‘Muhteşem Şahlanış’ ya da ‘15 Temmuz Destanı’

-A A +A

Çok partili hayata geçtikten sonra genç Türk demokrasine her on yılda bir, sözde ayar vermeye kalkışanların, milletin meclisini lağvetmeleri, milli iradenin hâkim kılınması yerine -kendi keyfince- meclisi atanmışlarla doldurmaları; seçilmişlere eşi görülmemiş eziyetleri reva görerek yüreklerinde vatana hizmetten başka sevda taşımayan millet evlatlarını darağacına göndermeleri tarihimizin sayfalarına kara lekeler olarak geçmiş; kardeş kavgalarından çok çekmiş milletimiz ise, olup bitenler karşısında metanetini kaybetmemiş ve millet düşmanlarının ahlâksız plânlarını ancak sandıklarında yıkarak defalarca başlarına geçirmişti.

Tarihe kayıt düşme adına söylüyorum. Daha önce yaptıkları darbelerden kendilerine göre birtakım dersler çıkaran ve taktik değiştiren hainler ve meczuplar; elbirliğiyle milletimizin kendi aleyhine oynanan bu oyununu bozmasına, bir daha belini doğrultmasına, yeniden ayağa kalkmasına asla imkân vermeyecek bir meşum planla, insanlığın kendisini hayırla, şükranla, minnetle yâd ettiği Aziz Türk Milleti’ni Anadolu’nun bozkırında toptan imha edecek küresel bir oyunun son perdesini 15 Temmuz gecesi sahnede oynamaya kalkıştı.

Aslında, işaret fişeği yıllar önce patlatılan son ihanet, dünyanın gözleri önünde sergilendi. Unuttukları deniyor, hayır asla unutmadıkları, bütün ince ayrıntılarını düşünerek giriştikleri bu darbe girişiminde, Cumhurbaşkanından cumhuruna, Başkomutanından erine; Millet Meclisinden dağdaki çobanına kadar iman, azim, gayret sahibi; gözünü budaktan esirgemeyen ‘Asım’ın Nesli’ kalktı ayağa; film değil gerçeğin ta kendisi, efsaneleri kıskandıracak bir direniş… Ölüm kusan jetlere, helikopterlere, makineli tüfeklere, bombalara, tanklara, tüfeklere karşı göğsünü siper edip ölüme meydan okuyan millet evlatlarının kıyamıdır bu. Evet, düşmanın yüreğine korku salan muhteşem bir şahlanış… Adı ise: “15 Temmuz Destanı”…

Rahmetli Gömülü Çoban’ın kardeşimizin haykırışından mısralar dilimdedir:

“Yitirmedik geleceğe ümidimizi,

Soylu umutlar taşırız, kabaran kanımızda,

Damarımızda inanç akar çağıl çağıl!

Sinmiyoruz tavşan gibi,

Ya yaşarız insan gibi, ya ölürüz aslan gibi…”

Türk milletinin istiklâli, istikbali; Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası, cennet vatanımızın bölünmez bütünlüğü uğrunda, tarihe şanlı bir destan yazdıran bütün şehitlerimize Allah’tan rahmetler; gazilerimize sağlıklar, afiyetler diliyorum. Allah, kendilerinden razı olsun.

İdris DOĞAN
idris-dogan@hotmail.com                  
14 Temmuz 2017 

Kategori: 

Etiketler: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 14.07.2017 - 13:58 -216-
Bu sayfayı paylaşın :