21.05.2019 17:16
125 okunma
Paylaş
Sevgi Dostluk Kardeşlik Platformu Geleneksel Güneydoğu İftar Buluşması Şanlıurfa'da Gerçekleşti
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı, Araştırma Kültür Vakfı ve İnfak ve Yardımlaşma Vakfının bileşenleri olan “Sevgi Dostluk Kardeşlik Platformu” bu yıl Ramazan Ayının ilk günü, 06 Mayıs 2019 Pazartesi günü ülkemizin güzel köşelerinden birisi olan Güneydoğuda, Şanlıurfa da iftar programı düzenledi. Ev sahipliğini Anadolu Vakfı Şanlıurfa temsilciliğinin yaptığı toplantıda, Temsilcilik Başkanı Zeki Kurt herkese katkılarından ve katılımlarından dolayı teşekkür etti.
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı, Araştırma Kültür Vakfı ve İnfak ve Yardımlaşma  Vakfının bileşenleri olan  “Sevgi Dostluk Kardeşlik Platformu” bu yıl Ramazan Ayının ilk günü, 06 Mayıs 2019 Pazartesi günü ülkemizin güzel köşelerinden birisi olan Güneydoğuda, Şanlıurfa da iftar programı düzenledi. Ev sahipliğini Anadolu Vakfı Şanlıurfa temsilciliğinin yaptığı toplantıda, Temsilcilik Başkanı Zeki Kurt herkese katkılarından ve katılımlarından dolayı teşekkür etti.
 
İnfak Vakfı Başkanı Ömer Köse, Araştırma Kültür Vakfından Metin Mahitapoğlu, Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı başkanı Hayrullah Başer‘in temsil ettiği heyet, Ramazan’ın ilk günü başta Şanlıurfa olmak üzere bölgenin çok sayıda sivil toplum kuruluşları ve yöneticileri, kanaat önderleri ile buluştu.
 
Anadolu Eğitim, Kültür ve Bilim Vakfı Başkanı Hayrullah Başer ise günümüzde İslam dünyası ve gönül coğrafyamızın ayrışma ve dünyevileşme ile karşı karşıya kaldığını vurgulayarak unutturulmaya çalışılan medeniyetimizin yeniden ihyası ve inşası için sivil toplum kuruluşlarıyla  dayanışma ve ortak hareketin elzem olduğunu vurguladı.  Ülke ve bölge meselelerini  çözme konusunda yanlışları ve değerlendirmeleri düzeltecek sorgulayan ve eleştiren dinamik tahlil metoduna ihtiyaç olduğunu belirtti.  
 
İftardan sonra yapılan dayanışma ve tanışma sohbetinde, bölgenin sorunları ile birlikte, ülkemiz ve gönül coğrafyamız İslam âleminin özellikle güncel ve genel meseleleri ile  yaşanan sorunlar ve sıkıntılarla konuşularak istişare edildi ve değerlendirmeler yapılarak bölgenin kaygıları dikkate alınarak önemli tespitler yapıldı.
 
Sevgi Dostluk Kardeşlik Platformu dayanışma toplantısında Araştırma ve Kültür Vakfı Ankara Şube Başkanı Metin Mahitapoğlu ilk değerlendirmeyi yaptı. Platform ile beraber bir kaç yıldır çatışmaların şiddetli olduğu günlerden beri bölgeyle irtibatı kesmediklerini belirtti. Sivil Toplum Kuruluşlarıyla müşterek çalışmanın ve dayanışmanın elzem olduğunu vurguladı. Bölgede asayişin sağlandığını vurgulayarak bu durum ve imkânın değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
 
İnfak Vakfı adına konuşan Ömer Köse ise her sene bu bölgeye her şeye rağmen geldiklerini ve ihmal etmedikleri vurgulayarak ziyaret ettikleri ülkeleri de zikrederek dünyadaki gelişmeleri değerlendirdi. Gelişmeleri araştırmak, eleştirmek ve yapıcı olarak sorgulamak görevi olan sivil toplum kuruluşlarıyla irtibatın, dayanışmanın ve ortak hareketin elzem olduğunu vurguladı. Bu amaçla ellerinden geleni yapmanın gayreti içinde olacaklarını ifade etti. İlgilenen sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde olmayı, yaşanan sorunların çözümü için bir araya gelmeyi sürdüreceklerini kaydetti.
 
Mahsun Taşcı: Umut ve huzur ortamı olmasına rağmen toplumsal gidişat hakkında kaygılar olduğunu vurguladı. Hata ve kusurların olağan hale gelişinin bir açmaz ve aymazlık olduğunu belirtti. Dostlara karşı muhabbet ve mürüvvetin elzem olduğunu vurgulayarak asayiş konusunda elde edilen kazanımlara rağmen diğer konularda özellikle güvensizlikte artış olduğunu belirtti. Toplantıların hayırlara vesile olması temennisini de dile getirdi.
 
Mustafa Aydın: Sivil toplumu temsil edenlerin mutlaka bir şeyler yapmak için bir araya gelmelerinin ve kulis oluşturmalarının ve derlenmelerinin elzem olduğunu vurguladı. Bir çığlığın bir çığa neden olacağını misal getirerek hassasiyetlerin çok şeylerin başarılmasına kazanılmasına katkıda bulunacağını dile getirdi. Kazanmanın albenisinde bazı şeylerin özellikle güvensizlik ve güven bunalımının olabileceğine dikkat çekti. Güven kaybının ahlaki ve hukuki kayıplarına da yol açabileceğini hatırlattı. Sahicilik ile gösterişin karıştığını da ekledi.
 
Osman Geren: Sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek dayanışma içinde olmalarını önemseyerek bunun daha önceki Doğu-Batı Buluşmalarının benzeri olduğunu kaydetti. Kardeşlik vurgusunu dile getirerek böyle çalışmaların çok önemli olduğunu bildirdi.
 
M. Emin Mermut: Toplumsal meselelerin, gençlik sorunlarının ve sapmaların son yıllarda arttığını vurguladı. Tebliğ değil temsiliyetin daha önemli olduğunu vurguladı. Siyasetin bu meselelerin çözümünde yeterli olamadığını dile getirdi. İnsanlarımızın siyaset çarkında değiştiklerini ve etnik siyasetin karşısında  rüşvet, israf, Müslüman kimliğin, adam korumacılığının güven problemi oluşturduğunun altını çizerek mutlaka her açıdan bir öze dönüş olası gerektiğini belirtti. Hassasiyetlere mutlaka dikkat gerektiğini vurgulayarak toplumla yüzleşmek gerektiğine dikkat çekerek arka bahçe siyasetini eleştirdi.
 
Ömer Hedekoğlu: Şeytan ve Adem hikayesinden yola çıkarak günümüz gençliğinin yeryüzü cenneti kavramına değindi. Gençleri sosyal yönden kitaptan ve kitaplardan uzak kaldığını dile getirdi. Zor ile yapılanın nefret ürettiğini vurguladı. Hedeflenen gençliğin inanç durumunun yanlışlara saptığını dile getirdi. Gençlik merkezleri ve çalışmalarının niteliksiz olduğundan bahisle dünya ehli bir gençlik ile karşı karşıya olduğumuzu belirtti. Şekilsizlik ve diyalog eksikliğinin iman etmenin ve imanı sevmenin önündeki engel olduğuna dikkat çekti. Niyet okuyarak muvaffakiyet ve başarı kazanılamayacağının altını da çizdi.
 
İbrahim: Birlik ve beraberlik için elimizden gelenlerin yetmediğini vurguladı. Gençlerin ve yeni nesil kuşakların sosyal medya bağımlılığı nedeniyle toplumdan koptuklarını dile getirdi. Akrabalık ilişkilerinin moderniteye kurban gittiğini ekleyerek benlik ve bencilliğin öncelendiğinin altını çizdi. Adalet ve hukukun herkese lazım olduğunu belirterek bu konuda neler olduğunun sorgulanması gerektiğini ekledi. İstanbul Sözleşmesi olarak anılan Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi hakkında mutlaka bir çalışmanın olması gerektiğini ve bu konuda geç bile kalındığının altını çizerek FETO ihraçları konusunda da haksızlıkların açığa çıkarılmasının elzem olduğunu belirtti. Etnik kavmiyetçiliğin yerine kucaklaşmanın meselelerimizin çözümünde daha etkili olduğunu vurguladı. Yönetimsel hataların nerelerde olduğunun belirtilmesi ve düzeltmelerin geç kalmamasını önerdi.
 
