Özgürlük Meşalesi!

-A A +A

Kapitalist sistem yeryüzünde öyle kendiliğinden tarihin bir seyri olarak tesadüflerle ortaya çıkmış bir sistem değildir. Öyle sanıldığı gibi Adam Smith gibi klasik iktisatçıların kurduğu bir sistem de değildir. Bunlar kurulan sistemin daha sonra kitabını yazmış adamlardır. Aydınlanma dedikleri dönemle gelen düşünce ve yönetim sistemi eski Roma ve Yunan anlayışından pek fazla bir farkı yoktu. Pazar ekonomisi ilk insandan beri zaten hep var olan bir şeydi. Arkalarında olan bir güç insanları belli bir yöne doğru yönlendiriyordu. İnsan hakları, hak, adalet, özgürlük ve demokrasi diye gariban halk yığınlarını harekete geçirip, krallıkları ve kilisenin otoritesi yıkan görünürde burjuva denilen,  gerçekte daha derinlerde olan organize bir güçtür.  

      O çok övündükleri halk devrimlerinin arkasındaki asıl gerçek maalesef çok fazla bilinmemekte ve halk devrimleri bu işin görünen yüzüdür. Bunlar için sol, sağ, özgürlük, demokrasi, diktatör, şeyh, Kral, laik, şeriatçı olmak hiç önemli değil. Yeter ki onlarla işbirliği içinde ol. Tek ideolojileri çıkarları, bütün ilişkilerini çıkarları üzerine kurarlar. Mısır örneği, şeriatla ve krallıklarla yönetilen dostları ortada. Böylece birçok ülkede kendilerine karşı olan oluşumları bu yollarla tek tek boyun eğdirdiler. Asıl amaçları özgürlük maskesi altında dünyaya, “Bırakınız Yapsınlar- Bırakınız geçsinler” sloganını hakim kılmaktı. Böylece ipinden boşanır hayvan gibi serbest kalınca, başladılar dünyanın dört bir yanını talan etmeye, ülkeleri sömürgeleştirmeye, insanlarını köleleştirmeye. Derken daha çok pay alayım derken hepsi birbirlerine düştüler ve sebep oldukları dünya çapındaki savaşlarda 250 milyon insanı katlettiler. Zavallı ABD bile, bir avuç küresel finans-kapital bankacı tarafından jandarma olarak kullanılmaktadır.

      Onlara sorarsanız, bütün yaptıkları diğer ülkelere demokrasi ve çağdaş uygarlığı götürmek istemekti. Bu iş önceleri işgalle yapılınca “Mızrak çuvala sığmadı” emperyalist emelleri fazla sırıttı. Son yıllarda kendilerine karşı olanları bazen işgalle, bazen “Bizim çocuklar” diye tabir ettikleri yerli uşaklarıyla yapılan darbelerle, bazen de Soroz’cu pembe halk devrimleriyle bu sömürgeci emellerini dünya üzerinde sürdürmektedirler. Hedefleri dünyayı tek elden yönetecekleri “yeni bir dünya düzeni” kurmaktı. Gasp ve talanla kurdukları ve çok övündükleri çağdaş uygarlık seviyesi dedikleri medeniyetlerine bir bakalım. Dünya servetinin % 99’u, dünya nüfusunun %1’i oluşturan bu küresel derebeyleri tarafından gasp edilmiştir.  Yeryüzündeki açlığın kıtlığın asıl nedeni bunların doymak bilmez hırslarıdır.

   Şu an yeryüzünde söz geçiremedikleri önemli iki lider kaldı. Biri Rus Lider Putin, diğeri “dünya beşten büyüktür” diyen Erdoğan’dır. İşte 15 Temmuz darbe girişiminin asıl arka planı budur. İngiliz gazeteci Tim Marshall, İngiliz yayın kuruluşu BBC’de katıldığı programda 15 Temmuz darbe girişimi sırasında darbecilerin iki büyük hata yaptığını, bunlardan birinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı öldürmemeleri, diğerinin de medyayı susturmamak olduğunu söyledi. İngiliz Times gazetesinin diplomasi editörü Roger Boyes, bugünkü köşe yazısında Türkiye'de darbe girişimi sonrasında yaşananları ve bunun Avrupa Birliği'ne (AB) olası etkisini değerlendirdi. Fransa ve Almanya hükümetlerinin kıtada kontrolü kaybettiğini, Türkiye'nin de artık AB ile işbirliği yapmadığını kaydeden Boyes, "AB neredeyse hiç, bu kadar zayıf görünmemişti" yorumunda bulundu. The Wall Street Journal gazetesinde yer alan habere göre Votel, darbe girişimi sonrası tutuklanan cuntacıların, "ABD ordusunun yakın müttefikleri" olduğunu ifade etti.

Ne kadar demokratlar ortada. Bu ara yerli işbirlikçisi cemaat lideri F. Gülen, ABD'nin New York Times gazetesine kendi adıyla yazdığı makalede, ''Batılı demokrasilerin ılımlı Müslümanlara ihtiyaç duydukları bir dönemde, "hizmet" içindeki ben ve arkadaşlarım Batı’nın yanında yer aldık.'' diyerek ABD’ye güven tazeledi.

   Durum apaçık ortada. “Masum Anadolu’muzun darbeye karşı direnen saf çocukları” öyle bir destan yazdılar ki, iddia ediyorum tarihin bir dönüm noktası olacak. Aslında ikinci bir istiklal harbi yaşadık. Nasıl ki birincisi, bu küresel güçlerin işgal ettikleri ülkelere örnek olduysa, bu ikincisi de yine “dünya beşten büyük” olduğunu bütün insanlara ispat edecektir. “Masum Anadolu’nun saf çocukları”, er meydanına tekrar çıkıp bütün insanlara örnek olarak, “daha ölmedik insanlık için ayağa kalkın” diyerek özgürlük-kurtuluş meşalesini yakmıştır. Bu ateşin ışığı tüm dünyayı aydınlatacaktır.

Kategori: 

1 Comment

ilhan bey çok güzel ifade

ilhan bey çok güzel ifade etmişsiniz tebrikler ve teşekkürler

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 29.07.2016 - 11:55 -435-
Bu sayfayı paylaşın :