+A A -A

Medeniyet Tasavvuru nedir? Medeniyet kavramı ekseninde neleri tasavvur etmeliyiz?

-A A +A

Söyleşi: Hüseyin Ayaz ve Mevlüt Ayhan

ANA HABER GAZETE: Dinamik tahlil metodu hakkında ikinci bölümde doyurucu bir bilgi edindik. Şimdi de Vakıf çalışmalarında çokça dile getirilen bir kavram hakkında düşüncelerinizi almak istiyoruz.

  • Medeniyet Tasavvuru nedir?
  • Medeniyet kavramı ekseninde neleri tasavvur etmeliyiz?


Şazeli ÇÜGEN: İSLAM dünyasının paramparça kan revan içindeki ıstıraplı hali ile üçüncü dünyanın acıklı durumu ve sömürü hali ve insanlığın topyekûn BUHRANI göstermektedir ki İNSANLIK kurtuluş ve refahını temin edecek yeni bir hayat tarzını yüksek sesle haykırarak ve lisani hali ile ifade ederek özleyip gözlemesi, yeniden İSLAM MEDENİYET tasavvurumuzun yerel, bölgesel ve küresel ölçekte hayatın her alanında şekillendirilip ete kemiğe büründürülerek İNŞA sürecine sokulmasının çok hayati bir DAVA-MÜCADELE görevi olduğu kanaati ve inancı içindeyiz.

Neden medeniyet TASAVVURU?

Çünkü tarihi ve medeni hafızamızı kaybettik, değerlerimizin içini boşaltarak değersiz hale getirdik ve değersiz güdülü ve güdümlü topluluklar haline geldik. Taklit, inkâr ve aşağılık kompleksi bataklığına sürüklendik. Kendimizi kaybettik, kendimiz olmaktan çıktık, uykuya daldık, adeta uyuşturulduk ve insanlığın BUHRANININ bir parçası olarak bu acıklı hallere düştük. İç savaşlar, bölgesel savaşlar ihtiraslar, intikamlar, iktidar savaşları ve kardeş kavgaları bu netameli KÖR döğüşün ne ahlakı ne hukuku ne insafı ve ne de vicdanı kalmıştır.

İşte bu nedenledir ki kendimize gelmemiz, uyuşturulmuş zihin ve kalplerimizi uyandırmamız, köleleştirilmiş ruhlarımızın zincirlerini kopartıp atmamız ve insanlığa ebedi kurtuluş ve saadet muştusunu verebilmemiz için, kurtuluş İSLAM’DA diyebilmemiz için medeniyet TASAVVURUMUZU yeniden tazeleyerek yeniden bir tecdidi iman ile harekete geçmemiz gerekmektedir.

Her HAREKETTE olduğu gibi bir GAYE bir İDEAL bir ÖZLEM’in gerçekleşmesi ya da refah ve saadet dediğimiz dünyevi ihtiyaç ve zaruretlerin temini ve de her şeyden önce BUHRANDAN, ıstıraptan, sömürüden, aşağılık komplekslerinden kurtuluş için MEDENİYET olgusunun insan ve toplum hayatının kolektif olarak zihin, akıl, gönül ve ruh dünyasında öncelikle şekillenmesini ve saniyen çok güçlü bir kolektif irade ile aksiyon halinde hayat tarzı haline gelmesini zorunlu kılmaktadır.

TAKLİT, İNKÂR ve AŞAĞILIK kompleksi İslam coğrafyalarında yaşayan İslam topluluklarının kılcal damarlarına o kadar işlemiş ve bağımlı hale getirilerek kontrol altında kalmasına zemin teşkil etmiştir ki işte İslam medeniyet TASAVVURU ile bu taklit, inkâr ve aşağılık kompleksini oluşturan bu köhnemiş ZİHİNSEL ve HAYAT tarzı kodlamalarına bir son vermek ve bağımlılık demek olan kölelik zincirlerini kırmak amacı ile kendimize gelmemiz, kendimiz olmamız ve de MEDENİYETİMİZİ yeniden İNŞA etmek amacı ile zihin, gönül, ruh ve akıl dünyamızın kendi DEĞERLER sistemimize göre yeniden kodlanması gerekmektedir.

 İşte bu kodlama ile uyanış, diriliş, ihya, inşa dediğimiz zihinsel, ruhsal ve sosyolojik AYDINLANMA eylemine topyekun olarak medeniyet TASAVVURU demekteyiz. Çünkü tasavvur olmadan ne zihin ve akıl, ne gönül ve ruh eyleme geçemez. Ancak tasavvur ile akıl, zihin, gönül ve ruh kodlanarak eyleme ve aksiyona geçebilir. Kodlama dediğimiz şey bir füzenin ateşleme sistemi ile ve hedefine varıp dönmesini sağlayan YAZILIM şifreleri gibi bir fonksiyon üslenmektedir.

İş te bu nedenledir ki hayatın her alanında öncelikle kendi öz değer sistemimizin bilgi varlık ve akide alanlarında saniyen siyaset, iktisat, kültür ve sanat alanlarında kendi KAVRAMLARI ile kendi müntesiplerinin zihin ve sosyolojik kodlarının yeniden döşenmesini zorunlu kılmaktadır.

TASAVVUR, bir inancın, bir idealin, bir gayenin, insan ve toplum hayatında yaşam tarzına dönüşmesi demek olan ilmi, ahlaki ve değerler alanında ve zorunlu sosyolojik ihtiyaçlar alanında yapılması gereken üretimlerdir. TASAVVUR, bu ÜRETİMLER için projeler çizmek, planlamalar yapmak anlamına gelmektedir ki ikinci etap olan inşa sürecinde eylem ve aksiyon dediğimiz faaliyetler gündeme gelebilsin.

Her eylemden önce bir planlama, her inşadan önce bir projelendirme, her aksiyondan önce bir ana strateji olacağı gibi bir MEDENİYET inşası da TASAVVUR dediğimiz bu en temel referans safhasından geçerek sağlam bir ZEMİN teşkil edecek demektir.

Medeniyet TASAVVURUNDA ana konuya geldiğimizde İNSAN ve TOPLUM dediğimiz sosyal realiteden hareket etmekliğimiz bir zorunluluk teşkil etmektedir.

Kısaca ifade etmemiz gerekir ki insan ve toplum FİZİK, METAFİZİK ve de SOSYOLOJİK bir varlıktır. Medeniyet tasavvuru bu üç devasa alanın yeniden kodlanarak TANZİM edilmesini zorunlu kılmaktadır.

Medeniyet TASAVVURU, altyapı dediğimiz fizik dünyanın İMARI ile bilgi, ahlak ve değerler sistemi dediğimiz etik, estetik ve metafizik alanın İHYASİ ve de siyaset, iktisat, eğitim, sağlık ve güvenlik gibi sosyal ihtiyaçların giderilmesi demek olan sosyolojik alanın kurallar, kurumlar ve kadrolar teşkil edilerek TANZİMİDİR.  Medeniyet TASAVVURU aynı zamanda bu TANZİMİN projelendirilmesi, temellendirilmesi kurumsal ve işlevsel hale getirilmesi anlamına gelmektedir.

Kısaca medeniyet TASAVVURU ile sadece soyut düşünce ve bilgi alanı ya da sadece değerler sistemi diye ifade etmeye çalıştığımız metafizik alandan ibaret değildir. Aynı zamanda FİZİK ve SOSYOLOJİK alanın yanı tüm altyapılar ve ÜRETİM alanlarını kapsayan, doğanın imarı ile birlikte insan ve toplumun tüm siyasal, sosyal, iktisadi ve askeri tüm beşeri ihtiyaçlarının karşılanması anlamında kurumsal ve işlevsel yapıların kurulması anlamına da gelmektedir.

Bir Mümin, bir Müslim olarak dememiz odur ki; İslam coğrafyalarında ilim insanları, gönül insanları ve aksiyon insanları yetiştirerek İlmel yakîn, Aynel yakîn ve Hakkal yakîn yöntemlerini kullanarak akli selim, kalbi selim ve hissi selim bir hayat tarzı ile sahih, sağlam, sade ve samimi bir Müslüman toplum inşa edebilmektir.

Bu GAYE için öncelikle medeniyet TASAVVURUMUZU geliştirmek ve sonrasında İNŞA safhası süreçlerinde içtihat kapılarını da açarak kamu yararı demek olan gerekli maslahatları yeniden hiyerarşize edip ferdi alanları kolay kılacak mubah alanda yeterli cevazları verip vazgeçilmezlerimizi ya da sabitelerimizi ifade eden hükümleri de insan toplum ve yönetim alanlarında yasal kurumsal ve işlevsel yapılara dönüştürmek de elzem bir faaliyettir, zorunlu bir vecibedir, asil bir çabadır.

Sonuç olarak ifade etmemiz gerekiyor ki;

Bütün bu fizik, metafizik ve sosyolojik alanların yeniden ihyası, inşası ve de tanzimi her şeyden evvel taklit, inkâr ve aşağılık komplekslerinden azade olarak ZİHİNSEL ve RUHSAL kölelikten kurtulmamız ve kendimize gelmemiz, kendimizi bulmamız ve kendimiz olmamız ve MEDENİYETİMİZİN kadim SÜTÜNLARINI yeniden dikmemiz olmazsa olmaz bir şiddetle zorunluk arz etmektedir. Böylelikle özetle ve öz olarak medeniyet TASAVVURUMUZUN ön şartı ile birlikte etaplarını, süreçlerini, safhalarını zeminlerini ve de ALANLARINI da ifade etmeye çalışmış bulunmaktayız Vesselam.

ANAHABERGAZETE: Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyoruz dördüncü bölümde buluşmak üzere...

<< Devam Edecek...>>

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 02.01.2018 - 16:28 -595-
Bu sayfayı paylaşın :