Körfez'de kılıç dansı

-A A +A

Yakın bir zamanda Körfez bölgesi anlamsız bir tartışma ve krizin içerisine girdi. Arap ülkeleri arasında nadiren gözlenen bir siyasi dayanışma içerisinde Suudi Arabistan öncülüğünde yedi İslam ülkesi tarafından Katar'a yönelik olarak bu ülkenin "teröre destek verdiği" gerekçesiyle diplomatik ilişkilerini kesmeleri ve ardından da siyasi ve ekonomik blokaj uygulamaya başlamaları tüm dünyanın dikkatini bu bölgeye çevirdi.

Öncelikle ifade etmek gerekirse bugün Katar'a yönelik bir izolasyon ve dışlama stratejisini uygulanmaya çalışılıyor.

Trump'ın Riyad ziyareti sonrasında başlayan bu gerginlik planlı ve kontrollü bir operasyondur. Ve ABD-BAE-Suudi Arabistan arasında oluşan yeni bölgesel anlayışla doğrudan bağlantılıdır. Bu anlayışa göre Libya, Mısır, Suriye, Yemen ve Filistin'de İslami hareketlerin düzlem dışına itildiği ve Arap Baharı öncesini andıran yönetimlerin kurulduğu yeni bir dönem kurulacaktır. Mevcut kriz ise Katar'ın Arap Baharı sürecindeki tutumu, bu plana muhalefeti ile girdiği angajmanları hedeflemekte ve Katar'ın tabiri yerindeyse terbiye edilmesini amaçlamaktadır.

Bu terbiye edilme durumu ise "teröre destek veren ülke" olarak gösterilmeye çalışılarak hayata geçiriliyor.

Bunun yersiz ve haksız bir itham olduğu, Katar'ın özellikle hedef alınıp belli amaçlar doğrultusunda terbiye edilmeye çalışıldığı açıkça ortada.

Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan geçenlerde, "Katar'ın bir terör zanlısı olarak tavsif edilmesini çok ağır bir itham olarak görüyorum. Burada farklı bir oyun oynanıyor ama bu oyunun arkasında kimler var, henüz onu tespit edebilmiş değiliz." dedi. Ve "bölgenin daha da karışması, gerilimin yükselmesi, tansiyonun artması için fırsat kollayanların umutlarını birlikte boşa çıkartmalıyız." diye de ekledi.

Devletimiz yaklaşık bir haftadır krizin çözümüne ilişkin soğukkanlı bir şekilde diplomasi ve diyalog kanallarını kullanarak katkıda bulunmaya çalışıyor. Bunun yanında devletimiz Katar'a destek verirken, Katar'a yönelik yıpratma savaşına da karşı etkili mücadele veriyor.

Bunun yanında belirtmek gerekirse de Türkiye olarak Katar krizine çıplak el ile direk olarak dokunmamalı ve krizin diğer aktörleri ile ilişkileri sürdürmeye önem göstermeliyiz.

Son olarak ABD Başkanı Trump, Katar için kendi tabiriyle "teröre çok yoğun destek vermek." gibi ifadeler de bulunmuştu. Burada Amerika'nın bir amacı da Müslüman Kardeşleri terörist olarak itham edip, yok etmeye çalışmaktır.

Şimdi burada teröre asıl olarak kimin destek verdiğine iyi bakmak gerekir.

IŞİD'i kuran yöneten ABD'nin kendisi.

Daha bir kaç gün önce dünyanın gözleri önünde PKK'ya 100 tır silah taşıyan ABD'nin kendisi.

15 Temmuz'da FETÖ'yü besleyip üzerimize salan ABD'nin kendisi.

Terörist arayan varsa Afganistan'ı, Irak'ı işgal edip milyonlarca insanı katleden ABD'ye baksın.

Filistin sokaklarında ilk okul çocuklarına sokak ortasında kurşuna dizen İsrail'e baksın.

Ey Müslüman kardeşim!

Allah (cc)'ın yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim de bizlere olan mesajına kulak ver.

"Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir." (Enfal Suresi, 46)

Selam ve dua ile...

Kategori: 

1 Comment

HASAN YAĞDIRAN haberlerinizi

HASAN YAĞDIRAN haberlerinizi çok beğeniyorum ve zevkle okuyorum

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 12.06.2017 - 17:48 -677-
Bu sayfayı paylaşın :