+A A -A

Rahmet kapıları açılıyor!..

-A A +A

             Yüce Allah’a sonsuz şükürler olsun ki, yine rahmet iklimi olan mübarek üç aylara giriyoruz. Bu aylar, imanımızdan gelen bir heyecanla ibadet hayatımızın daha canlı tutulduğu rahmeti bol, bereketi bol aylardır.

          Recep ayında, Regaip ve Mi’râc; Şaban ayında Berat; Ramazan ayında ise Kadir Gecesi gibi dört ayrı gece bulunmaktadır. Bu geceler, üç ayların manevî atmosferinin bereketli ve hikmetli yıldızları gibidir. Bu aylar, dua ve yakarışların Allah’a (cc) arz edilmesi, pişmanlık gözyaşlarıyla günahların yıkanması, yapılan ibadet ve taatlere verilen sevabın katlanması bakımından kaçırılmayacak birer fırsattır.

          Kandiller insan hayatında birer nimettir: Evet, nimetler ayağımıza geliyor. Üç aylar ve kandiller, içinde yaşadığımız fakat farkında olmadığımız nimetlerdir. “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve herkes yarına ne hazırladığına baksın. Allah’tan korkun çünkü Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”(Haşır, 59/18)

           Üç aylar mevsimi ve kandiller, bu ayetin gereği olarak yani yarınlarımız için hazırlık yapmak için bir fırsattır. Tabii ki kastımız bütün bir yaşamı üç aylar ile sınırlandırmak değil tam tersine biten enerjimizi, boşalan akümüzün yeniden doldurulması için bu İlahi feyiz ve bereketin zirve yaptığı zaman dilimlerinden en üst derecede istifade etmektir.

         Mübarek üç aylar içinde öyle feyizli geceler vardır ki, Allah (c.c.)’in sonsuz rahmeti bereketi bu gecelerde (daha fazla) rahmet yağmuru gibi müminlerin üzerine iner.           

          Recep Ayı: Dört kıymetli aydan biridir. Bir âyet-i kerime meali:“Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günden beri, ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü, haram (hürmetli) olan aylardır.” (Tevbe 36)  Resulullah efendimiz, Receb ayına çok değer verir ve "Ya Rabbi, Receb ve Şabanı bizler için mübarek kıl ve bizi Ramazana eriştir" diye dua ederdi.

          Receb ayında Allah-ü Teâlâya çok istiğfar edin; çünkü Allah-ü Teâlânın, Receb ayının her vaktinde Cehennemden azat ettiği kulları vardır. Ayrıca Cennette öyle köşkler vardır ki, ancak Receb ayında oruç tutanlar girer. Cennette öyle köşkler vardır ki, onlara ancak Receb ayında oruç tutanlar girer. Recebin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün de sonunda oruç tutana, ayın hepsinde tutmuş gibi sevap verilir. Kaza oruç borcumuz olmasa bile, oruç tutarken, ilk veya son kazaya kalan Ramazan orucunu tutmaya diye niyet etmelidir.( Hadisi Şerifler)

         Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez: Regaib gecesi, Şabanın 15. gecesi, Cuma gecesi, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı geceleri.  Allah_ü Teâlâ, Receb ayında hasenatı kat kat verir. Bu ayda bir gün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem kapıları kapanır. 8 gün tutana Cennetin 8 kapısı açılır. 10 gün tutana, Allah-ü Teâlâ istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir münadi, "Geçmiş günahların affolundu" der. Allah-ü Teâlâ, Nuh aleyhisselamı Recebte gemiye bindirdi. O da, Receb ayını oruçlu geçirip oradakilere oruç tutmalarını emretti.

          Şaban Ayı:  Resulullah efendimiz, Şaban ayına da çok değer verirdi. Hz. Âişe validemiz buyuruyor ki: Resulullah’ın, hiçbir ayda, Şaban ayından daha çok oruç tuttuğunu görmedim. Bazen Şabanın tamamını oruçla geçirirdi.

                                             RECEP ŞABAN RAMAZAN

             “Şaban, öyle faziletli bir aydır ki, insanlar bundan gâfil olurlar. Bu ayda ameller, âlemlerin Rabbine arz edilir. Ben de amelimin oruçluyken arz edilmesini isterim. “Ramazandan sonra en faziletli oruç, Şaban ayında tutulan oruçtur. Şaban'da üç gün oruç tutana, Allah-ü Teâlâ Cennette bir yer hazırlar. “ Şabanın 15. gecesini ibadetle, gündüzünü de oruçla geçirin! O gece Allah-ü Teâlâ buyurur ki: “Af isteyen yok mu, affedeyim; rızk isteyen yok mu, rızk vereyim; dertli yok mu, sıhhat, afiyet vereyim. Ne isteyen varsa, istesin vereyim” Bu hâl, sabaha kadar devam eder.”(Hadisi şerifler)

              Üç Aylar, Kameri Takvime göre, Recep, Şaban ve Ramazan aylarıdır. Bu aylar, rahmet dalgalarının başladığı, manevi huzur ve sükûnun kalplere doğduğu, ilâhî rahmetin coştuğu aylardır. Bu aylar girince, müminlerin ruhlarını manevi bir hava kaplar, bu mübarek aylar içerisinde öyle feyizli ve bereketli geceler vardır ki, Yüce Allah’ın rahmeti, bu gecelerde müminler üzerine yağmur gibi yağar.

                Üç aylar, ''Kandiller Geçidi'' olarak da ifade edilebilir. Bu dönem  insanın günahlarından tövbe edip temizlenmesi için büyük fırsattır. İnsanların hayatlarını değerlendirmesine yardımcı olan üç aylar ve kandiller, dünyevi meşguliyetlerden sıyrılıp,  yaratılış gayesini düşünmesi için son derece değerli zamanlardır.

           İslam alimlerinin bildirdiğine göre, bu aylar ekim ve ziraat ayıdır. Sevaplı işler, oruç tutmak, tövbe etmek vs. güzel şeyler yapılır. Bir mahsulün ekilmesi gibi ziraat ve ekim ayıdır. Şaban ayı bakım ayıdır. Ramazan ayı biçim ayıdır, yani mahsulün alındığı aydır demişler. Demek ki, Recep ayı, bizi Ramazan ayına hazırlayan mağfiret mevsimin ilk ayı, Regaip de ilk kandili olmuş oluyor.

         Onun için, "Recep ayı tövbe ayıdır." demişler. Yani kul ne yapmalı? "Yâ Rabbi! Ben anlayamamışım, hatâ etmişim, bilememişim, suçluyum, kusurluyum; beni affet..." diyerek hatasını itiraf edip, hatasından dönerek, Cenâb-ı Hakk'ın yoluna girmelidir. Mevla bizi de bu Hakk yola girenlerden eylesin!.

            Miraç, Berat kandilleri ile Kadir gecesi ve Ramazan bayramı gibi Müslümanlar için tövbe etmenin, affın, manevi arınmanın ve kendini yenilemenin habercisi olan üç ayların müjdecisi Regaip Kandili üç ayların ilk Kandili olarak  kutlanır.

          Üç aylar Yüce Allah’ın ruhumuza ikram ettiği fazileti ve feyzi ile bir zaman dilimidir. Yapılan dileklerin dalga dalga Allah’a ulaştığı, dökülen pişmanlık gözyaşlarının günahları silip yok ettiği kandiller geçididir. Melekî olduğu kadar, şeytani özelliklere de sahip ve günah işlemeye müsait olan insanın günahlarındın tövbe edip temizlenmesi için üç aylar kaçırılmayacak bir fırsattır.

          Mübarek gün ve geceler yarınlarımız için hazırlık yapmak için bir fırsattır. Tabii ki kastımız bütün bir yaşamı üç aylar ile sınırlandırmak değil tam tersine biten enerjimizi, boşalan akümüzün yeniden doldurulması için bu İlahi feyiz ve bereketin zirve yaptığı zaman dilimlerinden en üst derecede istifade edebilmektir.

        Hz. Resul-ü Ekrem'den (s.a.a) nakledilen bir hadisinde şöyle buyurmaktadır: "Recep Allah'ın büyük ayıdır. Hiçbir ay hürmet ve fazilette bu aya ulaşamaz. Bu ayda savaş haramdır. Şunu bilin ki Recep Allah'ın ayı, Şaban benim ayım, ve Ramazan ümmetimin ayıdır. Kim recep ayının bir gününü oruç tutarsa, Allah'ın rızasını kazanmış olur. Allah'ın gazabı ondan uzaklaşır ve cehennem kapılarından birisi onun yüzüne kapanır."

                                    RECEP AYININ FAZİLETİ

        Bir âyet-i kerime meali: Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günden beri, ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü, haram (hürmet edilen) aylardır.) (Tevbe 36).

             Receb ayının faziletiyle ilgili birkaç hadis-i şerif: “Haram aylar, Receb, Zilkade, Zilhicce ve Muharremdir. “Haram aylarda Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri oruç tutana iki yıllık ibadet sevabı yazılır.” [Taberani] ”Haram aylarda bir gün oruç tutup bir gün yemek çok faziletlidir.”   [Ebu Davud]

                “Allâh’ın kabul edeceği tövbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah bunların tövbesini kabul eder. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.”

               “Yoksa kötülükleri yapıp yapıp da içlerinden birine ölüm gelip çatınca, «Ben şimdi tövbe ettim.» diyenler ile kâfir olarak ölenler için (kabul edilecek) bir tövbe yoktur. Onlar için acı bir azap hazırlamışızdır.” (en-Nisâ, 17-18)             

                 “Receb’de, takva üzere bir gün oruç tutana, oruç tutulan günler dile gelip, “Yâ Rabbi, onu mağfiret et” derler. [Ebu Muhammed]

                 Cenâb-ı Hak, ölüm gelip çatmadan evvel tövbe edenleri, kapısından eli boş çevirmeyeceğini, Peygamber Efendimizin lisânından, şu hadîs-i kudsî ile bizlere haber veriyor: “Kim bir hayır işlerse, ona bunun on misli vardır veya daha da artırırım. Kim bir kötülük işlerse, ona da bunun karşılığı vardır. Ya da tamamen affederim. Kim bana bir karış yaklaşırsa, Ben ona bir arşın yaklaşırım. Kim bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. Kim bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak varırım. Kim bana hiçbir şeyi ortak koşmamak şartıyla, dünya dolusu günahla gelirse, ben kendisini o kadar mağfiretle karşılarım.” (Müslim, Zikir, 22)

            “Receb ayının ilk Cum’a gecesine Regâib gecesi denir. Bazı âlimlerin açıklamasına göre, Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bu gece pek çok rûhânî ahvâl ve ikrâma kavuşmuş olmakla, Yüce Allâh’a şükür için on iki rekat namaz kılmıştır.

               Regâib; istenilen, değeri çok olan, bağış, ihsân, ikrâm ve nefis şeyler demektir. “Râğibe” kelimesinin çoğuludur. Bu geceyi ibâdetle geçirmenin sevâbı büyüktür. Bu geceyi hakkıyla idrak edebilmek için Receb ayının ilk Perşembe gününü oruçlu geçirmek, gecesinde de akşamla yatsı arasında iki rekâtta bir selâm verecek şekilde on iki rekât namaz kılmak, Allah Rasûlü tarafından tavsiye edilmiştir.

             “Regaib kelimesi bolluk, bereket, fazilet anlamına gelir. Bu gece Allah'ın lütuflarının bol bol verildiği bir gecedir ve üç ayların ilk kandil gecesidir. Semanın kapılarının sonuna kadar açılıp rahmetin sağanak sağanak yağdığı böyle bir gecede düşen damlaların bizi  sırılsıklam edeceği günlere merhaba diyoruz.  Yağmur yüklü bulutlar gibi gelen, eteğindeki hayır cevherlerini başımıza boşaltan ve bizlere mutluluk veren kandillere merhaba diyoruz.             

                 Reğaip Gecesi bir ömürden daha hayırlıdır. Ellerin açıldığı, gözlerin dualarla yaşardığı, kalplerin okşandığı Regaib Kandilinde bütün insanların günahlardan uzaklaşıp tövbelerinin kabul edilmesini niyaz ederiz. Allah tüm inananları iman yolundan ayırmasın. 

                                        ÜÇ AYLAR RAMAZANIN MÜJDECİSİDİR

             “Yaptığımız bu güzel hasletleri sadece bir gece yapıp sonra terk etmek üzere değil, belki son nefesimize kadar güzel, faydalı, hayır, kısaca Allah’ın razı olduğu şeyleri yapmak için bu geceyi sağlam bir başlangıç olarak kabul etmeliyiz. 

                “Allâh’ım! Bizlere bu mübârek tövbe ayından affolunarak çıkmayı nasîb eyle!  Allâh’ım! Receb ve Şaban ayını bize mübârek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.”   

        Ve… Ramazan ayı, dinimizce yüce ve kutsal kabul edilmiş mübarek bir aydır. Kutsiyeti ve fazileti Kur’an ve sünnetle sabit olan Ramazan ayı zamanda on bir ayın sultanı olara kabul edilmektedir. Ramazan ayı, kalplerin dirildiği, gönüllerin aydınlanıp coştuğu, nefislerin kırıldığı, insani vasıfların tekrar hatırlandığı manevi yaşamı dolu olan bir aydır. Bu anlamda Ramazan ayı Allah’ın biz müminlere sunduğu büyük bir ihsanı ve nimetidir.

          Ramazan ayı, Kur’an-ı Kerim ayıdır. Kalplere nur, gönüllere şifa, müminlere rahmet ve bütün insanlığa hidayet olan Kur’an-ı Kerim bu ay içerisinde bulunan Kadir Gecesinde indirilmiştir. Beşeriyetin ufkunda batmayan bir güneş gibi doğan bu yüce kitap, dünya durdukça da insanlığı aydınlatmaya devam edecektir.

           Allah’ın alemlere rahmet olarak gönderdiği, yaratılmışların en şereflisi, Allah’ın en sevgili kulu, insanlığın yüksek ve en mükemmel ahlak örneği, peygamberlerin sonuncusu olan Hz. Muhammed’e peygamberlik görevi bu mübarek ayda verilmiştir. O’na bu kutsal görevin verildiği Ramazan ayı, hiç şüphesiz insanlık için bir dönüm noktası olmuştur. İnsanlar bu peygamber sayesinde karanlıktan aydınlığa kavuşmuştur.

          Bin aydan hayırlı olan “Kadir gecesi” bu ayın içinde yer almaktadır. İdrak edilmesi halinde bin yıl nafile ibadetten hayırlı olan kadir gecesi yine bu mübarek ayda yer almaktadır: “Ey iman edenler! oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.( Bakara- 183)

          “ Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.( Bakara- 184)

         “ Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir. (Bakara- 185)

        Hz. Peygamber ramazan ayı girerken ashabına hitap ederek ramazan ayının kutsiyet ve faziletini şöyle belirtmiştir.“Ey insanlar! Yüce ve mübarek bir ayın gölgesi üzerinize bastı, o ayda bir gece vardır ki bin aydan daha hayırlıdır. Allah o ayda oruç tutmayı farz kıldı. Geceleyin ibadet yapmayı nafile kıldı.  Rahmet Kapılarının ardına kadar açıldığı bolluk ve bereketin dolup taştığı üç aylarınız hayırlı ve mübarek olsun!.     

                                REGAİP GECENİZ MÜBAREK OLSUN           

          Receb'in ilk cuma gecesine Regaib gecesi denir. Bu geceye Regaib gecesi ismini melekler vermişlerdir. Her Cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli oluyor. Allah-ü Teâlâ, bu gecede, müminlere, ragibetler [ihsanlar, ikramlar] yapar.

             Bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur, namaz, oruç, sadaka gibi ibadetlere, sayısız sevaplar verilir. Regaib gecesini ibadetle geçirmeli, kazası olan, hiç değilse bir günlük kaza namazı kılınmalı! Kazası olmayan da nafile namaz kılar, Kur'an-ı kerim okur, tesbih çeker, tövbe istiğfar eder. Perşembe günü oruç tutup, gecesini de ihya etmek çok sevaptır. Receb ayında oruç tutmak faziletlidir.

         Bu ayda sevablar kulların defterlerinin sevab hanelerine, bol bol dökülmesi dolayısıyla da recebül esabb denmiştir. Yâni, sevabların bol bol, şarı şarıl, gürül gürül döküldüğü ay demektir... Sabbe, Arapçada dökmek demek...

          Nehrin de böyle dağlardan çağlayarak şaldur şuldur akıp da döküldüğü yere münsab derler; o da aynı kökten... Receb-ül esabb; Allah'ın rahmetinin cûşa gelip, ikram ü ihsanâtının şarıl şarıl, güldür güldür kullara aktığı ay demektir.

           Onun için, "Receb ayı tövbe ayıdır." demişler. Yâni kul ne yapacak?.. "Yâ Rabbi! Ben anlayamamışım, hatâ etmişim, bilememişim, suçluyum, kusurluyum; beni affet..." diyerek hatâsını itiraf edip, hatâsından dönerek, Cenâb-ı Hakk'ın yoluna dönüş için dua edecek.

           Hz. Aişe ( r.a ) validemiz, "Resûlullah, pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmaya çok önem verirdi." buyuruyor. Çünkü Hadis-i Şerifte, "Ameller Allah-ü Teâlâya pazartesi ve perşembe günleri arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz edilmesini istiyorum." buyururdu. (Tirmizi)

          Mübarek Kandil gecelerini nasıl değerlendirmeliyiz?...Kur'an-ı Kerim okuyarak, Aile bireyleriyle birlikte günün mana ve ehemmiyeti hakkında sohbet ederek, Allah rızası için namaz kılarak, Hayatımızın geçmiş günleri ve yılları hakkında muhasebe yaparak,  Günahlarımızın bağışlanması için Allah'tan af dileyerek,  Sevgili Peygamberimize bol bol salât ve selâm okuyarak, dünya ve ahirete ait dileklerimiz için dua ederek,  hastaları, yaşlıları ziyaret ederek; yoksulları, öksüz ve yetimleri sevindirerek, eş, dost ve yakınlarımızın kandillerini kutlayarak,  dargın ve küskünleri barıştırarak, değerlendirebiliriz.

         "Şüphesiz Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah'ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat Allah'a ortak koşanlar sizinle nasıl topyekûn savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekûn savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir." (A’râf Sûresi: 55)

          "Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz):

          "Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."  Regaib Kandilinizi Tebrik Eder, Hayırlara Vesile olmasını Cenâbı Hakk'tan niyaz ederiz.        

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 18.03.2018 - 08:02 -1,233-
Bu sayfayı paylaşın :