Muharrem Ayı ve Ondaki Hikmetler.

-A A +A

  02 Ekim 2016 Pazar Günü, ( Hicri Yılbaşı ) Muharrem Ayının Biridir. Hicri Yılbaşı; Peygamber Efendimizin  (s.a.s) Mekke’den-Medine’ye hicret ettiği sene, hicri takvim başlangıcı kabul edilir. Muharrem Ayının birinci günü olan hicret, miladi 16 Temmuz 622 Cuma Gününe denk gelmektedir. Birinci Muharrem yılbaşıdır. Kameri yıl yaklaşık 354 gündür. Güneş yılından yaklaşık 10 gün noksandır. 

Aşure Günü, Hicri takvimin ilk günü olan Muharrem ayının onuncu günüdür. İslam inancına göre bu günde birçok önemli olayın meydana geldiği inanılırken bu güne kıymet atfedilir. Aşure, (Aşura) Arapça ’da 10 manasına gelen "aşara" kelimesinden türemiştir. Kelimenin Sâmî diller arasında ortak bir kelime olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, sözcük (ve gün) Musevilik inancında Büyük Kefaret Günü için kullanılmıştır. Hüseyin bin Ali ve beraberindeki 72 kişi Hicri 61'de Muharrem'in Onuncu gününde (10 Ekim 680) Kerbelâ ‘da Yezidi’n ordusunca katledilmiştir 

Şehrullahi’l-Muharrem" yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen bu Ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. 

Muharrem ayı aynı zamanda topyekûn bütün Müslümanları derin bir acıya gark eden Kerbelâ hadisesinin yaşandığı aydır. Zira Hicri 10 Muharrem 61 tarihi, Hz. Hüseyin Efendimizin ve çoğu Ehl-i Beyt-i Mustafa’dan olan 70 kişinin Kerbelâ çölünde hunharca katledilerek şehadet şerbetini içtikleri tarihtir. Hz. Hüseyin ki, Peygamberimiz (s.a.s)’in, “Benim dünyadaki çiçeğim, reyhanım” (1) dediği, “Cennet Gençlerinin Efendisi” (2)olarak tavsif ettiği, Hz. Aliyyü’l-Murtaza’nın, Hz. Fatımatu’z-Zehra’nın yavrusu, ciğerparesidir. Bu vesileyle şehitlerin serdarı, serçeşmesi, seyyidü’ş-şüheda Hz. Hüseyin Efendimiz başta olmak üzere Kerbelâ şehitlerini ve bugüne kadar hak, hakikat, adalet, ahlâk, erdem ve fazilet için; din, iman, vatan ve millet için can veren bütün şühedayı rahmet, minnet, şükran, saygı ve tazim ile yâd ediyorum. Allah bütün şehitlerimize gani gani rahmet eylesin. 

       Muharrem ayı, tarih boyunca insanlık için dönüm noktaları sayılabilecek önemli olayların yer aldığı bir aydır. Şüphesiz ki bunların başında hicri yeni yılın başlaması gelmektedir. Hicret, İslam tarihinde milat sayılmış ve hicretten on yedi yıl sonra,  Hz. Ömer (r.a)zamanında Hz. Âli (r.a)ın teklifiyle 1 Muharrem, kameri/hicri takvimin başlangıcı kabul edilmiştir.    

        Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) peygamberliğinin 13. senesinde 53 yaşında Ashabıyla beraber, yurtlarını, mallarını, hatta sahabeden birçoğu anne, baba, eş ve çocuklarını bırakarak Medine'ye Hicret etmek zorunda kaldılar. İlâhî nura susayan gönüller tarafından cihanşümul bir misafir olarak karşılanan Peygamberimize, Enser ve Muhacirlerin sergiledikleri dostluk, kardeşlik ve fedakârlığın bir benzerine tarih henüz şahit olmamıştır. 

 

         Kuran’da muharrem ayı 

         Hicrî Takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının İslâm tarihinde önemli bir yeri vardır. Bu ayın onuncu gününe “Aşure Günü” denilmektedir.  Aşure Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Suresinin ikinci ayeti olan "On geceye yemin olsun"(3ifadelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz. 

       Yüce Rabbimizin Tövbe suresi 36. ayetinde:"Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır.(4) buyurduğu aylardan Sevgili Peygamberimizin de "Şehrullah”, yani, “Allah'ın Ayı" diye nitelendirdiği ay Muharrem Ayıdır. 

 

         Hadis-i şeriflerde muharrem ayı 

Bir zat Peygamberimiz(s.a.s) geldi ve sordu: 

"Ramazan'dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz? "Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tövbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir" buyurdu.(5) 
       Yine Tirmizi ’de de geçen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır: "Aşure Gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına kefaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum."(6 

         "Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”(7) 

 

Aşure orucunun önemi 

Peygamberimiz (s.a.s) Medine’ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi. - “ Bu ne orucu diye sordu.”  

-Yahudiler : “Bugün Allah’ın Musa’yı düşmanlarından kurtardığı firavunu boğdurduğu gündür. Hz Musa(a.s) şükür olarak bugün oruç tutmuştur dediler.  

Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.s) de “ Biz Musa’nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz” buyurdu ve o gün oruç tuttu. Ve tutulmasını da emretti. (8) 

 

Muharrem ayındaki hadise ve olaylar. 
1) Allah’u Teâlâ (c.c) Gökleri bu ayda yaratmıştır 

2) Dağları, denizleri, kalemi, levh-i Mahfuz-u bu ayda yaratmıştır.    

3) Hz Âdemi bu ayda yaratmıştır. 

  4) Hz Âdem Aleyhisselamın tövbesini bu ayda kabul etmiştir. 

5) İdris Aleyhisselam bugünde yüce bir mekânı ref olduğu bilinmektedir. 

6) Nuh Aleyhisselam tufandan sonra bugünde karaya ayak bastığı bilinir. 

7) Cenabı Allah, Hz. İbrahimi bugünde ateşten kurtarmıştır. 

8) Cenabı Allah, Tevrat’ı bugünde Musa Aleyhisselama indirdiği bilinir. 

9) Cenabı Allah, Yusuf Aleyhisselamı bugünde zindandan kurtarmıştır. 

         10) Cenabı Allah, Yakup Aleyhisselamın kör olan gözlerini de bugün açmıştır. 

         11) Eyüp Aleyhisselam bugünde şifa bulmuştur. 

         12) Yunus Aleyhisselam balığın karnından bugünde kurtulmuştur. 

         13) Musa Aleyhisselam bugünde Kızıl Denizden Firavun’un zulmünden kurtulmuştur 

          14) Davut Aleyhiselamın bugün mağfiret olduğu bilinmektedir. 

          15) Süleyman Aleyhisselam’a bugünde mülk ve saltanat verildiği bilinir. 

  16) Hz Hüseyin ve 73 Arkadaşının şehit olduğu “Kerbela” şehitleri bu günde şehit olmuştur. 

         17) Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselam bugünde geçmiş ve gelecek günahların mağfiret olduğu bilinir. 

         Daha bu ve buna benzer birçok faziletli önemli gün ve haftaların bugüne rastladığı bilinmektedir.  

 

  Bu güne has er ravzu’l-faik’in kitabındaki şu kıssası çok önemlidir. 

  Bir vakit Basra’da servet sahibi bir adam vardı. Her senenin Aşure Gününde Müslüman Kardeşlerini evine toplar, sabaha kadar Kur’an okuyarak, okutarak geceyi ihya ederler, nerde fakir ve yoksul, kimsesiz varsa buldurur, hepsine tasattukta bulunur, dul ve yetimlere ikramda bulunur, elinden gelen hayrı fazlasıyla yapardı. Evinin bitişindiğinde bir komşusu bulunuyordu ve komşusunun hem anası, hem de kızı senelerden beri yürüyemez vaziyette idiler, kız babasına sordu; 

-Babacığım bugün nedir? Komşumuz herkesi evine toplayıp bu geceyi Kur’an ibadet ve zikirle ihya ediyor.  

-Babası; 

-Yavrucuğum, bugün Aşure günüdür, Allah katında bugünün hürmeti büyüktür, ayrıca çok da faziletleri vardır, dedi. Sonra uykuya vardılar. Fakat kız çocuğunun gözüne uyku girmiyordu. Sanki nefesi kesilmiş bir halde huşu ve hayret ile Kur’anı ve zikrullahı dinliyordu. Kuran’ın hatim duasını yaptıkları vakit yüzünü semaya doğru çevirdi ve Allah’a niyaz ederek; 

          -Ey Mevla’mBu gecenin senin indindeki hürmeti hakkı için, senin rızanı kazanmak için bu gece Kur’an-ı okumak için uyumamış, kulların hürmeti için beni şu halimden kurtar, kalbimin kırıklığını sar! Dedi. Daha sözünü bitirmemişti, o anda afiyet bularak bütün ağrı ve sancılarından kurtularak kalkıp doğruldu. Sabahleyin bu hali görünce şaşıp kalan babası: 

-Kızım bu nasıl oldu? Diye sordu. O da; 

-Babacığım bu gün Allah’a tevessül ettim. O da anında bana sıhhatimi ihsan etti, dedi. (9) 

Yazımı: Hz Hüseyin Efendimizin şu duası ile bitirmek istiyorum: “Allah’ım! Sana hamdlerin en güzelini arz ediyorum. Allah’ım! Atamızı peygamber kıldığın için sana şükrediyorum. Allah’ım! Bize Kur’ân’ı gönderdiğin ve onun derinliğini öğrettiğin için sana hamd ediyorum. Allah’ım! Bize hakkı gören göz, hakkı duyan kulak ve hakkı düşünen kalp verdiğin için sana şükrediyorum. Allah’ım! Bizi sana şükreden kullarından eyle! Bizi zalimlerden berî, müminlere velî.” (10) 

         Bu vesile ile Muharrem ayı ile başlayan Hicri yılının ve 10 Muharrem Aşure gününün milletimizin şahsında tüm İslam Âlemine mazlum insanlara hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah’tan dilerim. 

 

  Kaynaklar: 

(1) Tirmizi, Menâkıb, 30. 

(2) İbnMâce, Sunne, 11/4. 

(3) Fecr Suresi Ayet 2 

(4) Tövbe suresi Ayet 36. 

(5) Tirmizi. Savm: 40 

(6) A.g.e. Savın: 47. 

(7) İbni Mâce. Siyam: 43 

(8) İbn-i Mâce 

(9) Dua ve zikirler M.Sami Sayfa:121 

(10) Diyanet 07.10.2016 Tarihli Hutbesinden. 

 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 12.10.2016 - 10:57 -499-
Bu sayfayı paylaşın :