KORKMA!

-A A +A

 

Mehmet Akif merhum, Anadolu’nun işgalden sonra yanmış, yıkılmış ve dumanlar tüten manzarasında yakınları öldürülmüş ve kendisi düşmandan kurtulmuş, ürkek 7-8 yaşlarında Hilal adında bir kızcağızı görünce ona “Korkma!” demişti.

Yeniden dirilişin, “korkmamakta” olduğunu anlatmak için derin ferasetiyle millî marşımızın ilk kelimesini de Kuran’ın ilk kelimesi olan “ikra’-Oku!” kelimesi gibi “korkma!” olarak ifade etmişti. (temsilde hata olmasın, teşbihten Allah’a sığınırız)

Terörün toplumu korkutmak ve yöneticilere olan güveni sarsmak amacıyla küresel güçler tarafından organize edildiği gün gibi ortadadır. Bu gerçeği göremeyenlerin, ya da siyasi hasetlikleri nedeniyle görmek istemeyenlerin, can yakıcı terör olaylarının sağanağında söyledikleri şey, “Mademki idare edemiyorsunuz, bırakın bu işi! Daha ehil kimselere devredin! Hem de hesap vermeden de gitmeyin!” türünden teraneleri sayıklamaktır. Oysa namludan çıkan kurşunu geri çevirme anlayışına dönen bu anlayışla ne ehil adam bulunabilir, ne de başarı elde edilebilir. Ancak saldıran düşmanı daha güçlü hale getirir.

Adam demiş ya, ben Halep’te 70 arşın atladım! Bu palavraya inanmayan Nasrettin Hoca:

- Peki, demiş. Halep ordaysa arşın burada! Gel de atla!

Bizimkilerin hali de buna benziyor. Siz idare edemiyorsunuz, bırakın biz idare edelim, diyorlar.

Yeterli sosyolojik karşılıkları olmayanların, ülkeyi yöneteyim derken batırmalarından korkulur. Zira haklı olmak, yetmez. Toplum, güçlüyle birlikte hareket etme istidadındadır. Kuran’ın Nasr suresinde “Allah’ın yardımı ve fetih gelince insanların dalga dalga Allah’ın dinine girdiklerini görürsün” demesi, bu sosyolojik gerçeğin ifadesidir.

KORKMAK DEĞİL, TAARRUZ

Korkarak,  geri adım atarak ric’at etmektense, taarruz ile savaşı kazanmayı tercih etmek en yüreklice iştir.

Lakin bazıları bu yönetimin tökezlemesini, çökmesini açık açık dile getiriyorlar.

Kuran’ın ifadesiyle  “ Yoksa onlar sizin başınıza bir takım belaların gelmesini mi bekliyorlar?” gibi bir beklenti içine giriyorlar.

Böylesi milli beka savaşlarına muhalefet etmek, ihanet değilse büyük bir gaflettir.

Galibiyet de mağlubiyet de Allah’tandır. Sonucu ne olursa olsun din, devlet vatan namus için asla geri adım atmayız. Çünkü korkunun ecele faydası yoktur.

İÇİMDEN GELEN BİR SES

Öyleyse ey Millet!

Korkma, durma, gevşeme, mahzun olma!

Çiftçiler!  Tarlayı ekip biçmekten vazgeçmeyin!

Tüccar, esnaf!  Ticaret yapmaktan geri kalmayın!

Sanayiciler!  Makine, motor, ekipmanlarınızı üretmeye devam edin!

Öğrenciler! Okumaya hız verin!

Asker, polis, güvenlik güçleri! Görevinizde asla ihmal göstermeyin!

Memurlar, işçiler! İşlerinizi aksatmadan sürdürün!

Siyasetçiler! Basiretle siyasetinizi yapmaya devam edin!

Mühendisler! Siz uçağınızı, silahınızı, nükleer santrallerinizi, köprülerinizi, barajlarınızı limanlarınızı, gemilerinizi yapmaya devam edin!

Hâkimler, savcılar, avukatlar! Adaletle iş görmeye bakın!

Şairler! Susmayın! Sustuğunuz an, millerin hayat damarları demektir!

Analar! Bir ölene karşılık bin doğurun!

Hâsılı; durmak, yılmak, korkmak yok!

Ne demiş büyük şair?

“Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete râm ol

Yol varsa budur; bilmiyorum başka çıkar yol!”

 

Kategori: 

Etiketler: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 06.01.2017 - 10:56 -1,173-
Bu sayfayı paylaşın :