20.01.2021 12:14
389 okunma
Paylaş
Fransa'nın Ruanda'da soykırım yapanlara desteği suç ortaklığı olarak adlandırılabilir
Fransa Ulusal Araştırma Merkezi Araştırma Direktörü Graner, Fransa'nın, 800 binden fazla kişinin öldüğü Ruanda soykırımında Hutu hükümetine sağladığı desteğin suç ortaklığı olarak adlandırılabileceğini belirtti.

Fransa'nın Ruanda soykırımındaki rolüne ilişkin dönemin Cumhurbaşkanı François Mitterand'a ait arşivler üzerinde çalışma yapan Fransa Ulusal Araştırma Merkezi (CNRS) Araştırma Direktörü François Graner, verdiği hukuk mücadelesi sonucu Haziran 2020'de Danıştayın kararıyla arşivler üzerinde çalışmalar yürütüyor.

Raphael Doridant ile "Fransız devleti ve Ruanda'da Tutsi soykırımı" adlı kitabı kaleme alan ve Fransa'nın Afrika politikasına ilişkin çalışmalar yapan Survie Derneğinin üyesi Graner, Fransa'nın Ruanda soykırımındaki rolü ve arşivler üzerinde yaptığı incelemelere ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Graner, Fransa'nın yürüttüğü siyasetle Ruanda'nın kendi etkisi altında kalmasını istediğini belirtti.

"Fransa, soykırımı yapan rejimin ayakta durması için yoğun askeri destek de verdi"

"Arşivlerin tamamı Fransa'nın Hutulara desteğini doğruluyor. Fransız yetkililer, soykırım hazırlığı yapıldığına dair bilgilendiriliyordu." ifadesini kullanan Graner, Fransa'nın sadece soykırım sırasında değil, soykırım öncesinde ve sonrasında da Hutulara destekte bulunduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Fransa'nın desteği çeşitli. Bu destek soykırım öncesinde, sırasında ve sonrasında farklı. Fransa siyasi, diplomatik ve bir dönem medyatik destek verdi. Rejimin ayakta durması için yoğun askeri destek de verdi. Bu askeri destek soykırım öncesi askeri eğitim ve silah temini şeklinde oldu. Soykırım yapanlara silah desteği soykırım sırasında ve sonrasında gizlice devam etti."

Graner, Fransa'nın soykırım öncesinde Hutulara sağladığı silahların bilgisinin arşivlerde yer aldığını belirtti.

Arşivlerde yapılan incelemelerde Fransa'nın, soykırımda suç ortağı tespit edilip edilmediğine değinen Graner, "Suç ortaklığından bahsetmek için 3 unsur olmalı. Bunlar, suçu işleyenlere destekte bulunmak, destek verilen kişilerin eylemlerini bilmek, işlenen suçta etki yaratmak. Arşivlerin ve belgelerinin tamamında bu 3 unsur bulunuyor. Fransa'nın, soykırımı yapanlara sağladığı destek suç ortaklığı olarak adlandırılabilir." değerlendirmesinde bulundu.

"Fransa, soykırım yapanları destekledi çünkü siyasi olarak işine geliyordu"

Graner, ancak arşivlerde Fransızların doğrudan soykırıma katıldığına ve Fransa'nın soykırım yapma niyeti olduğuna ilişkin bilgi görmediğini söyledi.

"Fransa, soykırım yapanları destekledi çünkü siyasi olarak işine geliyordu. Ruanda'yı etki alanında tutmayı ve ona sadık bir rejime sahip olmayı sağlayan bir politika izlemeyi seçti. Aşırıcı Hutular Fransa'nın en sadık destekçileriydi." diyen Graner, 1994'te Ruanda'da bulunan "Fransız askerlerin ve paralı askerlerin", dönemin Ruanda Devlet Başkanı Juvenal Habyarimana'ya yönelik saldırıya katılmış olabileceğini, bu konunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurguladı.

Graner, Fransızların askerlerinin ve "paralı askerlerin" Ruanda'da neler yaptığının da araştırılması gerektiğini kaydederek, "Arşivler, Ocak 1994'te Ruanda'nın silahsızlanması gerekirken Fransa'nın Ruanda'ya silah gönderdiğini ancak Birleşmiş Milletlerin (BM) bu silahlara el koyduğunu gösteriyor." dedi.

Arşivler üzerinden yaptığı çalışmaları yayımlamayı düşündüğünü belirten Graner, Ruanda soykırımına ilişkin askeri arşivlere henüz erişemediğini aktardı.

"Arşivlerde, François Mitterrand'in ismi sürekli yer alıyor"

Graner, üyesi olduğu Survie Derneğinin, Ruanda soykırımında sağladığı silahlar nedeniyle bazı Fransızlar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu anlattı.

"Arşivlerde, François Mitterrand'in ismi sürekli yer alıyor. Mitterand'ın etrafında küçük bir grup vardı." ifadesini kullanan Graner, bu grubun eski Cumhurbaşkanı Mitterand döneminde Dışişleri Bakanlığı yapan Alain Juppe, Mitterand'ın genel sekreteri Hubert Vedrine, danışmanı Christian Quesnot ve Genelkurmay Başkanı Jacques Lanxade olduğunu söyledi.

Graner, "Herkesin rolü farklı. Mitterand siyaseti belirliyordu. Önemli kararları o aldı. Lanxade, Quesnot ve General (Jean-Pierre) Huchon, Mitterand'ı etkiliyordu ve ona (soykırıma ilişkin) verdiği bilgilerden bazıları çarptırılmış bilgiydi. Bu çok önemli. Dışişleri Bakanı da (Ruanda'daki) büyükelçi üzerinden bir rol oynuyordu. Herkes kurumların belirlediği rolü oynuyordu ancak piramidin başında Mitterand vardı." diye konuştu.

Ruanda'da 1994'te Hutular, dönemin Devlet Başkanı Juvenal Habyarimana'nın uçağının düşmesinden sorumlu tuttukları Tutsilere karşı soykırım başlatmıştı. Ülkede 100 gün süren katliamda 800 binden fazla Tutsi hayatını kaybetmişti.

KAYNAK : (AA)
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
 

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya