05.03.2019 12:21
5.529 okunma
Paylaş
Mavi Vatan
“MAVİ VATAN” deniz tatbikatı 27.02. 2019 tarihi itibariyle Ege Akdeniz ve Karadeniz olmak üzere üç denizin “karasularında” aynı ayda eş zamanlı olarak SEKİZ limandan hareketle “GÖLCÜK deniz üssü merkez komutanlığı karargahından” kara ve hava kuvvetleri komutanlığının kurmay subaylarının da katılımı ile başlatılarak yönetilmektedir.
Yorum Analiz

               “MAVİ VATAN” deniz tatbikatı 27.02. 2019 tarihi itibariyle Ege Akdeniz ve Karadeniz olmak üzere üç denizin “karasularında” aynı ayda eş zamanlı olarak SEKİZ limandan hareketle “GÖLCÜK deniz üssü merkez komutanlığı karargâhından” kara ve hava kuvvetleri komutanlığının kurmay subaylarının da katılımı ile başlatılarak yönetilmektedir.  

Hayırlı olsun.

TÜRKİYE Böylesi bir askeri deniz tatbikatını NATO dan bağımsız olarak İLK defa yapmaktadır.

TATBİKATIN zamanlamasına ve anlamlarına girmeden önce MAVİ VATAN kavramı ne anlama gelmektedir neyi ifade etmektedir bu soruların cevaplarının mahiyeti üzerine kısa bir anlam bilgisi verelim.

               MAVİ VATAN kavramı “jeolojik” bir kavram olup “jeopolitik ve stratejik derinlik” anlamlarını da kapsamı içine alan siyasi iktisadi ve askeri bir güvenlik ve egemenlik alanıdır. Tıpkı bir ülkenin VATAN toprağı olarak ifade edilen coğrafyasının siyasi hükümranlık sınırları gibi DENİZLERE sınırları olan bir ÜLKENİN “kara suları” “kıta sahanlığı” ve de “münhasır ekonomik alanları” olarak ifade edilen DENİZLER üzerindeki “vatan sularının” egemenlik sınırlarını ve haklarını ifade etmektedir.

Özetle bir ÜLKENİN “kara sınırları” ne ise “deniz sınırları” ve de “hava sınırları da” aynı manayı ifade etmektedir ki bu SINIRLAR bir ülkenin EGEMENLİK sınırları demek olmaktadır.

                Bu kadar kavramsal bilgiden sonradır ki; TÜRKİYE NİN “mavi vatan” sınırlarının yüz ölçümü ne kadardır ve nasıl hesaplanmaktadır sorularının cevaplarını “uluslararası deniz HUKUKU sözleşmeleri” gereğince ÜÇ MİL ile ON İKİ MİL arasında ülkeler yasal ANLAŞMALAR yaparak belirlemektedirler.

1958-1960 ve 1974 tarihlerinde yapılan DENİZ KONFERANSLARI ile 1982 tarihinde 119 ÜLKENİN katılımı ile yapılan BM deniz hukuku sözleşme metinlerine göre bir ülke 3 mil ile 12 mil arasında denize olan sınırlarını belirleyebilir HÜKMÜ kayıt altına alınmış olup TÜRKİYE 1974 ve 1982 tarihli BM deniz hukuku sözleşmelerini esas alarak deniz sınırlarını ALTI MİL olarak YASAL hale getirip “mavi vatan kara sınırlarını” ve “Kıta sahanlığını” belirleyerek egemenlik haklarını ilan etmiştir.   

An itibariyle TÜRKİYE “MAVİ VATAN” bilinci ile güney ve doğu Akdenizde 200 deniz mili hesabı ile “Münhasır ekonomik alan” yasal haklarını ada ve parsellerini de belirleyerek uluslararası alana deklare etmelidir.

Bizler kamuoyu olarak komşumuz Yunanistan ile EGE denizinde hem kayalıklar üzerinden ve hem de burada ifade etmeye çalıştığımız “altı mil kara suları” ve “kıta sahanlığı” üzerinden hem DENİZDE ve hem de HAVADA “it dalaşı” tabir edilen şekillerde deniz araçları ve hava araçları ile çekişme ve didişmelere sürekli olarak şahit olmaktayız.

“İt dalaşının” sebebi Yunan devletinin kara sularını 12 MİL olarak belirlemesinden kaynaklı olarak TÜRKİYE NİN denizdeki “münhasır alan” haklarını ihlal etmesinden ayrıca “ LOZAN DA” kayıt altına alınan “ 12 ADA” dışında bulunan ve KAYALIKLAR olarak ifade edilen irili ufaklı ÜÇ BİN ada üzerinden TÜRK kara sularına yakın olan 18 tanesi üzerinde hukuksuz olarak ASKERİ karakol kurarak TÜRKİYE NİN deniz üzerindeki EGEMENLİK haklarını ihlal etmesinden kaynaklanmaktadır.

Yunan hükümetleri TÜRKİYE ile ne kara sularını belirlemede ALTI mil esaslı karşılıklı mütekabiliyet esası üzerinden mutabakat yapmamakta 12 mil olarak diretmeye devam etmekte ve ne de “münhasır alan” üzerinden her hangi bir deniz sözleşmeleri üzerinden karşılıklı mutabakat anlaşmasına da yanaşmamaktadır. Hal böyle olunca da hem deniz sularında ve hem de kıta sahanlığı dediğimiz hava sınırlarında sürtüşmeler ve it dalaşları sürüp gitmektedir.

TÜRKİYE Karadeniz’e sınırları olan tüm ülkelerle “münhasır ekonomik alan” anlaşması yapmış olup henüz ne Eğe denizinde ve nede Akdeniz de “münhasır alan” anlaşması yapamamıştır.

TÜRKİYE nin kara sınırlarının uzunluğu toplam olarak 2753 km olmaktadır. Deniz sınırları uzunluğu ise 7200 km olmaktadır. TÜRKİYE NİN kara yüz ölçümü BM istatistiklerine göre 786.380 km kare olup denize olan karasuları yüz ölçümü ise 430.000 km kare teşkil etmektedir. Toplam olarak baktığımızda TÜRKİYE NİN kara ve deniz toplam yüzölçümü 1.216.380 km kareyi toplamaktadır.

Siyasilerin ağızlarına pelesenk yaptıkları gibi TÜRKİYE 781.000 km kare kadar küçültülecek bir ÜLKE değildir, bir o kadar da MAVİ VATAN sınırları vardır. Ayrıca kıyıya müzahir olan DENİZLERDEKİ “münhasır ekonomik alan” haklarımız saklı olmak kayıt ve şartı ile egemenlik hakları mevcuttur.

Bu kadar açıklamayı “kara suları” “kıta sahanlığı” ve de “münhasır alan” kavramları üzerinden yeterli bilgiyi hem jeolojik olarak ve hem de siyasi ve hukuki kavramlarla ifade ettikten sonra TÜRKİYE olarak tarihinde ilk defa kendi yerli ve milli imkânları ile  kara ve hava destekli çok özel bir deniz kuvvetleri tatbikatı yapmaktadır.

Bu tatbikatta 103 gemi 20 uçak bir o kadar helikopter insansız silahlı ve silahsız hava araçları ile yerli ve milli gerçek MÜHİMMAT kullanılarak, üç denizde eş zamanlı olarak sekiz limandan aynı anda kalkış yapılarak mayın toplama, yangın söndürme, kurtarma ve hedef vurma atışları ile tüm deniz manevraları yapmak amacı ile 33 yerli liman kullanılarak ve 7 yabancı limana uğranılarak böylesi özel anlamları olan deniz tatbikatını başarı ile yapmaktadır.

Bu gemilerden yerli ve milli olanlarını da dikkate aldığımızda TÜRKİYE “mavi vatanı” dert edinmiş gözükmektedir. İnşa ALLAH duamız ve niyazımız o dur ki, kazasız belasız bu özel tatbikat amacına ulaşmış olur.

Pek tabidir ki, bu tatbikatın ZAMANLAMASI çok manidardır. KIBRIS RUM yönetiminin Yunanistan’ın garantörlüğünde ve ABD desteğinde uluslararası çok uluslu FİRMALARIN hem TÜRKİYE NİN münhasır alan haklarını ihlal ederek ve hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin haklarını hiçe sayarak SONDAJ çalışmalarına başlaması, Yunan hükümetinin sürekli olarak kayalıklara sahiplenerek it dalaşını sürdürmesi, Suriye özelinde TÜRKİYE NİN güvenlikli alanlar oluşturması gibi fiili durumlar dikkate alındığında; eş zamanlı olarak DENİZ hava ve kara alanlarında cereyan eden ASKERİ tatbikatlarını yapmak durumunda kalmıştır.

TÜRKİYE mukabil olarak kendi münhasır alan parselleri ile KKTC ile yaptığı münhasır ekonomik alan anlaşması gereğince bir adet SİSMİK ARAŞTIRMA gemisi ile iki adet SONDAJ “Fatih ve Yavuz” gemisini an itibariyle alana sürmüş vaziyettedir.

Bu deniz tatbikatı hem SİYASİ, hem İKTİSADİ ve hem de ASKERİ alanda neticeler veren hem iç politikada ve hem de dış politikada çok güçlü mesajlarda dolu askeri bir güç gösterisi ve kurmay tecrübesi olan bir tatbikat anlamına gelmektedir.

Bu deniz tatbikatında İlki 1571 İnebahtı da haçlıların, ikincisi 1770 çeşme de Rusların, üçüncüsü 1827 Navarin de Rusların, dördüncüsü de 1853 Sinop ta Rus İngiliz ve Fransızların YAKMASINDAN sonradır ki, cumhuriyet döneminin en büyük DONANMA hazırlık çalışmaları bu özel MAVİ vatan deniz tatbikatında yerli ve milli olarak üretilen kara hava ve deniz kuvvetleri SİLAH araç gereç ve DONANMALARI ile yerli ve milli olarak üretilen gerçek MÜHİMMATLAR kullanılarak tecrübe edilecektir.

Böylesi bir özel askeri tatbikat TÜRKİYE NİN güvenliğinin sağlanmasında yaptığı çok güçlü atılımların meyvelerini devşirerek dostlarına güven düşmanlarına da çekince vererek BEKA davası açısından anlamlı mesajlar verdiği kanaatini kamuoyu olarak taşımaktayız.

Netice olarak; Dünyanın dörtte üçünün DENİZ suları olduğunu dikkate aldığımızda MAVİ vatan kavramı ile ifade edilen özel alanların ÜLKELERİN geleceği için sadece bir GÜVENLİK ve ENERJİ alanları değil aynı zamanda bir HAYAT kaynağı bir GEÇİM kaynağı bir BESİN kaynağı olmaya devam edecek demektir.

Bu nedenle “MAVİ VATAN” bilinci oluşturmak amacı ile, okullarımızın ders müfredatlarına girmesi Üniversitelerimizde KÜRSÜLER oluşturulması ve de tüm siyasi ve elitist kadroların MAVİ vatan kavramı ne ifade ediyor ise siyasetin ve diplomasının birinci dereceden derdi olmasını ve yaklaşık üç asırdan beridir TÜRKİYE NİN denizlerde olan cılız gücünün yeniden GÜÇLÜ bir atılım dönemine girmesini tüm kamu oyu olarak sevinçle beklemekteyiz.

ALLAH rast getire diyor, kara, hava, jandarma ve deniz kuvvetlerimize ve tüm güvenlik güçlerimize başarılar diliyor Mehmetçiğimizi de millet olarak bağrımıza basıyoruz.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
Haber Akışı
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya