MİT Tırları meselesi!

-A A +A

   Hatırlarsınız, Amerikan Ulusal Güvenlik (NSA) eski ajanı Edward Snowden, büyük bir istihbarat sızıntısı gerçekleştirerek ciddi bir skandala imza atmıştı. Daha sonra ülkesinden kaçan Snowden, İngiliz ‘’The Guardian’’ gazetesi ile işbirliği yapmış ve Guardian sızdırılan belgelerin bir kısmını açıklamıştı. Bilgiler Amerikan istihbaratı ile ilgili bilgileri içeriyordu. Guardian belgelerin bir kısmını yayınladıktan sonra İngiliz hükümeti ‘’Belgeleri bize verin’’ uyarısı yaptı. Ancak bunu reddeden Guardian İngiliz istihbarat servisi MI6’nın baskınına maruz kaldı. Söz konusu belgeler gazetenin bodrum katında, istihbarat görevlilerinin gözetimindeki gazete çalışanları tarafından çekiç, matkap ve tornavida kullanılarak tek tek imha edildi. Gazete bundan sonra yayınlayacağı her belge için hükümetle görüştü. Burası İngiltere. Şimdi Türkiye’ye dönelim.

   Yine hatırlayacağınız gibi MİT’e ait tırlar, terör örgütlerine yardım götürdüğü gerekçesi ile 19 Ocak 2014 tarihinde Adana-Gaziantep yolunun Ceyhan mevkiinde durdurulmuştu. Tırları durduran savcı Aziz Takçı bizzat arama yapmış, kamera kayıtları almıştı. Olayda jandarma görevlileri kullanılmış, istihbarat görevlilerine silah çekilmiş ve devletin iki kurumu karşı karşıya getirilmişti. Gerekçe MİT’in terör örgütlerine yardım ettiği iftirası idi ancak işin aslına bakarsak FETÖ’nün amacı o dönemin hükümeti ile ve özelde dönemin Başbakanı Sayın Tayyip Erdoğan ile olan şahsi hesapları idi. Bundan dolayı devlet sırlarını açık ettiler ve Türkiye’yi dünyaya terör örgütlerine yardım eden ülke iftirası ile karşı karşıya bıraktılar. Diğer taraftan meselenin özüne bakacak olursak, tırlarda istihbarata ait silahlar çıkmış olması oldukça doğaldır. Bu tırlar Suriye’ye de gidiyor olabilir. İstihbaratın işleri bu şekilde ifşa edilmeye ve imha edilmeye çalışılırsa devlet nasıl gizli operasyon yapacaktır? Yani istihbaratın işi zaten gizli görevleri yerine getirmektir. Bu görevler bazen aldatıcı olabilir. Örneğin bir istihbarat elemanı yabancı ülke ajanına isteyerek bilgi veriyormuş gibi görünüp aslında bilerek yanlış bilgi aktarıyor olabilir. Veya bu özel bir operasyon olabilir. Dışarıdan düz mantıkla bakıpta bu bir ihanettir diye servis edilemez. Bu hareketler uyduruk ve ucuz siyaset malzemeleridir. Bu açıdan da bu uyduruk ve ucuz siyaseti yapan maalesef ülkenin ana muhalefet partisidir. CHP Genel Başkanı ve yönetimi iktidara zarar verebilmek adına istihbaratın faaliyetlerini ifşa eden FETÖ’cülerin kuyruğuna takılmıştır. Nasıl mı?

   Tarih, 17 Mayıs 2015. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, içerisinde şu anda tutuklu bulunan CHP milletvekili Enis Berberoğlu’nun da bulunduğu bir heyet ile Zaman Gazetesini ziyaret etti. Bu ziyaretin üzerinden iki gün geçmişti ki CHP Genel Başkanı Hürriyet’e verdiği bir röportajda aniden ‘’MİT tırlarının filmleri var. Kamyon kasalarında bombalar var. Ben seyrettim’’ dedi. Anlaşılıyor ki bu ihanet kasetleri ona Zaman ziyaretinde izletildi. Ve tarihler 29 Mayıs 2015’i gösterdiğinde Cumhuriyet Gazetesi’nin manşetinde Türkiye’yi dünya kamuoyunda zor duruma sokan o görüntüler ‘’İşte Erdoğan’ın yok dediği silahlar’’ ve ‘’MİT tırları ağzına kadar silah dolu’’ manşetleri ile verildi. Bu devlet sırrını ifşadır ve açıkça suçtur. Türkiye’ye bu gazete terör örgütüne destek veriyor iftirası atmıştır. Ancak birde şöyle bir durum var : Tarih 28 Kasım 2015. Can Dündar mahkemede hakimin ‘’MİT’e ait bu tırların içerisindeki malzemenin yasadışı bir örgüte (DAEŞ, El-Kaide, PKK vb.) gittiğine dair elinizde herhangi bir bilgi, belge veya delil var mı?’’ sorusuna ‘’Benim bu yardım tırlarının herhangi bir yasadışı örgüte gittiğine yönelik elimde herhangi bir bilgi, belge yoktur. Böyle bir bilgiye de sahip değilim.’’ demiştir. Söylenmesi gerekeni aslında ‘’John Dündar’’ zaten kendi ağzıyla söylüyor. Türkiye’nin bir terör örgütüne yardım ettiği iddiaları asılsızdır ve iftiradır. Şunu da söylemeden geçmeyelim, Can Dündar ‘’Tutuklandık’’ isimli kitabında o görüntüleri kendisine ‘’solcu’’ bir milletvekilinin verdiğini söylüyor. Sanırım bu da bir itiraf.

   Evet, son olarak kasetlerin Cumhuriyet Gazetesinde yayımlanma tarihinin 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri’nden bir hafta önce olmasına dikkatinizi çekerim. Burada ilk amaç AK Parti’yi 7 Haziran’da iftiralarla vurmak, sonrasında ise Türkiye’yi dünya kamuoyunda terör destekçisi gösterip ülkemizi yönetenleri uluslar arası mahkemelerde savaş suçlusu olarak yargılatmaktır. Ancak planları yine ellerine ayaklarına dolaştı.

Ülkemizin birliği ve selameti için selam ve dua ile…

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 04.07.2017 - 19:34 -142-
Bu sayfayı paylaşın :