Öğretmen ve eğitim

-A A +A

 

 Milletleri millet yapan onun inanç ve idealleridir. Bu bizim için iki bin yıllık Türk Tarihi ve Türk kültürüdür. Türk kültürü; milli birlik ve beraberliğimizin, yücelişimizin maddi ve manevi bir simgesidir. Kültürümüze maddi ve manevi değerlerimize tarih boyu hizmet etmiş, dünya çapında kabul görmüş saygın birçok bilgin, düşünür, sanatkâr komutan ve devlet adamı vardır. Bu kültür dünyamızın hizmetkârlarından biri, belki de en büyüğü öğretmenlerimizdir.

  24 Kasım kendilerine çok şey borçlu olduğumuz öğretmenlerimize tahsis edilmiş bir gündür.

  Kültürümüzde öğretmen, öğrenci ilişkileri önemli bir yer tutar. ” Ya öğreten ol, ya öğrenen ol, ya onları seven ol dördüncüsü olma! ” (1) buyruğu üzerinde hepimiz dikkatle düşünmeli ve ilim öğrenme ve öğretme hevesimizi daima diri tutmalıyız. “ Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” denmiştir. “Beşikten mezara kadar ilim öğrenmek” tavsiye edilmiştir.

Öğretmenlik mesleği kutsal bir meslektir. Çünkü hammaddesi ve ürünü insandır. İnsana şekil veren, geçmiş ve gelecek nesiller arasında önemli bir köprü vazifesi gören, çocuklarımızı ve gençlerimizi geleceğe hazırlayan, onlara kişilik, karakter kazandıran, milli ve manevi değerlerle donatılmış bir şekilde toplumumuzun, devletimizin, milletimizin daha müreffeh bir hale gelmesi için fedakârca çalışmalar yapan öğretmenlerimizdir.

  Sevgili meslektaşlarım!

  Gönlüne giremediğimiz öğrencinin kafasına giremeyiz. Kafasına giremediğimiz öğrenciyi de eğitemeyiz. İyi bir öğretmen öğrencilerini rüyasında bile gören öğretmendir. Bu meslekte yapılacak küçük yanlışlar, çocukların hayatında büyük yanlışlıklara sebebiyet verecektir. Yapılacak küçük iyilikler de büyük meyveler meydana getirecektir.

  Çocuklar öğrenmeye en açık dönemlerinde bile adeta bir sünger gibi gördükleri her şeyi çekiyorlar. Bu dönemde hayatlarındaki en büyük örnek, belki de hayatının en büyük kısmını kaplayan "öğretmenleri" olmaktadır.

  Ünlü şairimiz Cahit Külebi; Çocuklar adlı şiirinde çocukları bir nazlı kuşa benzetir. Kuşlar nasıl yuva ve yiyecek danesi isterlerse, çocuklar da ev isterler, ekmek isterler, öpülmek ve okşanmak isterler. Demek suretiyle eğitim ve öğretimde çocukları sevmenin vazgeçilmez unsurlarından biri olarak vurguluyor.

  Öğretmen sevgisi; Türk milletinin yüreğinin derinliklerinden kaynayıp gelen sonsuza denk akan berrak bir pınar gibidir. Bu sevgiyi azaltmaya veya kurutmaya çalışacak olanların hiçbirinin gücü yetmeyecektir.

  Öğretmen sevgisi; sınıfta yaşama sevinci, toplumda huzur, ülkede barışın simgesidir.

  Öğretmen; yurdun her tarafına dağılmış bir eğitim ordusudur. Bu ordunun her neferi ülkenin geleceğini aydınlatmak için pek çok zorluklara katlanan fedakâr insanlardır.

Öğretmen; üzüntüsünü sınıf kapısında bırakan, sıkıntılarını ve sorunlarını öğrencilerini görünce unutan, öğrencisi arasında ırk, renk, dil, din statü ayrımı yapmadan hayata hazırlayan, onları ilgi, beceri ve yeteneklerini dikkate alarak bir sarraf titizliği, Eyüp sabrı, anne şefkati ile işleyen, yerine göre ebeveyn, yerine göre doktor, yerine göre avukat, hâkim savcı, yerine göre de psikolog, sosyolog rollerini üstlenerek eğitim arenasında aktörlük yapan bir sanatkârdır.

Öğretmen; öğrencisinin başarısından mutlu, üzüntü ve sorunlarını dert edinen, başarıyı sadece rakam ya da puanlarla sınırlandırmayan, aksine her bir öğrenciyi ayrı bir dünya görerek, bilgi beceri, yeteneklerini geliştirmek ve milletin memleketin hizmetine sunmak için mücadele eden bir insan sarrafıdır.

  Dünyanın her yerinde öğretmenler, toplumun en güvenilir ve en saygın insanlarıdır.

  Öğretmen; Türk milletinin istikbale gidiş hareketinde, ümitlerini besleyen, elle tuttuğu meşaleleri ateşleyen canlı bir cereyandır.

  Öğretmen; Türk milletini içtenlikle düşünen ve bütün hayatını mensubu bulunduğu milleti için harcayan bir rehberdir.

  Öğretmen; fikirleri ve uyguladığı politikası ile milletimizin yaşamasının teminatı olması gereken Türk devletçilik anlayışına yön veren büyük bir ilim adamıdır.

  Öğretmen; insanı bütün olarak ele alan, onu kabiliyetlerine ve belli bir kültüre göre işleyen bir terbiyecidir.

  Karanlıkların sınırında nöbet tutan, cehalet ve gericiliğin siperlerine hücum eden, uyuşuklara hareket veren, uysallara cesaret veren, dengesizlere yön veren, buğdayı ekmek, odunu mobilya, pamuğu kumaş, çeliği top yapan öğretmendir.

  Öğretmen; bütün meslek hayatı boyunca hep kendisinden bir şey verir, fakat o kendisi için hiçbir şey istemez.

  Öğretmen; Çaldıranda “Ben tek başıma da olsa savaşa giderim. Kadınlarının yanına dönmek isteyen varsa dönsün” diyen Yavuzları yetiştiren bir dâhidir.

  Öğretmen; “Ya İstanbul beni alır, ya da ben onu alırım.” diyen çağ açıp çağ kapayan Fatih’lerin hocasıdır.

  Öğretmen; milletin dili, tercümanı olan Ahmet Yesevileri, Hacı Bektaşi Velileri, Yunus Emreleri, Hacı Bayramı Velileri, Mevlanaları… Yetiştiren yüce insandır.

  Öğretmen; Kurtuluş savaşında Samsun’a çıkarken vapurda yapılan aramadan sonra “Ne aradılar denildiğinde “Silah aradılar da bulamadılar komutanım” cevabına karşı:

- “Aptallar; biz silah değil kafa götürüyoruz kafa” diyerek kükreyen Mustafa Kemalleri yetiştiren büyük bir ordu komutanıdır.”

  Öğretmen; eskimiş köksüz kökensiz, bu topraklar da yeşermiş fikirleri ayrık otu gibi gösteren bir bahçıvandır.

  Öğretmen; zengine zengin, fakire fakir diyerek ters bir nazarla bakmayan bir sevgi gülüdür.

  Öğretmen; bölücü, ayrıcı, yıkıcı, ithal güdümlü fikir ve düşünceleri elinin tersi ile iten bir VATANPERVERDİR

  Öğretmen; ilim zihniyetinin ve çağdaş düşüncenin sembolüdür. Bunun yolunun da bilim ve teknikten geçtiğine inanır.

  Öğretmen; dertlerini kalbinde saklayan, Sınıfa güler yüzle, güvenilir bir eda ile giren bir sır küpüdür.

  Öğretmen; bir ışıktan bin ışık üretir.

  Öğretmen; kimseye karşı başı eğik değildir.

  Öğretmen; bir goncadır, açılır sevgi gülü haline gelir.

  Öğretmen; mum gibidir, çevresini aydınlatırken kendisi erir.

  Öğretmen; İlmin insanı yükselttiğini bilir, bilgiye önem verir.

  Öğretmenin, mürekkebi şehitlerin kanından üstündür.(Hz. Muhammed-s.a.v.)

  Çünkü şehidi de yetiştiren de bir öğretmendir.

  Öğretmen; bildiğini kâfi görmez. Daha fazlasını bilmek ve öğrenmek için çalışır, didinir.

  Dünyada her şeye değer biçilir ama öğretmenin eserine değer biçilemez.

  Çınarlar ayakta ölürler. Öğretmenler ise ölmezler, sonsuzlukta kaybolurlar.

           Sonuç olarak. Bu konuda peygamberimiz (s.a.s):

  Ben ilimle meşgul olan bir muallim- öğretmen olarak gönderildim. Bir saat ilimle meşgul olmak, uzun zaman nafile ibadetle meşgul olmaktan hayırlıdır demek suretiyle öğretmeni doruk doktasına çıkarmaktadır.

  İşte; böyle öğretmenlerimiz var oldukça; Allah bu millete bir daha “İstiklal Marşı” yazdırmayacak, kötü ve karanlık günler göstermeyecek, Türk milletini kıyamete kadar payidar kılacak, bu necip millet böyle öğretmenleri baş tacı yaparak ve çağdaş medeniyet âlemindeki gerçek yerini alacaktır.

  Milletimiz memleketimizin bekası için şahadet mertebesine yükselen eğitimcilerimiz ve tüm şehitlerimize Allahtan rahmet, gazilerimize, emekli olan değerli meslektaşlarıma ve hali hazırda görevinin başında olan saygıdeğer mesai arkadaşlarıma sağlık ve mutluluk dilerim.

         Kaynaklar:

         (1)İman, 2/256; Buhari, et-Tarihu’l-Kebir, 4/99; Ebu Nu’aym, el-Hilye, 7/237.

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 27.11.2016 - 20:04 -507-
Bu sayfayı paylaşın :