Mümtaz Beyin Bahsettiği Ayetler

-A A +A

Her hafta Salı günü Anadolu Kulübü’nün lokanta kısmında çoğu emekli olan Noter meslektaşlarımızla toplanır yemek yeriz. Tabii bu toplantılarda hal hatır sohbetleri yapar, memleket meseleleri hakkında da görüş alış verişinde bulunuruz. Benim için mesele arkadaşlarımla haftada bir olsun görüşmek ve halleşmektir, maksat yemek değildir. Yemek yiyeceksek orada yediğimizin daha mükemmelini daha başka yerlerde daha elverişli imkânlarla yiyebiliriz.

Önceki hafta toplantımızda Emekli Noterimiz Mümtaz Şahin Bey, “Umut Ülke Türkiye” isimli kitabımı dikkatlice incelediğini; imla ve üslup yönünden çok güzel bulduğunu; gezilen yerlerle tarihî hatıraların bir arada mükemmel bir şekilde verildiğini; yalnız Yahudilere fazla yüklendiğimi söyledikten sonra; Estergon gibi yerlerde niçin yenildiğimizin sebepleri yeterince ortaya konmamış, dedi. Devam eden sohbetimiz sırasında Sayın Şahin -kendi ifadesiyle- Allah’ın Yahudileri üstün ırk olarak yarattığını ama Müslümanlara, onları dost edinmeyin demesinin çelişki olduğunu; kitabımda Tevrat ve İncil hakkında tahrif (muharref) edilmiş kitaplar dediğimi, Kur’ân’da buna dair ayet olmadığını söyledi ve görüşlerine delil olarak aşağıda meallerini sunduğum ayetlere bakabileceğimi söyledi.

Sayın Şahin’in verdiği sûre ve âyet meallerine tekrar tekrar baktım. Onların ne anlama geldiklerini aşağıda belirtmeye çalışacağım. Yalnız bundan önce, okur ve seviyeli eleştirmen sayısının son derecede kıt olduğu bu ortamda, Sayın Şahin’in, kitabı dikkatlice incelemesini önemli bulduğumu belirtmek isterim.

Öncelikle Sayın Şahin’in, Yahudilere fazla yüklendiğime ve Tevrat ve İncil’in tahrif edildiğine dair Kur’ân’da ayet bulunmadığı, şeklindeki görüşüne katılmadığımı içtenlikle belirtmek istiyorum. Bakara Sûresi’nin, “İnkar edenleri uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, kalpleri ve kulakları mühürlenmiştir, gözlerinin üstünde de bir perde vardır” mealindeki 6 ve 7. Ayetlerinin, Medine’de bile bile inkâr yoluna sapan Yahudi ve Yahudi reisleri hakkında indiğine dair rivayetler vardır.

DÖRT FARKLI İNCİL

Sayın Şahin, aralarındaki farklılıktan dolayı İznik Konsülünde İncil sayısının ancak dörde indirilebildiğini kabul edecektir. Tahrif konusunda başka delil aramaya gerek olmadığı kanısındayım. Kaldı ki yüce Allah, yeni bir peygamber ve yeni bir dini, insanlığın uzun geçmişi içinde önceki kitapların tahrifi ve dini duyguların zayıflaması sonunda göndermiştir. Burada dinlerin ikmal edilmesi söz konusudur.  Peygamberlerin pek çoğunun ya bir bölgeye ya da bir kavme gönderildiği tarihi bir hakikattir. İkmal edilmiş, bütün insanlığa gönderilmiş, cihanşümul din ise İslâm’dır.

Yüce Allah Kur’ân’da (İsrailoğullarının) Yahudilerin uzun geçmişini neredeyse en ince teferruatına kadar haber verirken, onların hayatından ibret almamızı ve geleceğimize yön verirken oradan çıkaracağımız derslerden istifade etmemizi istiyor. Ve onların âlemlere yani başka milletlere nasıl ve hangi şartlarla üstün geldiklerini bildiriyor, “onları üstün ırk olarak yarattık” buyurmuyor. Bu üstünlüğe şu âyet mealleri çerçevesinde bakılmalıdır:

     “Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz.” (Âl-i İmran, 3/139)

     “…Nice az topluluklar, Allah’ın izniyle nice çok topluluklara galip gelmişlerdir. Allah sabırlılarla beraberdir.” (Bakara, 2/249)

ÜSTÜNLÜK TAKVA İLEDİR

Allah katında üstünlük yap dediklerini yapmak, yapma dediklerini yapmamakla ilgili bir konudur. İslâm’da buna kısaca takva denir. Kimin takva ehli olduğunu da insanlar bilemez. Böylece, afra tafra yaparak insanların birbirine üstünlük taslamasının yolu kesilmiştir. Nerede kaldı bir ırkın üstünlüğü!

Zafer Allah’dandır. Allah’ın yardım ettiğini hiç kimse yenemez. O yardıma mazhar olanlar başka âlemlere üstün gelir. Bedir’de böyle olmuştur, Çanakkale’de böyle olmuştur. Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının liderliğindeki Kurtuluş Savaşımızda da böyle olmuştur. O gün Türk milleti bütün unsurlarıyla Allah’a öyle içten bağlanmış, öyle yardım istemiş ve öyle çalışmıştı ki, ancak bütün bunların sonunda diğer âlemlere üstün gelinmişti. Yani zafere, zaferin şartlarını yerine getirerek ulaşılmıştı. Bunda şüphe yok. Bugün de elde edilecek her türlü galibiyet, ekonomik, kültürel, ilmî, siyasî, askerî, hasılı her türlü galibiyet iman eden, çalışan ve çalışkan bir toplumla mümkün olabilir. Bugün giderek yaygınlaşma emareleri gözükün antroposantrik dünya görüşüyle, epiküryen anlayışla ve hedonizm peşinde koşmakla bir yere varamayız. Kabul edilmeli ki, biz başka toplumlara benzemeyiz, her şeyden önce emperyalist değiliz.

Sayın Şahin, Yahudilerin “üstün ırk olarak yaratıldıklarını” ileri sürerken şu âyetleri delil olarak gösteriyor:

“Andolsun ki biz, vaktiyle İsrailoğulları’na kitap, hüküm ve peygamberlik vermiştik. Onları temiz rızıklarla rızıklandırmıştık. Ve onları âlemlerden üstün kılmıştık.”(Casiye,45/16)

“Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi hatırlayın, bana verdiğiniz sözü tutun ki, ben de size verdiğim sözü tutayım ve sadece benden korkun.” (Bakara, 2/40)

“Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti ve vaktiyle sizi âlemlere üstün kıldığımı hatırlayın.” (Bakara, 2/47)

“Ey İsrailoğulları! Sizlere ihsan ettiğim nimetimi ve sizi vaktiyle âlemdeki ümmetlere üstün tuttuğumu hatırlayın!” (Bakara, 2/122)

Bu ayetler, Yahudilerin üstün ırk olduklarına değil, imana davet edildikleri halde inatçılıklarına delildir. Nankörlükten sakındırmak için kendilerine verilen nimetler hatırlatılmıştır. Üstün yarattım buyurulmuyor, üstün kıldım, buyuruluyor. Şu an alıp verdiğimiz nefes dâhil her şey yüce Allah’ın verdiği nimettir.

Konuya gelecek yazıda devam edeceğiz....

 

Not: Soran ve ayrıca ilgilenen okurlarım için kitap isteme adresi: Akçağ Kitabevi, Tuna Cad. No. 8/1, Kızılay/Ankara. Tel: (0312) 432 17 98 – 433 86 51

1-      Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?
2-      Yeniden Yükselişe Doğru
3-      Umut Ülke Türkiye
4-      Bir Noterin Anıları

Kategori: 

1 Comment

Mümtaz bey İsmail Beyin

Mümtaz bey İsmail Beyin "Umut Ülke Türkiye" adlı kitabını hem inceledim hem de okudum. Orada Yahudilere fazla yüklenme olmadığı gibi olaylar opjektif bir şekilde açıklanmıştır. Mümtaz bey Yahudi ırkı ne üstün bir ırk ne de ayrıcalıklı, Yahudiler kendi peygamberlerine bile ihanet eden bir kavimdir. Ayrıca Peygamber efendimiz Veda Haccında Irkçılığı ayaklar altına almış hiç bir ırkın diğer bir ırktan üstünlüğü yoktur. Sadece takva bakımından üstünlükleri vardır. Onun için bu konuya ilişkin bir araştırma yaparsanız sizin için iyi olur.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 02.05.2017 - 10:34 -412-
Bu sayfayı paylaşın :