+A A -A

İstanbul Saldırısının Kodları

-A A +A

İstanbul saldırısında mevcut deliller IŞİD’i göstermektedir. Hükümetin açıklamaları da IŞİD olasılığını güçlendirmektedir. Şimdi soru IŞİD’in bu saldırıyı üstlenip üstlenmeyeceğidir. Bu zamana kadar Türkiye’de IŞİD’e atfedilen 2015-2016 arasında 9 saldırı gerçekleşmiş ve IŞİD bu saldırıların hiçbirini üstlenmemiştir. IŞİD yalnızca Hatay’da Suriye asıllı gazetecilerin infazlarını üstenmiştir.

Bu durum IŞİD’in Türkiye’deki eylem kapasitesi konusunda kafaları karıştırmaktadır. “kokteyl terör saldırısı ile karşı karşıya kalıp kalmadığımız konusunda kuşku yaratmatadır.  IŞİD’in sessizliği bu eylemleri IŞID’den farklı yapıların meydana getirmiş olabileceği şüphesini uyandırsa da, IŞİD’ın kendisine atfedilen bu eylemleri reddetmediği de unutulmamalıdır. O halde herkes şu sorunun cevabını merak etmektedir:

IŞİD Türkiye’deki eylemleri neden üstlenmiyor?

IŞİD'in Türkiye’deki eylemleri üstlenmemesi konusunda üç neden öne sürülebilir. Birincisi, IŞID’in örgütsel yapısı ile ilgilidir. IŞID Irak ve Suriye’de Hilafet ilan ettikten sonra uzun süre dünyanın farklı bölgelerindeki radikal savaşçıları hicret ederek İslam Devleti’ne katılmaya çağırdı. Suriye’de sıkışmaya başlamasıyla ilk defa 2015 Ocak ayında Fransa'nın başkenti Paris'teki Charlie Hebdo saldırısını yaptı. Bu saldırı taktiksel olarak tüm gücünü devlet kurmaya yoğunlaştırmış IŞİD’in dışarıdaki ilk eylemiydi. Bu saldırıyı hem Türkiye’de hem de Batıda bir dizi eylem izledi. Bu eylemlere baktığımızda saldırıların örgütün emir komuta kademesi tarafından doğrudan planlanıp planlanmadığı açık olmamakla birlikte, saldırıların üç tipte gerçekleştiğini görürüz:

1. Suriye’deki savaşa katılıp geri dönenlerin gerçekleştirdiği eylemler;

2. Bu kişilerle bağlantıda  olabileceklerı sosyal ağlar içinde yer alarak saldırıları gerçekleştirenler;

3. Suriye’den Türkiye’ye saldırı maksadıyla planlı bir şekilde gelen kişiler tarafından gerçekleştirililenler.

Görüldüğü gibi Türkiye’de IŞİD’in eylem çeşitliliği Batı’daki saldırılardan daha çeşitli ve farklıdır. IŞİD hem merkez komutanlığa hem sıkı hem de gevşek şekilde bağlı hücreler kullanabilmektedir. Bunun nedeni IŞID ideolojisinin kendisinden daha geniş bir alanda etkili olmasıdır. IŞID Irak ve Şam İslam Devleti olarak belirli bir toprak üzerinde alan hakimiyeti sağlasa da sosyal medya ve örgütlü Radikal Selefi yapılar aracılığıyla dünyanın bir çok bölgesinde eleman kazanabilmektedir. Bu elemanların çoğu IŞID ile organik bir bağ kurmadan radikalleşmektedirler. Bu gevşek hücreler IŞİD ideolojine bağlı ve IŞİD eylemlerinden ilham alarak bağımsız eylemler gerçekleştirebilmektedirler. Bu eylemleri IŞİD’in reddetmemesi IŞID merkez komutanlığınca planlanmadığı ama IŞİD’in ideolojisinden bağımsız olmadıkları anlamına gelir.

İkinci olarak IŞİD’in medya kolu olan “al-Furqan’nın” 21.05.2016 tarihinde yayınlamış olduğu ses kaydında, el-Adnani “eğer hicret edemiyorsanız bulunduğunuz yerde cihat edin” çağrısında bulunuyordu. Bu da IŞİD’in taktik değiştirerek artık elemanlarını Suriye’ye davet etmediği onlara bulundukları yerde bağımsız olarak eyleme geçme yetkisi verildiği anlamına geliyordu. Dolaysısıyla IŞİD’in eylemleri için artık merkezin açıkça üstlenmesini beklemek çok doğru olmayacaktır.

Üçüncü nedene gelince, IŞİD’in Türkiye’deki eylemlerini üstlenmemesinin bir diğer nedeni de, Türkiye’nin IŞİD açısından çok önemli olmasıdır. IŞİD’in en büyük sınırı ve geçiş hattı Türkiye’dir. IŞİD muhtemelen Türkiye içindeki hücrelerine yönelik baskının artmasını istememektedir. Bu durum bizi şu soruyla karşı karşıya bırakmaktadır:

Türkiye içinde IŞİD’in çok güçlü bir eylem kapasitesi var mıdır? 

Öncelikle 11 Mayıs 2013 Reyhanlı saldırısından bu güne gelinceye kadar IŞİD aslında en güçlü ve yoğun eylemlerini Türkiye’de yaptı. IŞİD Avrupa’da 4-5 eylem gerçekleştirirken Türkiye’de bu zamana kadar 9 eylem gerçekleştirdi. Hükümet yetkililerinin verdiği bilgilere göre de 49 intihar bombacısı eylemden önce yakalandı.

