19.02.2019 12:15
1 yorum
374 okunma
Paylaş
Siyasetin Handikapı
Yeni yönetim sisteminin bir gereği olarak CUMHUR ittifakı ve MİLLET ittifakı kendi içlerinde ortak ve bağımsız adaylarını belirleyip ve seçim beyannamelerini şekillendirirken
Şazeli Çügen

2019 31 MART yerel seçimleri yaklaşırken

İttifaklar netleşti ve kesin aday listeleri YSK’ya bugün itibariyle verildi.

Yeni yönetim sisteminin bir gereği olarak CUMHUR ittifakı ve MİLLET ittifakı kendi içlerinde ortak ve bağımsız adaylarını belirleyip ve seçim beyannamelerini şekillendirirken

T.C. 17. Dönem HÜKÜMETİNİN

2019 YILI BÜTÇESİNİN “Denge disiplin ve değişim” başlığı altında yeniden yapılanma döneminde TBMM genel kurulundaki İKTİDAR ve MUHALEFETİN siyasi parti gurupları adına yapılan BÜTÇE sunumlarına ve siyasi değerlendirmelere

Artıları ve eksileri ile baktığımızda

1.       “Alt kimlikler” üzerinden siyaset yapılarak PARTİLER kendi seçmen kütlelerini kemikleştirip tahkim ederken ülke insanı kutuplaştırılmakta ve kamplaştırılmaktadır.

2.       Ne iktidar ve nede muhalefet ayranım ekşi demeden sürekli olarak karşılıklı İTHAMLAR ve karalamalar üzerinden politik tavırlar ortaya koymakta ve çok agresif davranmaktadırlar.

3.       İktidarlar ben yaptım oldu derken muhalefet kanatları ise sadece kıyasıya ve ölesiye bir eleştiri ve kara propaganda yapmakta ve sadra şifa derde deva bir çözüm yolu gösterememekte ve çareler de üretememektedirler.

Bu üç ana nedenle dir ki SİYASETİN aktörleri seçmene fazlaca UMUT vadetmemektedir.

Çünkü SİYASET sadece reaksiyon er tavırlar ortaya koymak ya da manipülasyon yapma sanatı değildir. Tam tersine meşru bir REKABET alanında siyasal örgütlerin yaptığı her söyleminin koyduğu her tavrın ve de kamu oyu ile paylaştığı her projenin sosyolojik karşılığının olması lazım gelmektedir.

Muhalefet açısından

Bütçenin BORÇ çevirme konusu İHALELER konusu ÖZELLEŞTİRMELER konusu bütçe DIŞI “TMSF” ve TOKİ kalemleri özelleştirmeler ve HAZİNE garantili yap işlet devret yatırımlarında ve de yurt içi ve yurt dışı yüksek FAİZ borçlanmaları konularında muhalefetin HAKLI tenkitler buketi ortaya koyduğu da görülmektedir.

İktidar adına yapılan tüm söylemlerin özeti ise

Trene binen dostlar treni kaçıran gafiller ve trenden inen hainler ile MİLLETİN beka davasında dost olanlar düşman olanlar şeklinde siyasal jargon üzerinden propaganda devam etmekte ve de geçmişte yapılan yerel HİZMETLER gelecek için de bir teminat olarak gösterilmektedir.

Siyasetin iktidar ve muhalefet kanatlarının bu dost ve düşman jargonlu propagandasına baktığımızda

ÜLKE SİYASETİNİN hızla kan kaybetmeye başladığı görülmektedir.

İlkin ülke siyaseti maalesef üzülerek belirtmek gerekiyor ki tüm siyasal partiler LİDER sultası ağırlıklı bir siyaset fotoğrafı ortaya koyması ülkemizin “kahtı rical” sıkıntısı çektiğini göstermektedir.

İkinci olarak yine maalesef üzülerek belirtmek gerekiyor ki ALTERNATİF bir siyasi KADRO hareketi de ufukta henüz gözükmemektedir.

TÜRKİYE EKONOMİSİNİ özetlemek gerekirse

“bilgi ve teknoloji birikiminde çelik üretiminde sanayileşmede ve de sermaye tasarrufunda” kendi kendimize yeterli olmadığımızdan dışa olan bilgi teknoloji ve sermaye ye olan BAĞIMLILIĞIMIZ hali hazırda devam etmekte olup ÜLKEMİZ Orta ve alt kuşak GELİR tuzağının kıskacında olduğumuzun delili 26 BİN yabancı ancak yerli! şirketin İHRACATTAKİ ve de İTHALATTAKİ payına bakmak yeterlidir.

Ancak ALTYAPI da EĞİTİMDE SAĞLIKTA ve de SAVUNMA sanayiindeki büyük yatırımlara ve TÖRÖR konusundaki üstün başarılara rağmen BÜTÇE açığının giderilmesinde borç ÇEVİRMEDE BORÇ- FAİZ- ENFLASYON anaforu içinde olduğu da ap açık bir gerçekliktir.

