Kontrollü istikrarsızlık

-A A +A

Irakın Kuzeyindeki özerk Kürt yönetimi Mesut Barzani’nin hayalciliği veya hırsı basiretsizliği yüzünden son 15 yıldaki kazanımlarını kaybettiği gibi Türkiye gibi bir dostunu da kaybetti. Şimdi acı acı bu yediğim darbe nereden geldi diye anlamaya çalışıyor.  Orta Doğunun kaderi mi desek karakteristiği mi desek, ihanet kalleşlik entrika  iç içe. Mesut Barzani soruyor. ABD Irak ordusunun askeri güç kullanmasına nasıl izin verdi diye. Bu soruyu sormadan önce ABD nin geçmişte Kürtleri kaç kere sattığını hatırlaması yeter. Bu işler İsrail Bayrağına secde ederek  şıpın işi çözülecek konular değil  Çünkü şu anda bu sorun Türkiyedeki her biri aciliyet gösteren birçok sorunun da önüne geçmiş ve hala da buna bağlı olarak yeni sorunlar üretmekte.  Türkiyenin , Iraktaki yönetim(sizlik) sorunları, ve Suriyede 5 yılı devirmiş bulunan iç savaş zaten yeteri kadar başağrısına neden oluyordu. Bu konularda Türkiyenin sorunlara nasıl çözüm getirilebileceği yönünde en baştan beri ileri sürdüğü tezler vardı. Fakat  maalesef Türkiye bu sorunları tek başına çözebilecek müessiriyete ve güce sahip değildi. İç Savaşın uzaması sonuçta Rusya ve ABD nin Bölgeye fiilen müdahalesi ile sonuçlandı.

 Turkiye istesede istemese de zor kararları almak zorunda. İşte bugün Hakkarinin Şemdinli kırsalında 8 şehit verdik. Gerçi hemen akabinde düzenlenen harekatla 46 terörist gebertildi. Ama artık bu milletin şehit haberlerine tahammül edecek sabrı kalmadı.Evet terörle mücadelede çok büyük mesafeler aldığımız ortada. Ama gerek içerdeki gerek se de Suriye ve Irakta yuvalanan terör odaklarının imha edilmesini bekliyor milletimiz.

Başta ABD ve Rusya olmak üzere Uluslar arası toplum Orta Doğuda çözüm istemiyor.  Çıkarlarının devamı için “Kontrollu istikrarsızlık” diye tanımlayabileceğimiz bir durumu statüko haline getirmek istiyorlar. Bu durum  iki açıdan çıkarlarına uygun. Birincisi İsrail kendisini daha güvende hissediyor. İkincisi Suriye’ye ve Irak’a halkın tüm kesimlerinin temsil edildiği parlamenter bir demokrasi geldiğinde, İktidarların Mısırdaki gibi Sünni İslamcı bir yönetime evrileceği korkusu. Fakat korkunun ecele faydası olmadığı gibi, yağmurdan kaçarken doluya tutulma riski daha yüksekti. Nitekim Şimdi Türkiyenin işaret ettiği çözüm yoluna burun kıvıranların burunları “Iranın Haşdi Şabi vasitasıyla bölgede hakimiyet kurması ”ile kırılınca, Türkiyeyi,  PYD PKK terörünü silahlandırarak “terbiye etmeye”giriştiler. Amaçları Türkiyenin önüne konulan “ev ödevi”ne göre davranmasını sağlamaya zorlamak.

