Merhaba Ey Şehr-i Ramazan!

-A A +A

Ey Şehr-i Ramazan! Hoş geldin, şeref verdin.

Büyük küçük günahların bataklığında boğulur gibiydik. Yangın çölünde kavruluyorduk. Bir serin yel, bir meltem rüzgarı beklerken ufukta beliriverdin. Âdeta ölümden kurtulduk. Çünkü senin gelişin acılarımızı, susuzluğumuzu azaltıyor, ferahlık veriyor.

Senin geldiğin iklim hep bahar mı? Ağaçlar, çiçekler, yapraklar kuşlar sevinç içinde bayram mı yapıyor? Ağaçlar ve çiçekler gelin gibi süslenip arz-ı endam mı ediyor? Dupduru pınarların, tatlı akan şelalelerin, serin ve güneşli yaylaların cıvıl cıvıl mı?

Çocuklar, gençler, yetişkinler, yaşlılar senin gitmeni hiç istemiyorlar mı? Kalpten kalbe sevgi, merhamet, muhabbet esintileri mi esiyor sen gelince?

Gök masmaviliğini, güneş altın ışıklarını sevgi çiçekleri gibi insanlığın üstüne yağdırıyor mu?

Dertliler deva, borçlular eda, hastalar sende şifa buluyorlar mı?

 

Katı yürekler yumuşayıp kederli insanları sarıyor mu? Yetimlerin başı okşanıp, gariplerin hatırı hoş ediliyor mu?

Kanayan coğrafyamızın yüreğine saplanan hançerin sızısı biraz azalıyor mu?

Daha ne sorsam bilmem ki?  Söz biter, senin güzelliklerin bitmez.

Şüphem yok ki ölmek üzere olan insanlığa hayatını iade eden tatlı bir nefes gibisin. Gelişin bayram; lakin giderken de bize bayramı hediye olarak bırakıyorsun. Senin bize ihtiyacın yok; ama bizim ihtiyaçlarımızı görüp gidiyorsun.

Keşke sana layık olabilsek…

SEN GELİNCE

Gerçekten sen gelince neler oluyor?

Nefsin ve midenin tahakkümüne fren oluyorsun. Öfke gidiyor, tebessüm geliyor. Unutulduklarını zanneden akraba ve garibanlar hatırlanıyor. İşte, sözde, yeme içmede, israf azalıyor;  bereket hayatın her alanında hissediliyor. Yapılan araştırmalarda rakamlar efsane yazıyor:

İsrafın, cinayet ve kabahatlerin, hırsızlık ve arsızlığın, hastalık ve dertlerin,  sayılamayacak kadar kötülülüklerin baş döndürücü rakamlarla azaldığını görüyoruz. Hiç bir ekonomik tedbirin, hiçbir güvenlik tedbirinin, hiçbir hastane, ilaç ve doktorun yapamadığı iyileştirmeler senin sayende oluyor.

Allah’ın mesajı olan yüce Kur’an ayet ayet, sure sure, cüz cüz, hatim hatim dillerde ve gönüllerde neşvünema buluyor. Ezanlar kulaklara gönüllere daha bir tatlı sedalar salıyor. Şeytanlar ve şeytanlaşmış insanlar kaçmak ve saklanmak telaşına kapılıyor. Hiçbir vaizin, öğütçünün, okulun, üniversitenin, dergâhın yapamadığını sen yapıyorsun.

AZ GELİR

Hasılı ne desem az gelir. Seni anlatmaya ne kalemim ne kelamım kâfi gelir.

İyi ki geldin. Hoş Safalar getirdin. Seni ağırlayabilmek şerefini rabbim bize bahşeylesin inşallah.

Buyur gel ey Rabbimin Şehr-i Ramazan’ı. Gözlerin nuru, gönüllerin süruru!  Ehlen ve sehlen!

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 26.05.2017 - 10:37 -521-
Bu sayfayı paylaşın :