Kabaca böyle bir EKONOMİK tablo çizdikten sonra

MEDYA dünyasının da rakipsiz olarak tek yanlı yayınlarının altını çizdikten sonra

Siyasetin HANDİKAPLARININ analizini yapabiliriz

TÜRKİYE siyaseti nin liderlikler dahil siyasi sorumluluk alan yaşlanmış kuşaklarını dikkate aldığımızda “eski siyasi kadrolarla” yoluna devam ettiklerini görmekteyiz.

Bu fotoğraf göstermektedir ki TÜKKİYE “l968 kuşağı” nin sağ ve sol siyasi KADROLARINI tüketmek üzerine kurgulandığını ortaya koymaktadır. İşte bu HAL SİYASETİMİZİN en zorlu HANDİKAPI olarak karşımızda durmaktadır.

TÜRKİYE “yeni siyasi KADRO hareketleri” ortaya koyamadığı dönemlerde avara kasnak gibi kendi fasit dairesinde gıcırdayarak dönmeye ve kendi kendini aşındırarak tüketmeye devam edecek demektir.

Dememiz o dur ki TÜRKİYE “yeni siyasi ALTERNATİFLER” ortaya koyamadığında hem İÇ politika açısından ve hem de DIŞ politika açısından yeni siyasi LİDERLİK dediğimiz eskilerin “kahtı rical” dedikleri insan KAYNAKLARI açısından adam gibi adam açığına düşeceğinden ÜLKE siyaseti ZAAF dönemine girecektir.

Bizler sadece “yaşa” takılarak tecrübesi birikimi ehliyeti ve liyakati ve de hizmeti müsellem olan siyasal KİŞİLİKLERİ tenzih ederek mevcut siyaset profilini ifade etmemiz gerekirse

2019 MART yerel seçimlerinin özellikle de “büyükşehir” aday profillerine baktığımızda yüzde yetmiş olarak 68 kuşağının sağ ve sol siyasi KADROLARININ seçimlere hakim damga vuracaklarının altını çizmemiz gerekmektedir. Yaşları 50 60 civarında olan bu siyasal kadrolar maalesef “yeni nesil” siyasi KADROLARA kendi yerlerini bırakacak kadar basiret ve feraseti de gösterememektedirler.

Türkiye siyasal SEÇMENİ de bu ALTERNATİFSİZLİĞİN farkındalığını henüz ortaya koyabilmiş de gözükmemektedir. Ancak sessiz ve derinden “siyasi bir DİP DALGA” toplumun kolektif yapısında hissedilir bir gösterge olarak kayıtlara da geçmektedir.

Seçmenin genelinde bir küskünlük bir karamsarlık bir çekimserlik zoraki bir oy tercihi yapmak ya da kötünün iyisini “ehveni şerri” desteklemek gibi bir zorunluluğun içinde sürüklendiğinin AÇMAZI ile karşı karşıya kaldığı durumlarda

Yani SEÇMENİN yeni siyasal KADRO hareketleri ile karşılaştığı zamanlarda seçmen kütleleri yeni LİDERLİKLERİ yeni siyasal OLUŞUMLARI destekleyeceğinden umut var olması sosyolojik değişim dönüşümler açısından kaçınılmaz gözükmektedir.

Sürgit seçilerek “eskiyen” yorulan yıpranan oksitlenerek korozyona uğrayıp metal yorgunluğuna sürüklenen dünyevileşerek kirlenip pörsüyen siyasi tükenmişlik psikozu yaşayan mevcut siyasal kadroların hali hazır durumunu dikkate aldığımızda

Bu eski HAL

“siyasetin KIRKPINARI” yaklaşırken teşkilatlanmasını tamamlamış ve seçimlere girmeye hak kazanmış “yeni filizlenen siyasi oluşumların” bu yasal teşkilatlanma statü başarısı ile yetinmemelerini daha çok SEÇMEN kütleleri ile iç içe sahada olmalarını da gerektirmektedir.

YEREL seçimler

Kendine özgü bir tercih mantığı taşıdığından dolayıdır ki yüzde elli oranlarında PARTİ ve ADAY ağırlığı taşımaktadır. Bundan dolayıdır ki yeni filizlenen partiler her ne kadar HAZİNE payı alamamış olsalar da EN güvenilir yerel adaylarla yarışa katılmaları bir zorunluluktur. Elbette ki vatandaş tercihini yaparken hem ÜLKE genel siyaseti açısından seçimini yapacak ve hem de yaşadığı yöredeki mahalli adayın ehliyet liyakat ve de kalitesine elbette ki bakarak tercihini yapacaktır.

Üstelik TÜRKİYE nin “yeni yönetim sisteminin” ruhuna uygun bir yapılanma ile PARTİLER yine kendi cephelerinde İTTİFAKLARINI da tesis etmekteler.

ANCAK yeni bir siyasi DURUŞ ortaya koymaya çalışan kadrolaşmasını ve teşkilatlanmasını tamamlamış SİYASİ PARTİLER iç ve dış siyaseti ve de YEREL hizmet hedeflerini sağlam temellerde kurgulayarak daha bir feraset basiret ve CESARET ile seçmen kütlelerinin karşısına proje program ve hizmet temelinde meydanlarda UMUT vadeden omurgalı bir siyasi DURUŞ ortaya koymaları ve de siyasal Kırkpınar’da BAŞA güreşen İDDİALI genç baş pehlivanları gibi PEŞREV yapmaları da bir zorunluluk teşkil etmektedir.

 Özlediğimiz yönetim modeli olarak hangi “siyasal sistem” uygulanıyor olursa olsun

 KARİZMATİK liderlikler yerine devleti HUKUK DEVLETİ yaparak “KURUMSAL liderliklerin” ikame edilmesi ile MEDENİYETİMİZİN inşa süreçlerinde çok önemli bir siyasi gelenek tesisi olacaktır.

ÜLKE seçmenlerinin çoğunluğu olarak “ehveni şer” gibi marazi bir yaklaşımla siyasi handikabın içinde olduğu gerçekliğini sessiz çoğunlukların suskunluklarından da anlamak için kör ve sağır olmayı da gerektirmemektedir.

SİYASETE taze KAN getiremediğimiz ve de yeni SİYASİ KADRO hareketlerini siyasi hayatımızda ÜRETEMEDİĞİMİZ süreçlerde

PARTİLERİMİZ

Ya eskimiş nostaljik anılarda ve siyaset MEZARLIĞINDA yerini alarak siyasi mevta defterlerine işlenecekler ya da siyasetin MEDYA trollerinin SERMAYE odaklarının ve de ESKİMİŞ kaşarlanmış ve de kirlenmiş siyasal kadrolarının Bizans entrikalarından kurtarılamadan seçim hesap defterlerini bir daha ki seçimlere kadar eğer yaşayabilirler ise umutlarını kendi fasit daireleri içinde yaşatabilecekler demektir.

Hem vatandaş açısından ve hem de yeni filizlenen siyasal partilerimiz açısından ÜLKE geleceğini siyasal ve ekonomik KAOSA sürüklemeden ve de sosyolojik bütünlüğünü ve iktisadi İSTİKRARINI sürdürülebilir kılmak kayıt ve şartı ile siyasete meşruiyet zemininde yeni bir siyasi ALTERNATİF getirmenin başkaca da bir yolu gözükmemektedir.

ÇARE

“EMANETLERİ ehil olanlara vermekten” geçmektedir.

ÇÖZÜM ise

Görsel ve yazılı İletişim kaynaklarının çeşitlendirilmesinden sonra dır ki

Seçimlerin SEÇİM ekonomisi uygulaması yapılmadan EMNİYET içinde yapılması

SİYASETİN popülist siyasal yaklaşımlardan ve EKONOMİNİN spekülatif ekonomik şartlardan uzaklaştırılıp SİYASAL ve İKTİSADİ hayatın istikrar dönemlerinin kalıcı hale getirilmesi ve de MİLLETİMİZİ yerli ve milli kaynaklarının yeni MODELLEMELER üzerinden sürdürülebilir bir TASARRUF ve ÜRETİM toplumu yapabilmektir.

AK partinin yerel seçim MANİFESTOSU hem bir yenilik ve hem de bir özeleştiri içermektedir. Altyapı üstyapı ulaşım kentsel dönüşüm çevre ve şeffaflık gibi başlıkları elbette ki çok önemlidir.

MHP nin kuruluşunun 50. yılı 9 Şubat şöleninde Sn. DEVLET Bahçeli nin “dede korkut” misali yaptığı hitabın çok önemli mesajlar taşıdığını da ifade etmek istedim.

CHP ve İYİ parti arasındaki yerel ittifak sistemi de netleşmiş gözükmektedir.

Darısı ÜLKE siyasetinin TAZE KAN ile yenilenerek yeni bir ses yeni bir nefes ile yeniden UMUT olabilecek yeni SİYASİ KADRO HAREKETLERİNİN başına diyerek umutlarımızı da diri olarak muhafaza etmekteyiz.

Vesselam

Şazeli Çügen

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Şapka çıkarılacak tespitler
Kitabı ortasından okumak buna denir. Tebrikler. Ne var ki şer'in "ehveni şer" dediği ve zat-ı Âlinizin de "maraz" dediği bu tespitlerin seçimlerden sonra değil de seçimlerin arefesinde yapılmış olması "ehven-i şerreyn ihtiyar olunur" kuralına bir fren gibi oluyor. Rabbim encamımızı hayreylesin.
Yorum Ekleyen: Mustafa Yıldız     22.2.2019 11:08:21
YAZARLAR
Haber Akışı
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya