15.05.2019 17:02
255 okunma
Paylaş
İçerdekiler ve dışardakiler
Bugün farklı, ilginç, belki sarsıcı bir konuyu yazmak istiyorum. Şöyle başlayayım: Bugün, yani bu Ramazan günü, dünyada cezaevlerinde en çok Kur’an okunan, oruç tutulan, namaz kılınan ülke hangisidir, diye baksanız, Türkiye’yi görürsünüz, Mısır’ı, Suudi Arabistan’ı, Suriye’yi görürsünüz.
Ahmet Taşgetiren
Bugün farklı, ilginç, belki sarsıcı bir konuyu yazmak istiyorum.  
 
Şöyle başlayayım: Bugün, yani bu Ramazan günü, dünyada cezaevlerinde en çok Kur’an okunan, oruç tutulan, namaz kılınan ülke hangisidir, diye baksanız, Türkiye’yi görürsünüz, Mısır’ı, Suudi Arabistan’ı, Suriye’yi görürsünüz.  
 
Bu, cezaevindeki insanlar oraya girdikten sonra ıslah olmuşlar da namaz kılmaya, oruç tutmaya, Kur’an okumaya başlamışlar anlamına gelmiyor. Şöyle ki, bu insanlar dışarda iken de namaz kılıyor, oruç tutuyor, Kur’an okuyorlardı, bir sebeple cezaevine düştüler.  
 
Mısır’ı, Suriye’yi, Suudi Arabistan’ı tahmin edebilirsiniz.  
 
Peki Türkiye’de ne oluyor? 
 
Şimdi bu burada dursun. Bir başka meseleyi ele alalım.
 
***
 
Bir ara eski Cumhurbaşkanlarından Süleyman Demirel, İslam ile laik düzen arasındaki ihtilafa kafa yormaya başlamıştı. O dönemde şöyle diyordu: Kur’an’a baktığımızda 263 “Ahkam ayeti-İçinden toplumsal hayatı düzenleyen kurallar çıkarılan ayetler” olduğunu görürsünüz. Bunlarda bile bir kısım laik düzenleme ile suç sayılan eylemler din tarafından da suç sayılıyor, belki sadece cezaları farklılaşıyor. Demirel, bunlarda, diyelim ulema tarafından bir uyum sağlanırsa İslam’la laiklik arasındaki gerilim biter, dolayısıyla Türkiye gibi bir İslam ülkesinin ana gerilim alanlarından biri sulha kavuşur, diye düşünüyordu.  
 
Aslında sanırım Demirel’in kafasında da, laikliği özümsemiş olmasına rağmen, bir Müslümanın laik hukukla yönetilince ahiretteki sorumluluğu ne olur endişesini anlama çabası vardı.  
 
Şu an Türkiye’yi dindar bir kadro yönetiyor. Eminim bu kadro da hem kendi hayatları açısından hem de uyguladıkları kanunların niteliği açısından bir “Ahiret kaygısı” taşıyorlardır. En azından Demirel’in dediği, Kur’an’daki ahkam ile kurulu düzenin suç saydığı-saymadığı şeyler arasında bir değerlendirme yapıyorlardır. Yapmaları beklenir. Bunu Sisi’den, Beşşar’dan bekleyebilir miyiz, ama sanırım Suud Kralı’ndan, ya da Tayyip Erdoğan’dan bekleriz. Neden böyle bir ayrım yaptığım sanırım anlaşılıyor. 
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
Haber Akışı

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya