18.07.2019 22:53
211 okunma
Paylaş
'F-35 olmadan neler yapabiliriz?' sorusu yanıtını buldu.
S-400 krizinin ardından Türkiye ile ABD arasındaki en önemli konu başlıklarından biri olan F-35 uçaklarının ülkemize teslimi için ilk raunt bitti.

Türkiye ile ABD arasında yaşanan S-400 ve F35 krizinde her iki başlıkta da ilk perde kapandı. ABD'nin tehdidine rağmen geri adım atmayıp S-400'leri Ankara'daki Mürted Üssü'ne taşımaya devam eden Türkiye'ye yanıt F-35 üzerinden geldi. ABD, başından bu yana içinde yer aldığımız, parasının bir kısmı ödenen ve proje kapsamında Türk firmaların parça dahi ürettiği F-35 projesinde Türkiye'nin ortaklığının 'askıya alındığını' duyurdu.

Bu kararın ardından hemen herkes bugüne kadar ödenen paraların ne olacağı, Türkiye'nin şimdi ne yapacağı ve bu kararı mahkemeye taşınıp-taşınamayacağına yanıt ararken, "F-35'lerin gelmediği bir Türkiye mevcut uçar unsurlarıyla ne kadar dayanabilir?" sorusu büyük önem kazandı.

Savunma Politikası Analisti Turan Oğuz, yenisafak.com'a yaptığı açıklamada hem bu sorulara yanıt verdi hem de ABD'den gelen yanıtın Milli Muharip Savaş Uçağı (MMU-TFX) ve F-35B'lere göre planlaması yapılan TCG Anadolu'ya yansımalarını anlattı.

Elimizdeki savaş uçakları MMU'nun hizmete alınmasını görecek

Türkiye'nin elinde bulunan F-4 uçaklarının normal takvimde 2020'ye kadar tamamının envanterden çıkarılacağını ancak ABD ile yaşanan süreç nedeniyle TSK'nın geçtiğimiz yıl bu kararı 'ertelediğini' vurgulayan Oğuz, "Elimizde 30 adet civarında F-4E 2020 uçağımız var. Bunları daha dikkatli kullanıp, iyi bir bakım planıyla, maliyetli de olsa daha uzun süreler yararlanmayı hedefleyebiliriz" şeklinde konuştu.

35 adet F-16 Blok 30'un da ABD'den gelen kitlerle, TUSAŞ ve 1. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde, 2018-2023 arasında yapısal güçlendirmeye alınacağına dikkati çeken Oğuz, şöyle devam etti:

Bu uçakların da modernizasyonların ardından azami 20 sene daha uçabilmesi mümkün. ABD'den gelen yaptırım hamlesinde şimdilik sadece S-400 ve F-35 konuları var. F-16 ve diğer uçaklarla ilgili parçaların ambargoya girmesi gibi bir durum şimdilik yok.

Bunların yanı sıra diğer F-16 uçaklarımız da 2035’ten başlayarak parti parti envanterden çıkacak. Örneğin F-16 B50+'lar var ki henüz bunlar çok yeni. Bu kapsamda elimizdeki F-16 uçak envanterinin milli uçağımız MMU'yu göreceğini söyleyebiliriz.

Hava unsurlarımıza destek için bazı diğer projeler de var. İHA'larımızı daha çok kullanıp, F-16'larımızın kullanım sıkılığını azaltabiliriz. İHA'lara savaş uçaklarımızın bazı karakol görevlerini ya da silahlı görevlerini yapabiliyoruz.

Türkiye, F-16 savaş uçaklarını çeşitli modernizasyonların ardından etkin bir şekilde kullanmaya devam ediyor.

HÜRKUŞ ve HÜRJET projeleri oldukça önemli

Örneğin Akıncı'da SOM seyir füzesi kullanması hedefleniyor ki, bunun bile F-16’larımızın ömrüne olumlu katkısı olacaktır.

Sınır koruma görevleri ve teröristlere karşı operasyonlar için Jandarma HÜRKUŞ-C alacak.

Bir de 5. nesil savaş uçağından önce ara bir geçiş olarak değerlendirdiğimiz çok önemli bir HÜRJET projemiz var.

Eğer TSK ileri tehdit değerlendirmeleri sonucunda bu alternatiflerin beklenemeyecegine karar verirse ne yapabiliriz? O zaman da, kişisel değerlendirmelerime göre asgari 5 yılda başlangıç harekat kabiliyetine kavuşulabileceğini kabullenerek, acil hazır alım yoluna gidilip Avrupalı, Rus, Çinli alternatifleri araştırabiliriz. Bunun da farklı olumsuz yanları olabilir.
  •  
     
    HÜRKUŞ-B sınıfının en iyisi olarak gösterilirken, kokpiti başta olmak üzere fırlatma koltuğunun, oksijen destek, iniş takımlarının ağırlık dayanıklılıkları gibi tüm sistemlerin bir jet kokpiti gibi tasarlandı.

Mesela bir Rus uçağı aldınız. Bazı küçük istisnalar dışunda envanterinizdeki batı menşeili mühimmatları bu uçakta kullanamazsınız. Rusya buna izin vermiyor. Bunun bir örneğini Hindistan yakın zamanda yaşadı. Uçaklarındaki Rus füzesi yerine batı menşeili füze kullanmak istediler ve Rusya kabul etmedi.

Tüm askeri konseptinizi bir anda değiştirmek de mümkün değil. Öyle bir durum ki; o uçaklar için belki de Hava Harp Okulu seviyesindeki eğitimleriniz dahi değiştirmeniz gerekecek.

Özgür Projesi üzerine hassasiyetle eğilmeye devam etmeliyiz

  • Bence tüm bunların yanında üzerine hassasiyetle eğilmemiz gereken bir diğer konu da; Özgür Projesi. Esas olarak milli görev bilgisayarı geliştirilip F16’lara entegre edilmesini ve bazı aviyonik değişiklikleri kapsıyor.
  • Bu proje diğer tartışmalardan bağımsız olarak her ihtimalde hızlanmalıdır çünkü MMU’ya da temel olacak. Uzun süreden beri uçuş testleri yapılıyordu zaten bu projenin. Ankara üzerindeki sonik patlamalar herkesin hatırındadır. O patlamalar bu projenin testleri sırasında oldu.
  • Ayrıca yine F-16’lar için Milli AESA Radarı geliştirme projemiz var. Eğer bunları kullanırsak F-16’larımız modernize edilmiş olacak ve Yunanistan’ın da satın aldığı VIPER modernizasyonu seviyesine ulaşılacak. Bu durumda F-16’larımızın kabiliyetlerinin artmasından ve milli mühimmatlarımızı kullanmamızı sağlayabilecek bir projeden bahsediyoruz.

Türkiye'nin F35'ten çıkması Milli Savaş Uçağı'nı nasıl etkiler?

Oğuz, "ABD'nin kararının Milli Savaş Uçağı'nın üretim sürecini nasıl etkiler?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Olumlu etkileyecek. Neden olumlu etkileyecek? Çünkü artık Türkiye tüm konsantrasyonunu kendi milli savaş uçağı projelerine vermek durumunda kalacak.

MMU için İngilizlerle teknik konularda ilerliyoruz. ABD tarafından Avrupa'ya 'Türkiye'ye yaptırım uygulayın' diye bir baskı yok. Boğucu bir yaptırım olmayacağı düşüncesiyle yola çıkarsak Avrupalılarla MMU için daha sıkı bir işbirliğine de gidebiliriz.

Paris Air Show'da Milli Muharip Uçağımız boy göstermişti.
Peki bu yaşananlar takvimi öne çeker mi? Kişisel görüşüm önemli bir değişikliğin olmayacağı yönünde. Çünkü zaten var olan takvim oldukça sıkışık ve zorlu. İlk kez jet motorlu bir savaş uçağı yapıyoruz ve başlangıç için de en ileri teknoloji olan 5. nesil savaş uçağını seçiyoruz, bunu oldukça iyi özelliklerle donatıyoruz ve prototipini '2023'te fabrikadan çıkaracağız' diyoruz.

2025'te ilk uçuş, 2029'da ilk teslim gibi hedefler de var ki bunlar gayet iyi bir takvime işaret ediyor. Bu tarihler bile kulağa inanılmaz geliyor. Hedeflenen tarihlerde, hedeflenen isterlerin tümüne sahip bir MMU üretebilirsek tüm aktörlere müteşekkir olmamız lazım.

En büyük etkisi TCG Anadolu'da göreceğiz

Bizim şuan tek endişemiz Türkiye'nin, MMU’nun başlangıç harekat kabiliyetine ulaşacağı, önümüzdeki 12-14 yıllık süreçte ne yapacağı konusu. Eğer bu F-35 konusu 5-6 yıl sonra vuku bulsaydı gündem bile olmazdı muhtemelen. Çünkü kendi uçaklarımız için çok az bir zaman kalmış olurdu.

 

 

 
 
Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi TCG ANADOLU.

Yalnız F-35 sorununun en büyük etkisi TCG Anadolu'da olacak. F-35A'lar için daha az kabiliyetli olsa da teorik alternatiflerimiz var. Ancak tüm dünyada kısa mesafeden kalkış ve dikey iniş yapabilen modern tek bir uçak var o da F-35B. Onu da temin edemeyince TCG Anadolu’da uçak konuşlandıramayacağız. Bu durumda gemi, havuzlu helikopter gemisi göreviyle kullanılmak zorunda kalacak. Bu durumda da güverteden ya helikopter uçurabiliriz ya da eğer geliştirebilirsek gemi konuşlu S/IHA'lar işletebiliriz." açıklamasında bulundu.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
Haber Akışı

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya