zaman her yerde her şeyi görüşebilirim ya. Ne görüştüğümü ben sana mı anlatacağım? Kaldı ki ben aynı zamanda bu partinin genel başkanıyım. Öyle de bir özelliğim var. Böyle cahilane, hiç düşünmeden, böyle kendine göre bir algı operasyonu yapmak suretiyle güya bu işi lehine çevirecek. Böyle bir saçmalık olur mu ya?

2019 ÇOK CANLI GEÇECEK

Sayın Cumhurbaşkanım, önümüzde çok çevrelerce büyük fırsat penceresi diye tanımlanan 4.5 senelik seçimsiz bir dönem var. Bu dönemi, kısa orta uzun diye dilimleyebiliriz. Kısa vadeyi örneğin 6 ayı göz önüne alırsak, önceliğiniz ne olacak?

Bugün başladık, Moskova’dan başladık. Üst Düzeyli İstişare Konseyi ile başladık. Ve bunun için de siyasi, askeri ekonomik ticari kültürel her şey var. Önümüzdeki sürecin içinde bir defa bunların hepsi olacak. Yarın (bugün) Bolivya Devlet Başkanı geliyor. Her şey planlandı, hızla devam ediyoruz. İki gün sonra Burkina Faso Devlet Başkanı geliyor. Durmak yok yola devam. Bu aralar kabullerimiz var ve arkasından da bizim bazı seyahatlerimiz olacak. Bu arada yine, birçok iş adamları, dünya devleri vesaire, onların bizden ziyaret talepleri iş görüşmeleri noktasında talepleri vardı, tabi onlar da gelecekler görüşmelerimiz olacak. Temennim odur ki yatırım vesaire bu tür şeylerde atılacak adımlarla da hemen bir defa önümüzdeki terör sorunundan tavizimiz zaten olmayacak. Bir taraftan da tabi ekonomideki yatırımlarımızı tepeden tırnağa hızlandıracağız. Ve ekonomide de yatırımlar öncelikli planımız. Yatırım olacak ki istihdam olsun, üretim olsun. Böylece ülkemizde tekrar o 15-16 yıl önceki gibi yeni bir heyecanı tüm ülkeye inşallah vermiş olacağız. Böylece Türkiye 2019’u çok çok hareketli, çok canlı olarak geçirecek. Bunları da şöyle kısa bir zaman içerisinde açıklamalarını yapacağım. İlgili bakan arkadaşlarım yapacak.

Rusya gezisi planlı ziyaretti

Sayın Cumhurbaşkanım sabah Atatürk Havalimanı’ndan ayrılırken “o sır cümle var ya, o sır cümle hala masada” demiştiniz. “Özellikle de baş başa görüşmede gündeme gelmesini bekliyoruz” demiştiniz. Geldi mi? Geldiyse ne boyutta geldi? Bir gece ansızın...

O bize ait olan bir şey. Onu herkesle paylaşmayız. Onlarla da paylaşmayız.

Başbaşa görüşmede özellikle bugün YPG/PYD konusu öne çıktı.

Tabi o öne çıktı, onu konuştuk görüştük.

Geçtiğimiz hafta ABD’den gelen açıklamalar olmuştu sert tonda, askeri eylemin yıkıcı sonuçları olur diye. O anlamda bu ziyaret bir cevap niteliği de taşıyor mu? Bir de bununla bağlantılı olarak, Putin’in önemli bir cümlesi dikkatimi çekti, gündemimizde S-400 sevkiyatı var, başka modern Rus yapımı askeri ürünler sevk etme projemiz de var dediğinde, F-35’in muadili Su-34’ler Su-32’ler söz konusu olur mu, gündeme geldi mi?

Şimdi şöyle bunu değerlendirelim: Tabi S-400 konusunun Rusya’ya yaptığımız böyle bir seyahatte gündeme gelmemesi mümkün değil. Ama şunu da bilmemiz lazım ki bir defa bizim Rusya seyahatimiz alelacele planlanmış bir seyahat değil. Biliyorsunuz bazı ülkelerde Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey toplantılarımız var. Burada ise Üst Düzey İstişare Konseyi toplantısı olarak planlandı. Bu, bir yıl bizde, bir yıl Rusya’da olarak devam ediyor. Bu yıl sıra Rusya’daydı. Bizdeki toplantıdan sonra zaten Moskova’daki toplantının ne zaman yapılacağı planlandı. Seçimlerden sonraki haftada bunu yaparız dedik. Yoksa “Amerikalılar şunu söylemiş, bunu söylemiş, buna dayalı olarak buna böyle bir misilleme mi...” Böyle bir şey asla söz konusu değil. Buna zaten gerek de yok.

