Öyle bir yapılanma ki

-A A +A

FETÖ örgütü nün darbe kalkışmasının sene i devriyesinde düşündürdükleri temel sorular ve alınması gereken tedbirler neler olmalıdır diye kamuoyunu bilgilendirmeyi bir vecibe saymaktayız.

FETÖ örgütü elbette ki sadece bir terör örgütü değildir. Siyasi askeri bürokratik ve istihbarat ayakları olduğu gibi sosyal iktisadi kültürel iletişim ve de itikadi bir boyutu olan uluslararası bir yapılanmadır.

Böyle bir tespit yaptıktan sonra dır ki şu temel soruyu tekraren sormamız gerekmektedir.

Yarım yüzyıldır tüm siyasal iktidarlar döneminde sivil toplum alanında en başat aktör olarak düşünülüp bütün kapıların açık tutulması tüm kamu ve sivil alan imkanlarının tahsis edilmesi ve de devlet referanslarının sonuna kadar kullanılması neticesinde bir devrin KAYIP NESİL olarak düşündüğümüz en zeki çocuklarının daha ortaokul sıralarında IŞIK evleri kanalı ile BATINİ bir temelde devşirilerek dershane ve okullarında eğitilerek siyasi askeri bürokratik ve istihbarat kurumlarında kripto bir yapılanma ile KADROLAŞIP iktisadi kültürel eğitim ve iletişim alanlarında hiyerarşik bir yapı ile KURUMLAŞIP yurt dışı eğitim sivil toplum ve iktisadi alanlarda gerekli uluslararası ittifaklarını oluşturup DEVASA bir örgütlenmeye ulaşan bir yapılanma

 Bu kadar GÜCE ulaşmış iken ÜLKEMİZİ temsil etmek yerine NEDEN böylesine bir kalkışma ile ÜLKEMİZİ bir iç savaşa sürükleyecek ve bir işgale götürecek bir DARBE teşebbüsüne girmiş bulunmaktadır?

Böylesine ALTAPOTUN kolları gibi teşkilatlanan bir yapılanmanın güvenlik bürokratik ve iletişim unsurlarıyla bir kalkışmaya yönelmesi hem BATINİ bir itikad gereği ve hem de ilişkili olduğu beynelmilel yapılarla olan entegre bir bağımlılık yapılmış olmasının zorunlu bir neticesi olarak karşımızda durmaktadır.

Bizler bu iki temel ayağa dikkat çekmiş oluyoruz.

Birincisi bir ülkenin DİNİ ve SOYLAL hayatı merdiven altı oluşumlar ile “batıni temelde mesihçi mehdici” yapılanmalara teslim edilir ise böyle bir netice kaçınılmaz olarak karşımıza gelecek demektir.

İkinci olarak her hangi bir sivil toplum örgütünün DEVLETE karşı illegal bir temelde paralel yapılar oluşturup beynelmilel örgütlerle sıkı fıkı ilişki içinde bağımlı bir yapıya dönüşmesi de kaçınılmaz olarak GÜÇ zehirlenmesine tutulacak ve bu zaafı uluslararası yapılar tarafından elbette ki ÜLKEMİZ aleyhine kullanılacak demektir.

Ancak çuvaldızı başkalarına batırırken iğneyi de kendimize batırmayı asla ihmal etmemeliyiz.

DEVLET dediğimiz meşru ve hukuksal bürokratik yapı bir bostan korkuluğu elbette ki değildir ve olmamalıdır da.

Başta eğitim sistemi olmak şartı ile dini hayatın tanzimi kayıtlı ve meşru temellerde oluşturulan bir sisteme göre yapılmalıdır. DEVLET dediğimiz milletin meşru ve hukuksal kurumlarının tamamı aşiret tarikat cemaat ve şirket ZİHNİYETİ ile yönetilemeyeceğinden böylesine OY avcılığı ve de MENFAAT devşirmenin bir aracı yapılan tüm sivil toplum örgütlenmeleri eninde sonunda siyasi amaçlara yönelecek ve de bu zaafları beynelmilel güçler tarafından değerlendirilerek kullanılacaktır.

İSLAM coğrafyalarında her gün olup duran KAN ve KİN akıtan CİHADİST yapılar dahil tüm DİNİ cemaatçi yapılar maalesef üzülerek belirtmemiz gerekiyor ki bu tür yapılar uluslararası SERVİSLERİN taşeron örgütlenmeleri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Uluslararası SİSTEMİN küresel güçleri elbette ki kendi ŞER planlarını devreye sokacaklardır. Bizler de kendi ISLAH ve GÜVENLİK tedbirlerimizi almak durumunda olacağız demektir.

DEVLETE ve de meşru iktidarlarına yaraşan TEDBİR

Başta BEKA davamız ve istiklal ve istikbal davamız olmak üzere

 HALKIN dini ve sosyal hayatı ile özellikle de GÜVENLİK kurumlarının böylesine karanlık MAHFİLLERİN cirit attığı ve atlarını oynattığı ortamlarda ne idüğü belli olmayan aktörlere teslim edilmemesi ve de adam gibi bir EĞİTİM sistemi ile ve de adam gibi ehliyet ve liyakat temelinde bir HUKUK devleti yapılanması ile ÜLKEMİZİN “tek bayrak tek vatan tek devlet ve tek millet” örgütlenmesi ile bölgesinin huzur barış istikrar ve ümran adası olması sağlanabilmelidir.

“Ne istediler de vermedik ne dediler de yapmadık” demek bir siyasi iktidarı sorumluluktan asla kurtaramayacaktır.

Böylesine sosyal travmalarla sonuçlanan ve de zaafa uğratılan kayıp nesillerin kullanılması ile ortaya çıkan çok vahim olaylar inşa Allah bir daha ÜLKEMİZDE tekerrür etmesin dilek ve temennilerimizi de tüm kamuoyu ile paylaşmak isteriz.

Vesselam

Kategori: 

Etiketler: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 17.07.2017 - 13:52 -215-
Bu sayfayı paylaşın :