İstanbul'un Nüfusu Bu Gidişle Yirmi Milyona Ulaşacak Gibidir.

-A A +A

                Peki, böyle şehir olur mu? Yirmi milyonluk şehir yönetilebilir mi? Böyle bir şehrin birbiri ardına sökün edecek problerinin üstesinden nasıl gelinir? Acaip ve garaip gökdelenlerle şehrin tarihî görüntüsünü bozduğunuzu haydi görmeyelim. Reklam edilen oralardaki şaşaalı yaşayış, banliyölerde ekmek bulamayan insanların ruh sağlığında ne gibi etkiler yapıyor acaba? Bu gibi yerlerin terör bataklığı olması nasıl önlenir? Bir tarafta aksırınca, tıksırınca patlayıncaya kadar yeyen insanlar, öbür tarafta işsiz, evsiz barksız, ekmek parasına muhtaç, aç bîilaç çaresiz insanlar. İkisi bir arada nasıl telif edilecek? Bu gibi görüntüler yalnız Türkiye’de değil dünyanın pek çok yerinde mevcut. Devletsiz, vatansız, milletsiz, yerinden yurdundan edilmiş, göçe zorlanmış, göçmen olmuş, zulüm görmüş, hayal kırıklığına uğramış milyonlarca insan. Bu insanlar terörizmin kucağına düşmez mi? Bu yapı terörist üretmez mi, terörist üretmez de ne yapar?

                Burada küçük bir parantez açıp hemen söyleyelim. Bütün bunların sebebi gene Batı! Her türlü teknolojiyi teröriste sunan Batı! İnsanları açlığa mahkûm eden, çaresiz bırakan, cehalet batağına süren ve umutları tüketen; buna mukabil, milyarlarca insanın hakkını gasp ederek parıltılı bir hayat süren Batı! Dünyadaki açlığın ve sefaletin sebebi nimetlerin darlığı değil, bunları, tekellerinde toplayanların kanaatsizliğidir. Böyle bir dünyadan terörist çıkmaz da ne çıkar? Peki, ama terör niçin sadece Türkiye’ye saldırıyor? Onu da Batı yönetiyor. Çünkü Batı’nın nazarında Türkiye Hedef ülkedir.

                Bu çarpık ve yanlış şehirleşme pek çok yönden eleştirilebilir. Bunun için sözü uzatmaya gerek yok.

                O halde Türkiye ne yapmalı? Türkiye su zengini bir ülke olmadığının şuurunda olarak su kaynaklarını ve su depolarını takviye edecek tedbirler almalı. Kanal açmak ve boru döşemek bu zamanda artık işten sayılmayacak bir kolaylıktır.

                Türkiye su problemini hallettiğinde şehre yönelmiş anormal göç önce yavaşlayacak, sonra duracak, daha sonra da geriye dönüş başlayacaktır. Yan sanayilerle tarım bölgeleri desteklendiğinde, geriye dönen insanlar, topraktan kazandıklarının yanı sıra ilave iş sahibi olacaklar. Böylece işi olan adamın aşı da olacak, damı da olacak. Ve tabii mutlu da olacak. Nüfus artışı geriletilen şehirler de yönetilir hale gelecektir.

                Ama önce Türkiye’nin bunları düşünecek ve gündemine alacak bir kıvama gelmesi gerekiyor.

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 28.02.2017 - 13:32 -384-
Bu sayfayı paylaşın :