22.07.2020 11:52
1.304 okunma
Paylaş
Darbeci Sisi’nin umudu o iki ülke
Mısır’ın darbeci Cumhurbaşkanı Sisi’nin, ağırlaşan ekonomik krizin yönetilmez hale getirdiği ülkede derinleşen meşruiyet krizini aşmak ve muhtemel siyasi istikrarsızlıkları ötelemek için BAE ve Suudi Arabistan ekseninden gelecek ekonomik imkanlar uğruna dış politikasını Libya yönüne çevirdi.

Mısır ekonomisinin can damarı mesabesindeki Nil nehrinin ülkenin hakimiyetinden çıkması en önemli ulusal çıkar ve dış politika gündemi olması gerekirken, Mısır’ın darbeci Cumhurbaşkanı Sisi’nin,  Libya’nın, Mısır sınırına yüzlerce kilometre uzakta olan, Sirte ve Cufra şehirlerini Mısır’ın kırmızı çizgisi olarak ilan etmesinin altında yatan gerçek ortaya çıktı. Sisi yönetimi, ağırlaşan ekonomik krizin yönetilmez hale getirdiği ülkede derinleşen meşruiyet krizini aşmak ve muhtemel siyasi istikrarsızlıkları ötelemek için Körfez ülkeleri BAE ve Suudi Arabistan’dan gelecek ekonomik imkanlar uğruna Mısır dış politikasını bu eksenin kontrolüne bırakıyor. Son dönemde Mısır’ın Libya’daki darbeci Hafter yönetimine yönelik askeri yardımları ve Hafter yanlısı kabilelerin Mısır ordusunu Libya’nın BM tarafından tanınan meşru Ulusal Mutabakat Hükümetine (UMH) karşı savaşmak için Libya’ya davet etmesi, Sisi’nin askeri seçenek konusunda ciddi olduğunun işaretleri. 20 Temmuz Pazartesi günü Mısır parlamentosunun Libya’ya yönelik askeri müdahaleye onay veren kararı da Sisi yönetiminin Libya’ya askeri müdahale konusunda istekli olduğunu gösteren başka bir gelişme.

Ekonomik imkanlar uğruna Libya’ya yöneldi

Burada akla gelen ilk soru, Sisi’nin neden ülkenin en önemli ulusal güvenlik meselesi olması gereken Mısır’ın Nil üzerindeki haklarını kısıtlama girişimlerini bırakıp da Libya kriziyle bu kadar yakından ilgilendiğidir. Bu sorunun çok basit bir cevabı bulunuyor: Arap Baharı sürecinde yaşanan istikrarsızlıkların ülkede ortaya çıkardığı ekonomik faturaya ilaveten Kovid-19 sürecinde derinleşen ekonomik kriz, Mısır’da rasyonel bir dış politika ve ulusal güvenlik tanımlamasını imkansızlaştırıyor. Bu durumda ülkeyi yöneten kadro, ülkenin uzun vadeli ve hayati çıkarlarına yönelik tehditler yerine acil olanlara odaklanarak günü kurtarma peşine düşüyor. İşte bu yüzden Sisi yönetimi, ağırlaşan ekonomik krizin yönetilmez hale getirdiği ülkede derinleşen meşruiyet krizini aşmak ve muhtemel siyasi istikrarsızlıkları ötelemek için Körfez ekseninden (BAE-Suudi ekseni) gelecek ekonomik imkanlar uğruna Mısır dış politikasını bu eksenin kontrolüne bırakıyor.

Özellikle son dönemde Fransa’nın da Libya’da Hafter’in zayıflayan askeri kapasitesini tahkim etmek ve sahada büyük kayıplar yaşamasını engellemek için Mısır’ı bir opsiyon olarak görmesi Sisi yönetimini bu yönde cesaretlendiren diğer bir unsur oldu. Ancak son günlerde Sisi yönetimi, BAE-Suudi ekseni ve Fransa’nın da teşvikiyle, Libya’ya yönelik askeri müdahalede kararlılık mesajları vermeye devam etse de ülkenin askeri/endüstriyel kapasitesinin böyle bir müdahalenin altından kalkamayacağını tahmin etmek çok zor değil. Bu gerçeğin farkında olan Sisi, bir taraftan “Libya’da olanlara sessiz kalmayacağız” söylemiyle askeri seçeneğin masada olduğunu belirtse de diğer yandan ateşkes ve barış anlaşmasına vurgu yapıyor.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
 

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya