İSLÂM, İlk ve Son İlâhi Din

-A A +A

 

LA (HAYIR) İLE BAŞLAYIP BELA (EVET ) İLE TAMAMLAMA ZAMANI: YENİDEN, HEMEN ŞİMDİ

                 İSLÂM. İlk ve son İlâhi din.

                Ve giriş kapısının üzerinde yazan ilk uyarı. Başka bir anlamıyla, kapıyı açan sihirli anahtar. L İLÂHE  İLLALLAH. Türkçesiyle ifadeye çalışalım. HAYIR, İLAH YALNIZCA ALLAH’tır. Bilinen anlamıyla, ALLAH’tan BAŞKA İLÂH YOKTUR.

               Hani Elest Meclisinde bütün varlıklara-bütün varlıkların ruhlarına hitaben Allah’ın yönelttiği “Elestü bi Rabbiküm: Ben sizin Rabb’ınız değil miyim hitabına topluca verilen Belâ: Evet cevabı  var ya.

               İşte o evet cevabından dönmemenin bir uyarısı, evete giden yolun Lâ: Hayır-yok  kapısından geçtiğini gösteren bir yol gösterici öğüt ve aynı zamanda  bir mutlak kabul ifadesidir Lâ ilâhe İllâllah.

               İlk insanlardan bu yana insanlığın en büyük zaaflarından birisi olan Şirke-ortak koşmaya, eş değer veya yardımcı  ilâhlar edinme  hastalığına giden kapıyı kapatan bir anahtardır aynı zamanda.

              Ve bir yol gösterici tavsiyedir. Bazı evetlere-doğrulara ulaşmanız için önceden bazı şeylere-zaaflara hayır demeniz gerek diyen bir tavsiye. Ama öyle bir tavsiye ki yalnızca sözde bırakılmayacak bizzat hayatın her bölümünde yaşanarak ortaya konulunca ancak anlam kazanacak bir tavsiyedir.

          “Ey İman edenler, yapmayacağınız şeyleri  niye söylüyorsunuz.” (Saff Suresi ayet 2)  hikmetli uyarısında ifade olunduğu gibi  sözle ifade olunanın bizzat uygulama-yapma ile tamamlanması gerektiğini  ortaya koyan bir öğüt.

          Anlaşılan dille ifadeye çalışalım. Olmaması gerekenlerin önünü Lâ-hayır, olmaz ile keseceğiz ki olurların, mutlaka olması gerekenlerin önünde engel kalmasın.

         İslâm ve onun kutsal kitabı  Kur’an; Tevhid’e giden yolun başına onun için Lâ İlâhe İllallah’ı koydu. Ve uyardı. Tevhid inancı üzere kalmak istiyorsanız şirke hayır diyeceksiniz. 

         Müslüman toplumların bu günkü hali pür melâlinin en büyük sebeplerinden birisi bu uyarının yeterince dikkate alınmamasından, hatta ihmal edilmesinden başkası değildir. Ve ne acıdır ki bu gün inandım-amentü diyenlerin, Lâ İlâhe İllallah diyenlerin dilleri başka söylüyor; işleri, yaptıkları başka telden çalıyor.

       Artık öyle bir dönemdeyiz ki;

       Günümüz müminlerinin kalplerini ve beyinlerini etkileyen şirk unsurları yâni putları, Kâbe’de kırılan putlardan daha fazla. Ve artık yeni bir başlangıçla bu putları kırıp yok etmenin, şirke yeniden hayır demenin, Lâ uyarısını –öğüdünü dikkate alarak Belâ: Evet  kapısını gerçekten ve tamamen yeniden açmanın tam zamanındayız. 

       Ne dersiniz biz gerçekten inandık diyenler,

      -Günübirlik çıkarlarımız, dünyevi duygularımız, önü alınmaz ihtiraslarımız kısaca nefislerimiz üzerine inşa ettiğimiz yeni putlarımızı el birliği ile kırmaya var mıyız.? Allah’ın hükümranlığımıza verdiği her türlü nimetin, varlığın, paranın, gücün, makamların hatta kendi varlıklarımızın bize aslında geçici emanetler olarak verilen şeyler olduğunu yeniden anlamaya, onları emanet verenin tavsiyelerine uygun kullanmamız gerektiğini yeniden kabule var mıyız?

      -Her türlü kibre, mal ve güç ile böbürlenmeye, sahip olduğumuz gücü başkalarına eziyet ve zulüm aracı olarak kullanmaya, sanki giderken öbür tarafa götürecekmişiz gibi aşırı ve karşı konulamaz noktada mal ve servet edinme hastalığına, haksızlığa, adaletsizliğe, her türlü zulme, insanlığın ezeli ve ebedi belâsı cehalete, Allah ile aramıza haşa kendi zihinlerimizde koyduğumuz yeni Ruhbanlara, günü birlik duygularımızın, dünyevi  ihtiraslarımızın yâni nefislerimizin bizi esir almasına hayır demeye var mıyız?

     -Ruhlarımızı temizlemeye yeniden başlamaya var mıyız.? Ey Sufi’ler Gerçekten Masiva’dan yüz çevirmeye var mısınız? Şeyhlerinizi ruhbanlaştırmaktan vaz geçmeye, kalplerinizde Allah’ın sevgisinden başka sevgi bırakmamaya ve ona bağlılıktan başka bağlılık tanımamaya var mısınız?    

    -Ey insanlar, kalpleri körelten ve karanlığa mahkum eden nefreti kalplerden söküp atmaya, nefrete hayır demeye, kalpleri sevginin mekanı haline getirmeye var mısınız?

     Biliniz ki eğer bu temizliği kalplerimizde, beyinlerimizde, zihinlerimizde yapmadığımız, hayır dememiz gerekenlere hayır demeyi  beceremediğimiz sürece dillerimizin söylediklerinin hiçbir anlamı da etkisi de yoktur. Biliniz ki nefislerinizde bu temizliği yapmadığınız sürece her türlü mensubiyetiniz, bağlılıklarınız, cemaatleriniz, tarikatlarınız, partileriniz,  liderlerinizönderleriniz,  şeyhleriniz sizi içinde bulunduğunuz çıkmazlardan kurtarmaya yetmeyeceklerdir.

      Geliniz isterseniz hepimiz teker teker Lâ: Hayır-olmaz kapısından Belâ: Evet evine bütün benliğimizle girme gayretine girelim.

     Kasas Suresi ayet 67  de ifade olunduğu gibi “umulur ki kurtulanlardan olur” uz.  

     Ne dersiniz.

    Selam ve Dua ile.   

TEVFİK KARABULUT

 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 26.09.2015 - 14:15 -903-
Bu sayfayı paylaşın :