IŞİD’in resmi ajansı Amak’ın 29 Haziran 2014’ten 29 haziran 2016 tarihine kadar ki "Faaliyet-mevcut" grafiğinde varlığını gösterdiği ülkeler ile uyuyan hücrelere sahip olduğu ülkeleri göstermektedir. Uyuyan hücrelerinin bulunduğu ülkeler arasında Türkiye’nin de gösterilmesi eylem kapasitesi bulunduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Emniyete atfedilerek basında yer alan raporlar da IŞİD’in Türkiye’de belirli bir eylem gücüne sahip olduğunu açıkça göstermektedir. Atatürk Havalimanı’ndaki son saldırı da bunu kanıtlamaktadır.

Ayrıca IŞİD’in kademeli olarak Türkiye’ye yönelik tehditlerini artırdığı ve 2016'da çıkardığı dergilerde ve yayınladığı videolarda Türkiye’yi açıkça hedef ülke olarak tanımladığını biliyoruz.  Bu durumda IŞİD’in Türkiye’de rahat eylem yaptığı ve bir güvenlik zaafı bulunduğu söylenebilir mi?

Güvenlik Zaafı Var Mı?

Suriye politikasında hükumetin önceliklerinin emniyet güçlerinin bu yapıları takip konusunda bir zaafiyet yarattığı söylenebilirse de, bu olayda bir güvenlik zaafiyetinden bahsetmek çok zordur. Zira havaalanında emniyet güçlerinin dikkati ve olaya müdahalesi daha fazla can kaybını önlemiştir. Bununla birlikte,  IŞİD gibi Radikal Dini örgütlerin sosyolojisi  ile diğer terör örgütlerinin sosyolojisi arasında ciddi farklar vardır. İslam dünyasında radikal hareketlerin kolayca tutunabildiği ve kendilerini topluma gömebildikleri sosyal bir çevre oluşmaktadır. Bu çevre IŞİD gibi örgütlerin kolayca gizlenebilmesine ve eylem yapmasına imkan sağlamaktadır. Radikalleşme geleneksel terör örgütlerinden farklıdır ve bu nedenle onunla mücadele yöntemleri de farklılaşmak zorundadır. Bilinen kinetik (askeri ve emniyet güçleri) araçlarla radikal dini örgütlerle mücadele her zaman başarısızlığa uğrar. Kinetik olmayan sivil, siyasi, kültürel ve ideolojik yöntemler sahaya sürülerek yeni bir güvenlik paradigması oluşturulmalıdır. Bu nedenle hem Türkiye hem de Batı’da kullanılan yöntemler IŞİD vb örgütlere karşı “kör nokta”lar bırakmaktadır.

Mevcut yapı ve güvenlik paradigması ile IŞİD ve ilerde farklı isimlerle de sık sık karşılaşabileceğimiz radikal örgütler ve terör dalgalarına karşı mücadele etmek imkânsızdır. Sorun güvenlik zaafiyetinden ziyade bir zihniyet zaafiyetidir. Türkiye uzun yıllar etnik terörle askeri olarak mücadele etmiş bir ülke olsa da, yeni tür radikal dini hareketlere karşı mücadele edecek kapasite ve donanıma sahip değildir. Bu örgütler hybrid terör örgütleri olarak oldukça esnek ve her şarta uyum sağlayabilen askeri yapıları ve sosyal medyayı aktif ve saldırgan bir şekilde kullanan propaganda araçlarına sahiptirler. Buna karşı koyacak donanımda bir askeri ve güvenlik personeli ve aynı zamanda sosyal, kültürel ve ideolojik savunma mekanizmaları geliştirilmelidir. Bu da yeni bir güvenlik paradigması demektir. Türkiye’nin sorunu gelen bu şiddet dalgasına hazırlıksız yakalanmasıdır.

Neden Şimdi ve Havaalanına Saldırdı?

Son bilgileri saldırganların üçünün de yabancı uyruklu olduğunu doğrulamaktadır. Biri Çeçen, biri Kırgız biri de Özbek uyruklu ve Rakka’dan yola çıkarak Suriye sınırından Türkiye’ye girdikleri söylenmektedir. Dolayısıyla saldırıyı içerdeki bir hücre değil dışarıdan giren yabancı savaşçılar gerçekleştirmiştir. Reyhanlı saldırısında da aynı yöntem kullanılmıştı. Bu saldırıda farklı olan IŞİD bu zamana kadar genelde ya HDP ve Kürtleri ya Sol ideolojik grupları yada yabancıları hedef alıyordu. Diğer bir deyişle hedeflerini seçerek saldırılarını gerçekleştiriyordu. Şimdi ilk defa Batı’da olduğu gibi doğrudan sivil bir hedefi, çok fazla can kaybını hedefleyerek saldırdı. Seçtiği hedefin de tüm dünyada Türkiye’yi güvensizleştireceğini biliyordu.

Hedefin seçiliş biçimi ve eylemin tarzı IŞİD’in artık Türkiye’yi daha önce tanımladığımız “hedef ülke” olarak kabul ettiğini tescillemiş oldu. Türkiye IŞİD için artık “Sınır Ülke” olmaktan çıktı “Kaos Ülke” haline geldi. Ebu Bekir en Naci’nin İderatu Tevahhuş adlı eserinde ortaya koyduğu gibi Türkiye, sıkıntıya düşürme ve kaos yaratılma evresine sokulmalıdır. Bu aşamayı kaosu yönetecek savaşçıların içeride harekete geçirmesi süreci izleyecektir.

Umalım ikinci evreye kadar ilerlemeden bu yeni radikal şiddet dalgasıyla mücadele edecek mekanizmalar harekete geçirilir.  

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 01.07.2016 - 11:27 -1,773-
Bu sayfayı paylaşın :