'Kanıma dokunuyor' dedi ve o soruya cevap vermedi!

-A A +A

 

Darbe girişimi sırasında Akıncı Hava Üssü’ndeki eylemlere ilişkin yargılanan eski Yüksek Askeri Şura üyesi Akın Öztürk’ün çapraz sorgusuna önceki gün devam edildi.

Öztürk, kardeşi Aydın Öztürk’ün Ege Üniversitesi’nden emekli olduğunu, daha sonra Yaşar Üniversitesi, ardından da İzmir Üniversitesi’nde derslere girdiğini söyledi. Bu üniversitenin KHK ile kapatıldığını daha sonra öğrendiğini belirten Öztürk, üniversitenin kime ait olduğunu bilmediğini savundu.

Soru üzerine, sanıklardan eski Tümgeneral Mehmet Partigöç ile görüşmediğini, temasın emir subayı tarafından kurulduğunu öne süren Öztürk, Partigöç’ün telefonla görüştükleri sırada kendisine, “Komutanı Akıncılara tahliye ettik. Siz de oraya geçin” dediği yönündeki tanık beyanını kabul etmediğini, Partigöç’ün de Genelkurmay çatı davasında bunu doğruladığını savundu.

Bir avukatın “Neden Ömer Halisdemir gibi şehit olmayı göze almadınız? Siz ikna turlarındayken sokakta insanlar şehit oluyordu” sözleri üzerine Öztürk, “Bunlar insanın kanına dokunan şeyler. Bu soruya cevap vermeyeceğim” dedi. Öztürk’ün bu sözlerine salondan tepki geldi. Öztürk, bir soru üzerine, lojmandan çıkarken telefonunu yanına alıp almadığını hatırlamadığını, telefonlarının emir subayında bulunduğunu savundu.

‘Bunu Akar’a sorun’

Öztürk’e, sanıklardan koruma Astsubayı İsmail Keskin’in ifadesinde, “üsteki karargâh binasında açık renk polo yaka tişört giyen bir kişi gördüğü” yönündeki beyanı aktarılarak, tarifteki gibi sivil kişi görüp görmediği soruldu. Öztürk, karargâh binasında sivil görmediğini öne sürdü. “Açık renk polo yaka tişört giyen kişi Nurettin Oruç olabilir mi?” yönündeki soru üzerine Öztürk, karargâhta sivil görmediğini tekrarlayarak, “Bunu Sayın Genelkurmay Başkanımıza sorun” dedi.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a verdiği 60 kişilik listedeki kişilerden hatırladıkları sorulan Öztürk, listenin önemli bir operasyon yürüttüğü sırada eline geçtiğini, isimleri hatırlamadığını, müsteşara vererek “Lütfen gereğini yapın” dediğini iddia etti. Akıncı’da Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile yan yana bulundukları sırada askerlerin odadan çıktığı hatırlatılarak, “Hulusi Paşa’yı ikna etmeniz için yapılmış olabilir mi” sorusuna Öztürk, Akar’ı iknaya yönelik çabasının bulunmadığını, bunun Akar’a da sorulabileceğini söyledi.

“Odada enterne edilmiş bir paşa var. Kime güvenerek bırakıp gittiler” sorusu üzerine Öztürk, “Dışarıda silahlı askerler var” diye konuştu. “Bu kadar rahat dolaşabilmek için onlardan olmak gerekiyor” değerlendirmesi üzerine Öztürk, “Böyle bir şey yok. Bunu Genelkurmay Başkanı’na lütfen sorunuz” dedi. Öztürk’ün çapraz sorgusuna yarın devam edilecek.

O saatler sınırlı sayıda 

“Mahrem imamlar” soruşturmasındaki bir ifadede Gülen’in eşine saat gönderdiği “Büyük Patron”dan bahsedildiğini belirterek, “Fetullah Gülen eşinize saat hediye etti mi?” sorusuna Öztürk, “Polisler evde ne var ne yok görmüşlerdir” karşılığını verdi. Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın ambleminin bulunduğu saatin bir sahibinin de Adil Öksüz olduğuna dikkat çekilmesi üzerine Öztürk, saatlerin önceki komutanlarca sınırlı sayıda yaptırıldığını, ancak sonradan, yeniden üretildiğini kaydetti. 

‘Kuzu direkt arayamaz’

Darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı’na suikast düzenlemek üzere harekete geçen ekipteki eski Astsubay Zekeriya Kuzu’yu çiğli Üs Komutanı olduğu dönemden tanıdığını anlatan Öztürk, “Bu Zekeriya Kuzu sizi her istediğinde telefonla arayabiliyor, görüşebiliyor” denilmesi üzerine, “Böyle bir şey yok. Kabul etmiyorum. Beni direkt telefonla arayamaz. Ben Çiğli’de Hava eğitim Komutanı’yken denize düşen uçaklarımız oldu. Bu arama kurtarma ekibinin şefi olduğu için orada görüşmüş olabiliriz” diyerek kendini savundu.

 

 

 

Kategori: 

Etiketler: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 06.08.2017 - 16:15 -99-
Bu sayfayı paylaşın :