Kaostan Ne Zaman Kurtulacağız?

-A A +A

İnsanlık tarihi deyince genellikle savaşlar, felaketler, çalkantılar ve kaotik dönemlere ait olaylar anlatılır. Olayların aktörlerinden ve baş aktörlerinden bahsedilir. Kahramanlar, hainler, zalimler, mazlumlar, adiller tarih sayfalarındaki yerlerini alırlar.

Adı geçen olaylar, insanlığın on binlerce yıllık tarihi içinde küçük zaman dilimlerinden ibarettir. İnsanlığın yaşadığı barış ve huzur zamanları daha çoktur. Fakat tarih bunlardan çok az bahseder.  Rahmetli Necip Fazıl’ın DESTAN adlı şiirinde;

Bülbüllere emir var: Lisan öğren vakvaktan; 
  Bahset tarih, balığın tırmandığı kavaktan!”

Diye anlatmak istediği şey, galiba yakın tarihin aynı zamanda tarafsız bir gözle yazılmadığı olsa gerek.

Tarih, zaman süzgecinden geçtikçe netleşir ve insanlar olayların seyrini daha iyi tahlil etme imkânı bulurlar.

Bir tarihçi değilim ama ömrümün 50 yıllık kısmında siyasi ve sosyal olaylar zinciri hakkında epeyce malumat sahibi olduğumu sanıyorum.

Cumhuriyet gibi millet iradesi ve istişare kurumu demek olan demokrasi sistemimizin kuruluşunda da bir huzur ve sükûn göremiyoruz. Zira 1920’li yıllardan itibaren Anadolu’da baş gösteren isyanlar ve kalkışmalar zinciri,1950’li yıllara kadar çeşitli siyasal ve sosyal olayların kaynağını teşkil etmiştir.

DARBELER ZİNCİRİ

1950’de Batı etkisiyle bir takım demokrasi ve özgürlük uygulamaları 27 Mayıs 1960 ihtilalı ile inkıtaa uğramış, millet iradesinin eseri olan bir Başbakan ve iki Bakan idam edilerek ceberut ve zoraki bir yönetim sosyal ve siyasi hayatımızı anayasal düzeyde dizayn etmiştir. Lakin bu Anayasa toplumsal dengeleri kuramadığından 1968’dan itibaren ülkemiz kaos ve anarşi ortamına sürüklenmiştir. 12 Mart 1971 askeri müdahalesi, siyasi ve sosyal ortamı düzeltmeye yetmemiş, ülke anarşi cehennemine dönüşerek 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle bir kere daha zoraki olarak yeniden dizayn edilmiştir.  Arkasından gelen 28 Şubat ve 27 Nisan müdahaleleri, işi daha çok rayından çıkarmış ve ülke, on binlerce insanını teröre kurban verdikten başka ülkenin bölünmesini amaçlayan dış destekli terör örgütleri ve ihanet şebekeleri topluma bir rahat yüzü göstermemiştir. Kahraman Maraş ve Çorum katliamları, Sivas Madımak olayları ve daha niceleri Türkiye tarihinin kanlı ve kaotik zincirlerini oluşturuyor.  

HUZUR VE GÜVEN İSTİYORUZ

Yakın zamana kadar nüfusumuzun büyük ekseriyeti fakirlik ve sefalet içindeyken şehirleşme ve teknolojinin gelişmesi sonucu kısmen maddi refah artmışsa da siyasi ve sosyal olaylar zinciri huzur ve güveni büyük ölçüde zedelemiştir.

Bütün bu süreçlerde zaman zaman ülkeyi şaha kaldırmak isteyenler olmuşsa da ya idam edilmişler, ya zehirlenmişler, ya da paçasından tutularak aşağı indirilmişlerdir.

Son 50 yılın şahidi olarak arzu edilen toplumsal huzur ve sükûnu yalnızca göreceli olarak dini bayramlarda gördüğümü hissetmişimdir.

Artık bu kargaşalara bir son verme çabalarına destek olma zamanıdır, diye düşünüyorum.

Rabbim, bizi bu dünyayı imar etmek ve onu cennet misali yapmak üzere görevlendirmiştir. Onu cehennem misali yapmak isteyenlere engel olarak bu görevleri yapmak zorunda ve sorumluluğundayız.

Hayırlı cumalar dileğiyle Allah’a emanet olunuz.

 

Kategori: 

Etiketler: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 03.02.2017 - 14:06 -350-
Bu sayfayı paylaşın :