 Fakat Türkiyenin de satranç tahtasında oynayacağı etkili taşları var. TSK'ya ait araçlardan oluşan konvoy, akşam saatlerinde  Hatay'ın  Reyhanlı ilçesinin karşısındaki Kah köyüne girerek  İdlib'in kuzeyine ulaştı. Çok sayıda zırhlı aracın bulunduğu konvoy, İdlib-Afrin hattında ilerleyerek gözlem görevini yapacağı noktada konuşlandı. Bu harekatın Afrinin PYD nin etkisinden kurtarmayla sonuçlanacağını herkes görüyor. Bunun için PYD Rusyaya Afrindeki hava alanını terketmekle karşı hamleye girişti

Bir zamanlar Türkiyeyi “teröre destek veren ülke” olarak tanımlanacağı tehdidinde bulundular, şimdi ise Terörrü açık ve net olarak desteklediklerini bile gizlemeye gerek görmüyorlar. Buna Rusya da dahil Astana görüşmelerine Türkiyeye ragmen davet edilmesi bunu gösteriyor.  Türkiyenin kendisinden başka dostu yok. Bu böyle biline.  Bir zamanlar ABD Başkanı Obama BM deki konuşmasında; terörle mücadele kapsamında “Çocuklara verilen eğitim sırasında Batıya nefret duygularının aşılanmaması gerektiğini” ifade etmişti. Fakat bu nefretin kaynağının Ortadoğuda ve tüm İslam dünyasında uygulayageldikleri politikalar olduğunu bilerek görmezlıkten geliyorlar. İkincisi de  kendilerine İSLAMCI( ! )  sıfatını yakıştıran terör örgütlerinin liderlerinin Batıda iyi eğitim almış ve ekonomik durumu çok iyi kimselerden oluştuğunu, çarpışan militanlarının da büyük çoğunluğunun  Batı devletlerinde okumuş ve yaşamakta olan Müslüman göçmenler olduğu gerçeğini gözardı ediyorlar. “Türkiyeden IŞİD’e militan gidiyor” derken, Türkiyeden gidenlerin sayısının Batıdan gidenlere oranla devede kulak mesabesinde olduğunu saklamaya çalışıyorlar.

ABD Vermont Eyaleti Senatörü Bernie Sanders 17 Eylülde yaptığı konuşma ile ABD nin bizzat organize ettiği İran musaddik rejimi, Şile Allande rejimi, Vietnem savaşı, Afganistan müdahalesi  Irak Saddam rejimini nasıl devirdiklerini acı acı itiraf etti  Eğer Amerika Dünyada ABD nefretinin kaynağını arıyorsa CIA nın son 70 yıllık operasyonlarına baksın yeter.

IŞİD karşıtı koalisyon bu derece geniş destek görmesine ve Faaliyete geçmesine rağmen strateji ve amaçlar hala muğlak. IŞİD’in tamamen yok edilmesi amaçlanmıyor. ESED Rejimini devirmek amaçlanmıyor. Peki o zaman bu kadar toz duman neye? Türkiye Koalisyona askeri destek versin. Tamam versin de. Kimin çıkarına  ve ne amaçla? Elbette Türkiye de IŞİD i bir teror örgütü ve tehdit olarak değerlendiriyor. Bu tehdidin sonuçları en çok Türkiyeyi etkiliyor. En yüksek bedeli Türkiye ödedi ve  ödüyor. Türkiyenin ekonomik ve sosyal dengelerini sarsmaya çalışıyorlar. Şu ana kadar  bu konuda başarılı olamadılar. Öfkeleri burunlarından fışkırıyor. Bu güne kadar kullandıkları bütün hükümet devirme yöntemlerini kullandılar. Milletimizin basireti Başta Tayyip Erdoğan olmak üzere hükümetin kararlılığı  bütün komploları boşa çıkardı

Bütün bu komplolara rağmen, senelerdir ve bu sene de dahil olmak üzere  Avrupa Birliği ülkelerindeki kalkınma hızının tam 2 misli büyüyoruz. Kalkınma hızında  Avrupa'da birinciyiz. 28 tane  Avrupa Birliği ülkesinin kalkınma hızları neyse tam 2 misli büyüyoruz. Bu 2 misli büyümeye rağmen bizim gibi belalar ile uğraşan bir ülke daha yok. Bedbinliğe gerek yok fakat gevşemeye ve hayalcılığe de gerek yok. Allah nurunu tamamlayacaktır. Batıllar istemede de.

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 03.11.2017 - 09:45 -260-
Bu sayfayı paylaşın :