Hasan Akbaş: Herkesin kendi çapında mutlaka birer eğitimci olması gerektiğini vurgulayarak dert söyleme ve şikâyet etme yerine çözüm önerileri getirmenin elzem olduğunu vurguladı. Artan meselelerin ancak Peygamberin sıfatı olan EMİN olmakla çözüleceğini ekledi. Konuşulanların yazılmasının da elzem olduğunun altını çizdi.
 
Abdullah Ekinci: Günümüz meselelerine çözüm olarak tebliğci olmak yerine müzakere ile birlikte temsilci olmanın daha iyi olduğunu iddia etti. Coğrafi olarak İslam’ın hayat bulduğu topraklarda farklı cennet kavramlarına vurgu yaparak bölgesel pratikler üzerinden bir tefrikanın bizi Batıya yenik düşüreceğini dile getirdi. Herkesin var olan diline karşılık Kuranın da bir kitap dili olduğunu belirtti. Herkesi  gelecek kuşaklar için yeşerecek birer tohum olmalarını gerektiğini söyledi. Sivil toplumun bagajı olmadığını belirterek birilerinin arka bahçesi de olamayacaklarını ekledi. Sorgulama yoksa adalet de olmayabilir görüşünü dile getirdi.
 
Emin Güneş: Böyle toplantıların Doğu-Batı buluşması mesabesinde olduğunu vurgulayarak küçük dernek büyük etki amacını taşıdığını belirtti. Hükümet çalışmalarının asayişi sağlarken güvenirlilik konusunu tartışmalı hale getirdiğini söyledi. Böyle toplantılarla doğrudan tanışmanın dayanışmaya dönüşeceğinin altını çizdi.
 
A.Kırıkçı: 80 li yıllarda gençler ön safta iken bu günkü gençlerin maruz kaldığı menfi etkiler yüzünden arkada kaldıklarının altını çizdi.
 
Hasan Kurtbey: Kalpleri ısındırmanın yolunun İslam’ın rehber olmasından geçtiğini söyledi. Sivil toplum kuruluşlarının mevki, makam ve şöhret için birer araca dönme tehlikesine vurgu yaptı. Seküler dünyanın modern putunun nefis, hırs ve egonun putu olduğunu belirtti. Modern hayatın dayattığı makyevelist olmanın tedavisinin ancak peygamberin siyerini özümsemekten geçtiğini belirtti. Ayrıca tarih konusunun bir bilim olduğunu onu parçalamanın subjektif hale getirmenin bir faydası olmadığını da ekledi.
 
Vedat Savaş: İslam’ın halifelik ile sorunlarına değindi. Doğruya doğru yanlışa yanlış diyebilmenin bugün her zamanki gibi bir erdem olduğunu belirtti. Eleştirel bakışın İslam ümmetinin sancılarına şifa olacağına vurgu yaparak inananların birbirlerine yan bakmadan temenni ile yaklaşmalarının elzem olduğunu vurguladı. Erol Güngör den bahisle dertlerle derlenmenin hayat tarzı olması gerektiğini vurguladı. İslam’la şereflenen hayatımızdan mutlaka hurafelerin çıkarılması gerektiğini ifade ederek bilimsel düşünceye ne kadar muhtaç olduğumuzun altını çizdi. Ehli kıblenin muhterem olduğunu ötekileştirme, takiyye ve kurtarıcı kültürün tuzaklarına değindi.
 
Toplantıya katılan STK temsilcileri çok faydalı ve yararlı bir buluşma olduğu kanaati ile böyle dayanışma toplantılarının devam etmesi gerektiği temennisiyle iftar buluşması gece 12 ye doğru son buldu.
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
Haber Akışı
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya