"İstanbul'da şu anda bin 114 aile sağlığı merkezimiz..."

-A A +A

Bakan Akdağ, "İstanbul sağlık Hizmetleri Değerlendirme Toplantısı"nın  kapanışında gazetecilere açıklamalarda bulundu.

"Sağlıkta Dönüşüm Programı"nın 2. dönemi kapsamında 8. toplantıyı  gerçekleştirdiklerini söyleyen Akdağ, saha koordinatörlerinin hazırladığı  raporlar sonrası bu tarz toplantılar düzenleyerek yol haritası belirlediklerini  anlattı.

Akdağ, Sağlıkta Dönüşümün 2. dönemi ile ilgili olarak İstanbul'da ne  tür bir çalışma yapabileceklerini konuştuklarını aktararak, "Bir megapol  olmasından dolayı İstanbul'u farklı değerlendiriyoruz. İstanbul'un çözümleri,  İstanbul'a has olması, tabii ki genel prensipler çerçevesinde... İstanbul, özel  bazı muameleleri hak ettiği düşüncesindeyiz. Bu kapsamda Sağlıkta Dönüşümün  ikinci döneminin stratejisi ve eylem planlarını hazırlarken İstanbul'a ayrı bir  pozisyon oluşturuyoruz." ifadelerini kullandı.

Temel sağlık hizmetleri açısından İstanbul'da belediyelerin genelde  işlerini iyi yaptığını söyleyen Bakan Akdağ, şöyle konuştu:

"İstanbul'un temiz içme suyu gibi bir problemi yok. İstanbul'da kayda  değer bir hava kirliliği de yok. İkincisi; birinci basamak sağlık hizmetleri  dediğimiz aile sağlığı merkezlerimizdir. 2005'te başlattığımız bu uygulamaları  2010'da tüm Türkiye'de hayata geçirmiştik. İstanbul'da şu anda bin 114 aile  sağlığı merkezimiz var. 4 bin 368 de aile hekimliği birimimiz var. Bu hesaba göre  3 bin 300 kişiye bir aile hekimimiz düşüyor. Hedefimiz 2 bin kişiye bir aile  hekiminin düşmesi. Bu da yeni aile sağlığı merkezlerin yapımını veya mevcut  olanların büyütülmesini gerektiriyor. Önümüzdeki yıllarda ciddi oranda bunu  gerçekleştirmiş olacağız. İstanbul'da acil vakalara müdahalede daha hızlı olmak  istiyoruz. Hareketli ekiplerin sayısını arttıracağız. Tüm Türkiye'de olduğu gibi  İstanbul'da telemetri dediğimiz sistemi geliştiriyoruz ambulanslarımızda. Yer  tanıma açısından yeni elektronik sistemler geliştiriyoruz. Nakil açısından da çok  özel yazılımlar yapıyoruz."

Akdağ, "Sağlıklı Yaşam Merkezleri" geliştirdiklerini belirterek,  "İstanbul'da 27 sağlıklı yaşam merkezimiz var, bu sayıyı 60'a çıkaracağız. İçinde  aile hekimleriyle, diyetisyenleriyle, psikologlarıyla, fizyoterapistleriyle,  beden eğitimi öğretmenleriyle, özel eğitim almış hemşireleriyle ve buna benzer  karakterde personellerle donatılmış olacak." dedi.

Kapalı mekanda sigara içme yasağı

Sağlık Bakanı Akdağ, kapalı mekanlarda sigara içme yasağı konusuna da  değinerek, yasağa uymayanlara çok ciddi yaptırımların uygulandığını söyledi.

Kapalı mekanlarda sigara içilmesi hususunda asla müsamahaları  olmadığını vurgulayan Akdağ, şunları kaydetti:

"Bütün kapalı mekan sahiplerine ifade ediyoruz; kapanabilir-açılabilir  alanlar, kapalı alan hükmündedir. Kapanabilir bir alansa kapalı mekan  hükmündedir. Çok ağır cezaları var. Müessesenin büyüklüğüne göre 5-10 bin lira  cezaları var. Tekrarlanırsa bu cezalar ikiye katlanıyor, daha sonra ise bir aya  varan kapama cezaları verebiliyoruz. Dünyaya bu işi öğretmiş olan bir ülke olarak  bu meselenin geriye gitmesine müsaade edemeyiz. Sigara içme oranları 2008'den  2012'ye kadar yüzde 32'lerden 27'lere düşmüştür. 2012-2014 arasında maalesef  tekrar artış göstermiş, yüzde 32'lere çıkmıştır. 2016 rakamları biraz yüz  güldürücü, tekrar yüzde 30,5'lara indik. Bunu daha aşağıya çekmek için elimizden  gelen gayreti göstereceğiz."

Sezaryen ameliyatıyla doğum

"Sezaryen doğum" ifadesini eleştiren Bakan Akdağ, bunun doğrusunun  "sezaryen ameliyatıyla doğum" olduğunu belirtti.

Sezaryen ameliyatıyla doğum oranını düşürmek için çalıştıklarının  altını çizen Akdağ, "Maalesef sezaryen ameliyatıyla çocukların doğma oranı  İstanbul'da özel hastanelerde yüzde 70'lere doğru gitmektedir. Bunu aşağıya  düşürmeye kararlıyız. Sezaryen ameliyatıyla doğum tabii bir yöntem değildir.  Ancak anne ve bebeğim ihtiyacı duyması durumunda yapılabilir. 'Normal doğum mu  yoksa sezaryen doğum mu?' istiyorsunuz diye bir soru sormak kanunsuz bir  davranıştır. Gereksiz sezaryen ameliyatı yapan hastanelere ceza veriyoruz.  Gereksiz sezaryen ameliyatı yapan uzmanı da eğitime alıyoruz." değerlendirmesinde  bulundu.

Göçmen sağlığı merkezleri

Bakan Akdağ, İstanbul'da 27 göçmen sağlığı merkezi olduğunu ve bu  merkezleri yeterli hale getirmek için çalışma yaptıklarını söyledi.

Bu merkezleri sayılarını arttırarak güçlendireceklerini kaydeden  Akdağ, "Burada Suriyeli doktorlar ve sağlık çalışanları görev alacak. Onları bir  eğitimden geçirdik. Sınavlar yapıyoruz. Genelde iyi eğitim aldıklarını gördük  doğrusu. Bunların önemli bir kısmı karşı tarafta muhatap bulamadıkları için  Türkiye'de denklik alamıyorlar ama ellerinde diplomaları var. Dolayısıyla  Suriyelilere mahsus olmak üzere hizmet vermelerine müsaade edecek bir sistem  geliştiriyoruz." diye konuştu.

Akdağ, ambulanslara yol verme kültürünün gelişmesinin biraz zaman  alacağına işaret ederek, "fermuar biçimi" yol vermenin yaygınlaşması için kamu  spotları, animasyonlar, okullarda eğitim ve çeşitli kampanyalar yapacaklarını  sözlerine ekledi.

Bakan Akdağ, daha sonra basın mensuplarıyla iftar yaptı.

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 12.06.2017 - 08:27 -528-
Bu sayfayı paylaşın :