20.11.2020 11:40
2 yorum
1.729 okunma
Paylaş
Ertelenmiş Umutlar
Siyah elmas gece ilkin maviye dönüşür. Gökyüzünde yeni ve taze umutların saklandığı gün pembe, sarı, mor ve turuncu ışıklar içinde doğar. İnsan bütün ruh ve bedeniyle bir kıyısından uyanan bu güne tutunmak ister. Sevginin eteklerine asılanlar için düşlerin ikliminde her an bir yaşam sevinci canlanır. Denizin kokusuna, ekmeğin tüten dumanına, mavinin sonsuzluğuna inanılır. Baharlar içinde gizlenen mutluluklar; kimi zaman düşler, tatlı hayaller, doyumsuz rüyalar yaşamın parçası olur. Beklenti gerçekleşmeyince hayal kırıklığı oluşur ve düşler ölür, düşler öldüğünde yaşamın anlamı, amacı ve zevki kaybolur.
Ali Akça

“Umut, uyanık insanların rüyasıdır.”

Mevlana

 

Siyah elmas gece ilkin maviye dönüşür. Gökyüzünde yeni ve taze umutların saklandığı gün pembe, sarı, mor ve turuncu ışıklar içinde doğar. İnsan bütün ruh ve bedeniyle bir kıyısından uyanan bu güne tutunmak ister. Sevginin eteklerine asılanlar için düşlerin ikliminde her an bir yaşam sevinci canlanır. Denizin kokusuna, ekmeğin tüten dumanına, mavinin sonsuzluğuna inanılır. Baharlar içinde gizlenen mutluluklar; kimi zaman düşler, tatlı hayaller, doyumsuz rüyalar yaşamın parçası olur. Beklenti gerçekleşmeyince hayal kırıklığı oluşur ve düşler ölür, düşler öldüğünde yaşamın anlamı, amacı ve zevki kaybolur.

Ne kadar mücadele edilirse edilsin çoğu kez emeklerin karşılığı alınmaz. Dünyada cefa çekenlerle sefa sürenler genellikle farklı kişilerdir. Baba çocuğu için, dede olup torunu için hayatını büyütür. Yöneticilerin en büyük zaafı, gelecek nesillerin kazancını bugünden harcama alışkanlığıdır. Bütün bu tutarsız eylemler sonucunda kaybolur sanılan umut, yine de kişinin gönlünde hep canlı kalır. Çünkü insan ne kadar çaba gösterse de, hayatın hiçbir beklentiyi kendisine altın tepside sunmayacağını bilir. Her defasında yanında birisiyle bir yolculuğa çıkar. Bu uzun yolda umudu hüznünü dağıtır, acılarını dindirir ve kırıklarını iyileştirir. İşte o zaman rahat bir vicdan ve dingin bir huzurla belki mutluluk tohumları atılmış olacaktır.

Yaşama cesaretle sahip çıkan ve yalnız olmadığının farkına varan kişi coşku içindedir. Sevgi ve umudu yanında olduğundan hayatı kolaylaşır. İş, aile, sağlık, kariyer, sosyal hayat, ilişkiler gibi yaşam alanlarının itici gücüne erişir. Kimi zaman başta aile olmak üzere toplumda insanın duygularının hırpalandığı görülür. Algıyla, türlü desiselerle ve nankörlükle keskin bir hayal kırıklığı oluşunca yaşam eksilir. İnsanı idare etmek için beklentiler oluşturulur. Bunlara en kısa sürede ulaşılacağı sözü verilir. Üstelik acı bedellerin ödendiği durumlar yok değildir. Fayda ve verim gerçekleşmezse, umutlar suya düşer, boğulup yok olur. Tedavisi olmayan bir dert, hastalık gibi umutsuz bir durum, değiştirilemeyecek bir kaderle yüz yüze gelindiği an bile umut insana hayatında bir anlam kazandırır.  

Mevlana; “güçlük kolaylıkla beraberdir, kendine gel, ümidi bırakma! Akıllı insan bilir ki, ölümün arkasında bile daha güçlü bir hayat beklemektedir.” der. Zorluklar kişiye sanki olmayacak düşlerin peşindeymiş gibi hissettirir.  Kalbi ve ruhu genişletecek yolda ilerlemek sona varmaktan daha keyiflidir. Hayaller için her gün azimle çalışmak, çaba gösterip adım atabilmektir yaşamak. Zorları kolaylaştırdığımız sürece başarı, motivasyon ve mutluluk her defasında gönül kapımızı aralayacaktır.

Turgut Uyar, bir alıştırmaya benzetir umudu. Yöneticilerin genelde insana azıcık nefes gibi bağışladığı bir nefese benzer. Oysa insanı ve toplumu yöneten akıldır. Her şeye rağmen beklemekle umut etmek arasında sıkışan hayatın sonuçları insanı yorgun düşürür. Hayalleri bir ütopya gibi ufukta sonu olmayan bir nokta gibi bırakmamalıyız. Yiten, sönen yahut gerçekleşmeyen beklentiler bizi de savurup yitirmemeli. Yaşam sıkıntılara direnmek, çaba ve mücadeledir. Birbirini kovalayan güçlükler ve sonuçta her engeli kolaylaşacaktır.

Melih Cevdet Anday mısralarında; “Sevgi ve umut birdir, yalnızlık ve cesaret bir” der. İnsanın her yeni gelen günden almak istedikleri vardır. En karanlık gece sona ererken gün ışıklarının doğuş umudu insanın içini doldurur. Çünkü o sakinliğin, huzurun ve mutluluğun öncüsü, habercisi olarak algılanır. Kişi daima kendinden daha büyük bir şeyin parçası olmayı umar, yaşam sevincini güçlendirir. Ölümden korkan, kendi yaşamını engeller. Oysa gerçek yaşam ölümle barışabilmek, beklentisiz olabilmektir.

Ruh ve bedenen sağlıklı olmak, umutların ufak ufak gerçekleşmesi uğrunda birazcık cömertlik gerektirir. İnsan kendine olmadık bahaneler üretirken, hayat yeni yeni umut besleyenlerle, cesareti güçlülerle yoluna devam eder. İnsan derin iç huzur, iyilik ve sevgi ufuklarına, yeni bir heyecanla yolculuğa çıkar. Mutsuz, başarısız, öğrenilmiş bir hayatı geride bırakıp güvenle yeni güzelliklere, dokunulmamış zevklere açılıp gitmek ister.

Huzur ve güveni arayan insanının umudunu kıran bol vaatler; özlemleri boşa çıkaran küçük akıllılar gün gelir kaybetmeye mahkûm olurlar. İnsanın algılarla yanıltıldığı anlaşılmaz mı sanılır? İnce ince üzüleceği, dirençsiz kalacağı, hiç unutmayacağı düşünülmez mi? Gün gelir, farkına varılır. İnsan yaşam oyununda güveni sarsılınca yöneticiye verdiği uzaktan kumandayı kapatarak kontrolü ele alır. Platon’un dediği gibi “Kendini yöneten, dünyayı yönetir. Halkını tüketen devletler de tükenir.” Kişi ideal toplum yolunda kendini yönetmeyi öğrenmelidir.

Çok geç kalınsa bile, hayat inanan için daima yeni başlangıçlar sunar. Sevdalar umutlanır. İnsancıl katkılarla hayat yeni ufuklara açılır. Sevda ve düşleri için her gün azimle çalışan insanın beslenmiş koskocaman umutları, algı yönetimiyle sürekli ertelenip perişan edilmekten kurtulur. Özlenen bir toplumda yaşamayı benimseyen; ahlak, adalet ve erdemin hüküm sürdüğü bir düzeni düşleyenlere ışıklı yollar görünür. İnsanın hayalleri yeniden ısınır.

İnsanın yüzünde umut ve sevinç olmalı. Rüyaları erteleyenlere, düş kırıklığı oluşturanlara artık kimselerin tahammülü kalmadı. Apansız bir akşamın şafakla yükselen sabahının kapısını taze hayat ışıkları açsın isteniyor. İnsan güvene olan inancını sevgiyle beslemeyi diliyor.

Dostlukla…

Ali Akça

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
2 yorum yapıldı
Umuda Yolculuk
Azizim, anlamlı ve güzel bir konu seçmişsin. Tebrik ediyorum. Ayrıca, geniş bir yelpazede, edebi ve sade bir dille yorumlayıp, ünlü düşünür ve yazarlarla renklendirerek derinlik kazandırmışsın. "Körlük" kitabının yazarı Jose Saramuga "Gerçek körlük, umudun tükendiği yerde başlar" diyor. Gerçekten umut yoksa, yaşamda yoktur, yani anlamsızdır. Aslında bütünün parçalarıdır. Ancak, umudun çapını da bilmek lazım. Hüsranla da bitebilir. Yine de asıl olan umudu yitirmemektir. Sevgiyle Dostlukla kalın.
Yorum Ekleyen: Tayyar Süslü     26.11.2020 19:49:00
Kutlarım
"Apansız bir akşamın şafakla yükselen sabahının kapısını taze hayat ışıkları açsın isteniyor. İnsan güvene olan inancını sevgiyle beslemeyi diliyor." "Kesme ümidini kadir mevlâ'dan"
Yorum Ekleyen: Mustafa Yıldız     21.11.2020 11:05:33
 

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya