Kasvetli sonbahar

-A A +A

Geçtiğimiz yaz, İsrailin Mescid-I Aksa üzerindeki yasaklamaları ve bunun Türkiye kamuoyu üzerinde oluşturduğu gerginlik belki birçok kesimin ilgi alanına girmemiştir bile. Peki ABD nin Kuzey Suriyede PYD yi büyük bir devlete yetecek ölçüde 1000 TIR dolusu silahla silahlandırmasına da endişelenmeyelim mi? Kuzey Irakta Barzani yönetiminin Bağımsızlık referandumu kararı alması ve bölgede zaten yüksek olan sıcak çatışma riskini bunun Türkiyeye muhtemel yansımalarına gerilmeyelim mi? Ya Almanya ve AB ile mahalle kavgasını andıran gerginlikler ve zıtlaşmalar bizi etkilemeyecek mi? Türkiyenin 5 yıldır Suriyede inşa etmeye çalıştığı statükonun ABD nin İdlib’i  hedefe koymasıyla riske girmesi başka bir endişe konusu.Tabii bir de Afrin konusu var. Türkiyenin böğrüne saplanmış bir hançer gibi. Zaman zaman yetkililerin ağzından basına yansıyan fakat bir türlü başlamayan ”Afrine harekat an meselesi” lafını işitmekten gına geldi. Bütün bunları geçtiğimiz yaz izledik.

Bütün bunlara rağmen geçtiğimiz yazın; alışageldiğimiz gündem yoğunluğu ve gerilimlerle mukayese edildiğinde oldukça sakin geçtiğini söyleyebilirim. Veya bana öyle geldi. Tabii bu neyi nasıl kendinize dert ettiğinize bağlı.  Dışımızda ortalık alev alev yanarken,Türkiyede içerde özellikle PKK terörünün iyice etkisizleştirildiğini görmek içimizi rahatlatan bir durum. Buna bir de ekonomideki iyileşme haberleri geldikçe bu rahatlama duygusu içimizde daha geniş yer açtı kendisine. Evet 2016 daki 15 Temmuz darbesinin ekonomik küçülmeye yol açmasına karşın, bu yılki toparlanma ile %5.1 büyüme yakalanması bir başarıdır.

Ağustos ayının ikinci yarısının hemen hemen tatille geçmesi (Kurban bayramında 122 insanımızı trafik kazalarına kurban etmemize rağmen) milletçe bir rehavet ve gevşeme hissetmemize yol açtı. Fakat şimdi artık tatil bitti. Sonbaharın ailelerin bütçesi üzerindeki yükü arttikça rehavet havası yerini kasvete bırakıyor. Zaten sonbaharlar hep kasvetlidir. Sonbaharı konu edinen sanat eserlerine, şarkı şiir roman ve hikayelere bakın sonbaharı şen şakrak anan var mı?

Türkiyede FETÖ ile mücadelenin iyi yönetilemediği maksadını aşan uygulamalara yol açtığı Toplumda Adaletsizliğin yaygınlaştığı yolundaki kanaatın yerleştiği artık Ak Parti taraftarı kimselerce dile getiriliyor. Bunların içinde AK Parti yöneticileri ve Milletvekilleri de var. Fakat herkes başıma bir iş gelir korkusuyla bunu yüksek sesle dile getiremiyor. Bu da toplumsal karamsarlığı artırıyor. Aileler bile kendi içlerinde parçalanma yaşıyor bu yüzden. Bunun karamsarlığını sonbahara yükleyemeyiz. Adaletsizlik taşınmaz bir yük.

Sonbahara eski Burma yeni Myanmar daki Arakan Müslümanlarına uygulanan katliam ve etnik temizlik haberleriyle girdik. Allah aşkına birisi bana “Devlet Başkanlığından sorumlu devlet bakanı” makamının ne demek olduğunu açıklar mı? Çocukları yabancı ülke vatandaşı olduğu için anayasa uyarınca devlet başkanı olamayan NLD lideri Aung San Suu Kyi'nin vekâleten ülkeyi yönettiği söyleniyor. Fakat gerçek başkan da Htin Kyaw isimli bir zat imiş. Ordunun Myanmar yönetimi üzerindeki kontrolü eskisi gibi devam ediyor. Ben de vesayet sisteminin mucidi Türkiye zannediyordum. Meğer Myanmar bu işin doktorasını yapmış. Bir de bu kadına Nobel Barış ödülü vermişler. Tabii ABD nin eyalet valisi görevini yaparsan Nobel ile ödüllendirirler.

Bu günlerde basında gittikçe yaygınlaşan karamsar haberler yayılıyor.  Gezi parkı, MİT TIR ları, 17-25 Aralık iftiraları, 15 Temmuz darbesi derken Tayyip Erdoğanı ve AK Parti iktidarını bir türlü deviremeyen ABD nin yeni planlar peşinde olduğu konuşuluyor. Her şeyin ardında komplo görmek vazifemiz olduğu için, kesin bazı mihraklar harekete geçti diye düşünüyorum. Mesela ABD nin  yakında Türkiyeki yönetimi gayrımeşru ilan ederek fiilen müdahale edeceği haberleri yaygınlaştırılıyor. Hem de bunu yazanlar İktidar yanlısı gazetelerin yazarları. Bundan daha karamsar bir haber olabilir mi?

Ya HDP eski Milletvekili Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un mezarının saldırıya uğraması rezaletine ne demeli.  Bu ne insanlığa sığar ne de müslümanlığa. Kısacası sayın okuyucular sonbaharın etkisi olmalı ki içimdeki karabasanları bir türlü atamıyorum. Sizlere iç karartıcı yazı sunduğum için özür dilerim.

Allah bu Aziz fedakar milletin akibetini hayr eylesin. Hainlerin düşmanların şerrinden korusun onlara fırsat vermesin. İç açıcı haberlerde buluşmak ümidi ile Allaha emanet olunuz.

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 18.09.2017 - 13:23 -309-
Bu sayfayı paylaşın :