12.09.2020 17:35
1.190 okunma
Paylaş
Monopoly ile ekonomi
Yavuz Yiğit geldi geçen gün ofise. Türkiye’nin en iyi münazara takımlarını yöneten, bu takımlarla ulusal-uluslararası ödüller alan bir “gençlik çalışmaları azmanı.” Yaptığımız sohbetten hareketle yazacağım mesele ayrı bir mesele ama şu kadarını söylemiş olayım. Münazara olayı “çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?” geyiğinden çıkalı çok olmuş.
İsmail Kılıçarslan

Yavuz Yiğit geldi geçen gün ofise. Türkiye’nin en iyi münazara takımlarını yöneten, bu takımlarla ulusal-uluslararası ödüller alan bir “gençlik çalışmaları azmanı.” Yaptığımız sohbetten hareketle yazacağım mesele ayrı bir mesele ama şu kadarını söylemiş olayım. Münazara olayı “çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?” geyiğinden çıkalı çok olmuş. Lise öğrencileri artık münazara yarışmalarında “Türkiye NATO’dan çıkmalı mı, çıkmamalı mı?”, “robotların ahlakı olur mu, olmaz mı?”, “gen teknolojileri yararlı mı yararsız mı?” gibi meseleler müzakere ediyorlarmış yarışmalarda. Üstelik yarışmalarda hangi konuyu tartışacakları ve tartışacakları konunun hangi tarafında olacakları 15 dakika önce belli olduğu için “münazaracı” dediğin öğrencinin entelektüel gelişiminin arş-ı alada olması şartı varmış. Lise 3 talebeleri yarışmalara hazırlanmak için “uluslararası hukuk, ortaçağ felsefesi, sosyolojinin temel kavramları” gibi dersler alıyorlar diyeyim de gerisini siz anlayın. Tabii, münazara meselesinin çok sayıda uluslararası yarışması var ve bu yarışmalara katılıp ülkemizi temsil etmek epeyce bir organizasyon kabiliyeti gerektiriyor. Hal böyle olunca “münazara işinin tadını almış, dönüşünü görmüş” Gençlik Spor Bakanlığı’mıza bir çağrı yapayım: Lütfen artık kurun Münazara ve Hitabet Federasyonu’nu. Gençlerin gelişimi için muazzam bir fırsat bu zira.

Gelelim Yavuz’la yaptığımız sohbetin ek yerine.

Bugün gençlik üzerinden söz alan abilerimizin ablalarımızın tamamına yakını “vizyoner” olarak isimlendirdiğimiz kuşaklara mensuplar. Dünyayı büyük okumalarla ve ideolojik yönelimlerle ele alan kuşaklardı o kuşaklar. Oysa 2000 sonrası gençlik “misyoner” bir kuşak oluşturdu. Zihinlerini görevler üzerinden çok daha rahat ilerletiyorlar. Üstelik geçmiş kuşaklar ister istemez “var olmak ve var kalmak” yaklaşımını benimsiyorlardı. 2000 sonrası gençler ise “deneyimlemek” yaklaşımını benimsiyorlar. Bu yaklaşım yani “deneyimleme” yaklaşımı içerdiği büyük dezavantajların yanı sıra bazı önemli avantajlar da sağlıyor.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
 

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya