18.07.2020 11:40
1.815 okunma
Paylaş
Ölümü beklerken yaşama tutundu
Feyza genetik kas hastasıydı. Oksijen cihazına bağlı, kasları her gün erirken ölümü bekliyordu. Ama pes etmedi. Annesiyle birlikte liseyi bitiren Feyza kök hücre tedavisiyle artık yürüyor, konuşuyor, hayata umutla bakıyor

Reyhan-Yusuf Şık'ın ikinci çocuğu olan Feyza Şık, 9 yaşına kadar grip dışında doktor yüzü görmedi. Sadece zayıf bir çocuktu, hareketleri biraz yavaştı, çabuk yoruluyordu. Ailesi bunun sebebini zayıflığına veriyordu. Bir gün dayanılmaz bel ağrısı şikayetiyle hastaneye gittiler. Ortopedi doktorları onun en kısa sürede çocuk nöroloji uzmanına gitmesi gerektiğini, eğer geç kalınırsa ayaklarını kaybedeceğini ve yürüyemeyeceği söyledi.
Çanakkale'de yaşayan Şık ailesi çocuklarını Ankara'ya Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne götürdü. 2008 martında Feyza'ya "non progresif konjenital miyopati" yani genetik kas hastasılığı teşhisi kondu. Annesi işinden ayrıldı. Sulama projesi uzmanı baba da iki yıl sonra istifa etti. Kızlarının tedavisi için Ankara'ya taşındılar. Baba Şık şoför olarak yeniden işe girdi.

 

 



OTOMOBİL ÇAKMAĞI İLE NEFES
Kas hastalığının ne olduğunu, nasıl bir hayatın onları beklediğini o zaman öğrendiler. Anne-baba kuzendi. Ancak Feyza'nın ağabeyi gayet sağlıklıydı. Feyza, kaslarını kaybetmeye başlamıştı ve artık nefes alamıyordu. Nefes alması için oksijen cihazına bağlandı. Uyurken, yürürken, banyo yaparken dahi cihaza bağımlı kaldı. Evde elektrikler kesildiğinde Feyza'yı arabaya götürerek, çakmak girişine bağladıkları aparatla Feyza'nın makinasını çalıştırıyorlardı. Feyza, 2011'de tekerlekli sandalyeye mahkum oldu...



PSİKOLOG OLMAK İSTİYOR
Feyza'nın eğilen kasları akciğerine baskı yapıyor ve iyice nefessiz kalmasına sebep oluyordu. 16 yaşındayken skolyoz ameliyatı oldu. "Yataktan kalkamaz"denildi ama sinirleri tamamen zedelenmemişti. Anne Şık'ın çabaları, Feyza'nın hayat enerjisi hiç bitmedi. Doktorların, "Zaten ölecek" dedikleri biricik kızının başında sabaha kadar bekleyip nefes alıp almadığına bakıyordu. Bu arada Feyza TEOG sınavına girdi ve Anadolu Lisesi'ni kazandı. Annesi de genç yaşta evlendiğinden okuyamamıştı. Annesi ile birlikte liseyi dışardan bitirdi. Üstelik birincilikle. Üniversite sınavına girdi ve kazandı. Ama açık öğretime gitmek istemediği için tercih yapmadı. Bu sene ikinci defa sınava girdi. Psikolog olup hasta çocuklarla çalışmak istiyor.



İLK DENİZ TATİLİ
Feyza gün geçtikçe ailesinin gözü önünde eriyordu. Aile iki günde bir acil servise giderek kırmızı reçeteli ağrı kesici yaptırıyordu. Fakat yılmayan aile Rejeneratif Tıp ve Kök Hücre Merkezi Direktörü Prof. Dr. Erdal Karaöz ile irtibata geçtiler ve kök hücre tedavisini denemeye karar verdiler. Bakanlık izni alabilmek için Cumhurbaşkanı'na kadar ulaştılar. 2018 nisanında ilk kür kök hücre tedavisi yapıldı. Feyza, ikinci kürün sonunda oksijen maskesini bırakıp ayaklandı. Dört kürün sonunda ilk kez ailesiyle tatile çıktı. Yüzmek kaslarına çok iyi gelmişti. Hayata yeniden tutunmaya başladı.
Feyza bir gün ayağa kalkıp annesine arkadan sarılıp "Selamünaleyküm anne" dediğinde tüm aile gözyaşlarına boğuldu. Feyza artık 19 yaşında bir genç kız. Yürüyor, konuşuyor ve gülüyor... Hayata ikinci kez gelmiş gibi. Feyza en son temmuzda kök hücre tedavisi aldı.

 

ŞİKÂYET ETMEK YERİNE ÇÖZÜM BULMALIYIZ
Anne Reyhan Şık: "Bir hayalimiz yoktu... Ama şimdi hayata umutla bakıyoruz. Bu başımıza geldiğinde 'Ah, vah' demekle bir yol kat edilemez. Herkesin sınavı farklı. Biz özel, seçilmiş anneleriz. Bu hayatta şikâyet ederek hiçbir şeye ulaşılamaz, şikâyet etmek yerine çözüm odaklı olmak gerekiyor. Ben bunu yapmaya çalıştım. O bana emanet, o bizim evimizin bir meleği. Bu durumla yaşamaya alışacağız, biz güçlü olacağız ki çocuklarımız da güçlü olacak."



YAPTIĞIMIZ İŞ ALEVE BİR KOVA SU DÖKMEK
Rejeneratif Tıp ve Kök Hücre Merkezi Direktörü ve İstinye Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erdal Karaöz: "Kök hücre tedavilerine 'Hastalığın yavaşlamasını sağlayabilir miyiz' diyerek başladık. Yüzde 100 tedavi olamayacağını biliyoruz.Yapığımız iş aleve bir kova su dökmek. Kendi kök hücreleri aynı genetik probleme sahip olduğundan yeni doğmuş bebeklerin göbek kordonlarından elde edilmiş kök hücreler kullanıldı. Hasta kötüleşmeye başlamadan yeniden bunu yapmak gerekiyor."

(Sabah Gazetesi)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
 

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya