"Radikalleşecek veya diasporada yeni bir mezhep olarak örgütlenecek"

-A A +A

 Ayşe Karabat

15 Temmuz darbe girişimi

Bu ropörtaj  Al Jazeera'de 16 Ağu 2016 tarihinde yayınlanmıştır.
Radikalizm, terör ve teo-strateji alanlarında çalışmalarıyla tanınan Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi profesörlerinden Hilmi Demir’e göre, Gülen Örgütü ya radikalleşecek ya da diasporada yeni bir mezhep olarak örgütlenecek, çünkü küresel güçlerin Sünni dünyada bir ortağa ihtiyacı var. Demir, bu ihtiyaç devam ettiği için Fethullah Gülen yerine ikinci bir ismin de belirlenmiş olabileceği görüşünde. 

Demir’e göre, bu tip örgütler, kendilerinden önceki benzer örgütlerin tecrübelerini birleştirdikleri için bu yapılanmadan sonra ortaya çıkacak örgüt daha güçlü olabilir. Bu nedenle bu tip yapılanmalarla mücadele etmek için Türkiye, radikalleşmeye karşı güçlü bir tez ortaya koymalı ve bu tezinin arkasında bütün kurumlarıyla güçlü bir şekilde durmalı. Çünkü bu tip örgütler ancak rasyonel, özgürlükçü bir teoloji ile yenilebilir.

“Sorun Sünnilikte değil, dini orta sınıfın olmayışında” diyen Demir’e göre, dini açıdan bilgili, bilinçli, dini hassasiyetlere sahip, bununla birlikte toplumsal yapıyla ve sistemle barışık bir dini orta sınıf oluşturulması gerekiyor.

“1947’de CHP Kurultayı'nda laiklik tartışılırken, ortaya konulan dini bilgi bugün İslami çevrelerde bile yok” diyen Demir, bir tarafın katı laiklikten diğer tarafın da “Ne yaparsak yapalım devlette yerimiz olmayacak” travmasından kurtulması gerektiğini söylüyor çünkü bunu başaramazsak bu tip örgütlerle karşı karşıya kalmaya devam edeceğiz.

"Din, tek açıklayıcı paradigma değil"

Bu yapıya bir ilahiyatçı olarak baktığınızda ne görüyorsunuz?

Dini argümanlar kullanan ya da din üzerinden kendisini meşrulaştırmaya çalışan bir yapı görüyorum. Örgütün lideri olarak kabul edilen kişi, uzun süre imamlık yapmış bir dini vaiz. Dolayısıyla burada teolojik bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu rahatlıkla söylemek mümkün. Tabii ki din yaşadıklarımızı ifade etmekte ve anlamakta tek açıklayıcı paradigma değil. Sosyal, ekonomik, siyasi, kültürel arka planı da var. O açıdan baktığımızda dini görünümlü, daha derin bir yapı ile karşı karşıyayız. Bu tür gruplarda, tarikatlarda yapılarda Batınilik, ezoterik düşünce aktif rol oynuyor. Ortadoğu’da Batıniliğe bulaşmamış, ezoterizmden nasibini almamış bir yapı bulmanız çok zordur. Bu açıdan dinden beslenmesi onun geleneğe yaslandığı anlamına gelmiyor aksine bu çağa ait modern bir yapı ile karşı karşıyayız.

Böyle yapılar derken meselâ, Haşhaşiliği mi kast ediyorsunuz?

O, Avrupa’daki algıya yönelik bir şey gibi duruyor. Hassan Sabah’ın kurduğu yapıya İsmaili Nizari diyoruz. Buna çok benziyor.

"Bu tip örgütlenmelerin prototipi var"

Nasıl?

Bü tür örgütlerde üçlü bir yapı ile karşı karşıya kalıyoruz. En tepede gizli bir organizasyon var. Gizli bir bilgiye sahip olduklarını söylüyorlar. Bunu herkesle paylaşmıyorlar. Bunu da Tanrı’dan aldıklarını iddia ediyorlar. Bu bilgi bir kişiye yani imama geliyor. O da bu bilgiyi çevresindeki gizli yapı ile paylaşıyor. Bunu topluma yaymak için iki ayaklı bir yapı kuruyorlar. Bunu üçgene benzetirsek, tepede gizli örgüt, ortasında legal yapılanma var. Bunlar, cemaat ya da tarikat da olabilir. Dolayısıyla bu tarikat yapısında kendilerine inananlara, yukarıdaki bilginin ne kadarının verilmesi gerekiyorsa o kadarını veriyorlar. En alttaysa bunlara sempati duyanlar ve bunlar için çalışanlar var. Bu en alttakiler üstteki bilgiye asla ulaşamıyorlar. Organizasyon şeması bu. Bu şemayı bir prototip olarak alın. Bunu bütün benzer yapılanmalara uygulayabilirsiniz. Şu anda da karşı karşıya olduğumuz bu.

Başka örnekler de var mı?

Meselâ Osmanlı’da mehdiliğin araçsallaştırıldığı, iktidarın zûlüm, haksızlık yaptığı iddiasıyla ortaya çıkan Baba İlyas ayaklanması gibi, orada benzer bir ideoloji ile karşılaşıyor.

Onun dışında bence ordudaki yapılanması 1952’de Mısır’da yapılan Hür Subaylar darbesine benziyor. İhvan’nın kurucusu Hasan El Benna’nın 1949’da öldürülmesinden sonra Mısır Ordusu’ndaki, daha önce İhvan’a ait olan hücreler harekete geçirilip bir darbe gerçekleştirilmiştir. Orada da orduya sızma tartışmaları vardır. Hatta "Ordu mu İhvan’a sızdı, İhvan mı orduya sızdı" tartışmaları yapılmıştır. Hür Subaylar darbesi ilginç bir darbedir. İki şey çok etkili. Arap milliyetçiliği ve İhvan’ın ideolojisi. Niye? O hareket de İngiliz emperyalizmine karşı olduğu iddiası ile yapılmıştır. İhvan’ın İslamcı ideoloji ve Arap milliyetçiliğinin birleşmesi ile meydana geldiği söylenir. Ama üzerinde tartışmalar hâlâ devam etmektedir. Bugünkü olan şey bu coğrafyada hiç olmamış bir şey değil. Buradaki farklılık ne? Bunu IŞİD’de de görmüştük. Bu coğrafyada çıkan en son örgütler, bütün öncekilerin tecrübesini birleştiriyor. Bu yapıda Batınilik var, mehdilik var, Hristiyan misyoner örgütlenme yapısı var; gizli sır, İsmaili yapılanma var, İhvancılığın toplumsal örgütlenme modeli var. Şimdi hepsi bu yapı tarafından kopyalanmış. Bunların öğrenildiğini düşünüyorum. Muhtemelen hem tarihsel hem kültürel yapılar tanınarak ilerleniyor. Bu tür dini grupların hepsinde böyle olur. Size bir şey söyleyeyim, bu giderse ve yerine başka bir örgüt gelirse bundan bir adım daha ileride olacaktır.

Günümüz Ortadoğusu’nda bu yapılanma nereye oturuyor; Arap halk hareketlerini geçirmiş, Suriye’de savaş olan, IŞİD’in var olduğu günümüz Ortadoğu’sunda?

Bu yapı Ortadoğu’dan çok renk taşıyor ama tek başına Ortadoğu’ya ait değil. Küresel bir güç oldu. Yapının nasıl başladığı, nereye doğru evrildiğini dikkate almak zorundayız. Bu yapı 2000’den sonra küresel bir harekete dönüştü.

 


Ayşe Karabat

1970 yılında Ankara'da dünyaya geldi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünden mezun oldu. 1995’den beri çeşitli dergi, gazete ve TV kanallarında muhabir olarak çalıştı.

 

 

Kategori: 

Etiketler: 

1 Comment

harika bir ropörtaj, bu

harika bir ropörtaj, bu yazıyı internet gazetenize taşıyarak istifademize sunduğunuz için sizlere teşekkür ederim. Hilmi Demir Hocayı Didem Arslanın proğramında da izlemiştim, kritik ve tahlillerinde; Dinamik tahlil medodunu çok güzel uyguladığını görüyorum.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 20.08.2016 - 11:15 -1,216-
Bu sayfayı paylaşın :