Biz Patriot’ları ne zaman istedik? Obama döneminde. Kongre’ye sevk ettiler ve Kongre’de maalesef ret yedi. Akıllı bombalar vardı. Onda da ret… Hatta biz Antalya’da G-20 toplantısında Sayın Obama’yla bunu baş başa konuştuk. Bize “Tamam, ben bunu çıkartacağım, halledeceğim” dedi. Ne yazık ki gene hallolmadı. Akıllı bombalar bizim için çok çok önemliydi ama maalesef bunu halledemedik. Buraya kadar geldi. Ama bazı şeyler oluyor ki hepsinden hayırlı oluyor. Şimdi kendimiz bunları yapar hale geldik. Öyle de bir durum var.

İsrail’in yaptığı ben çaldım ben oynadım

  • Batı Şeria ve Golan Tepeleri’ne ilişkin İsrail’in adımları...
  • İslam İşbirliği Teşkilatı olarak biliyorsunuz Golan’la ilgili açıklamalar yapıldı. Hemen haftasında İstanbul’da Dışişleri Bakanları Zirvesi yaptık. Dışişleri Bakanları Zirvesi’nden sonra da gayet mükemmel ve mükellef sonuç bildirgesi yayınladık. Şu anda biz o çerçevede yolumuza devam edeceğiz. Bu konuda bir defa AB üyesi ülkeler bizimle aynı düşüncede. Putin, Çin bunlar da aynı düşüncede. Bugün de konuştuğumuzda aynı düşünceleri tekrar etti. “Biz de bu konuda sizinle aynı durumdayız aynı şekilde bakıyoruz” dedi. Dolayısıyla İsrail’in bu takındığı tavır, “ben çaldım ben oynadım” başka bir şey değil. Sadece bu alanda değil, birçok konuda İsrail’in tavrı bu olduğu halde BM kararları alır, bu adamlar uymaz, BMGK karar alır İsrail uygulamaz... Gerçekler ortada. Onun için de tabi, bir yere çekmek lazım.

S-400’de teslim aşamasındayız

ABD S-400’lerle ilgili başlayan tartışmada F-35’lerle ilgili bir tasarruf olacağını düşünüyor. Herhalde Pentagon sonra meclisle görüşülecek, uçaklar konusunda son durum nedir, bir gelişme var mı? Bir de sizin daha önce demeciniz vardı, “Ben ABD’ye gidebilirim yahut Trump ziyaret edebilir” diye. Bu konuda bir gelişme oldu mu, teşekkürler.

F-35’ler konusunda üç taneyi önceden vermişlerdi, dördüncüyü de bugün verdiler. Dört F-35’i almış bulunuyoruz. Şu anda eğitimler devam ediyor. Bir tuğgeneralimizin riyasetinde ekibimiz, dört pilotumuz bu eğitimi orada alıyor. Bununla birlikte tabi onların buraya gelişiyle birçok parça da geleceği için biz de bunların hazırlığı içerisindeyiz. Şu an itibariyle F-35’lerle ilgili olumsuz herhangi bir beyan açıklama söz konusu değil. İşte daha kısa bir süre önce de yine Savunma Bakanımız gerekli görüşmeleri yaptı. Aynı şekilde Dışişleri Bakanımızın yaptığı görüşme var. Bunlarla ilgili olumsuz bir açıklama yok. S-400’lerle ilgili ne derlerse diyorlar. Bizim de bu konuyla ilgili tavrımız net. Kim bu konuyu açarsa onlara söylediğimiz şey bu: S-400 ile ilgili anlaşma bitmiştir, biz artık işin teslim sadedindeyiz, teslimatlar da ilan edildiği gibi, şu anda takvim çalışıyor, ve bu takvim çerçevesinde gelecek.

Ziyaret konusuna gelince, büyük ihtimalle BM Genel Kurulu’ndan önce gitme durumum olursa duruma göre ben gidebilirim, kendileri gelme durumu olursa onlar gelir. Şu anda belirlenmiş bir şey yok.

NATO ile ABD arasındaki S-400 konusundaki beyanlarda bir çelişki var, bu çelişkiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şimdi Mike Pence’in açıklaması bağlayıcı bir açıklama değil. Bağlayıcı olan NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in açıklamasıydı. NATO’nun Genel Sekreteri o, Pence değil. Dolayısıyla, Stoltenberg yaptığı açıklamayla noktayı koydu, hem de birkaç kez koydu. Ve bunun yanında da S-400’leri biz hep bir şeyle izah ettik. Yunanistan’da S-300 var, Bulgaristan’da var, Slovakya’da var. Onlarla ilgili niçin açıklama yapmıyorsunuz? S-400 diyorsun, buraya kafayı takmışlar. Biz adımımızı atmışız, bu savunma sistemidir. Biz bu hava savunma sistemini ülkemiz için bir yerden temin etmemiz lazım. Sen vermedin, biz de buradan aldık. Şu anda bile, yine aynı şartlarda, ABD vermiyor. “Verin, sizden de alalım” diyoruz; “biz sadece Patriot almak mecburiyetinde miyiz? Onu da alırız onu da alırız. Verin sizinkini de alalım.”

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
Haber Akışı
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya