Referandum Diyaloğu

-A A +A

Referandum, gündemin en yoğun konusu.

Ülkemizin bir yol ayırımında bulunduğu ve sistemin bir kırılma noktasında olduğu bu günlerde bir şeyler yazmak vicdan ve vatandaşlık borcudur.

Bu tartışmaları parti meselesi görerek Evet diyenleri bir partiye, Hayır diyenleri bir başka partiye mensup saymak çok abestir. Bu bir memleket meselesidir!

Hiç şüphesiz Evet’ten yana tavrımı görüp beni bir partiye yamamak cahilliğini gösterenlerin anlayışlarına şaşırmamak mümkün değil.

“sen parti propagandası yapıyorsun!” diyenden, “Sen bu hallere mi düşecektin? “ türünden bilgiçlik taslayan sığ düşünceli dostlarımı dürüst ve insaflı düşünmeye davet ediyorum.

Görüşlerini açıklamak başka bir şey, bir adamı hedefe koyup ona saldırmak başka bir şeydir.

Sözü uzatmadan şunu ifade edeyim ki sosyal medyada tartışmanın seviyesini düşüren bazı arkadaşları (gönlümden değil ama) sosyal medya arkadaşlığımdan sildim.

 

ALANINDA OTORİTE

Alanında otorite olarak kabul ettiğim İlahiyat profesörü bir dostumla sosyal medya ortamında yaptığımız bir tartışmayı ( fikir alışverişini) gündemdeki referandum hakkında fikir vermesi bakımından takdim ediyorum:

İlahiyat Profesörü bir dostum, hepinizin tanıdığı iki yazarın(F.K.ve H.K.) arasında geçen bir diyalogu ve bu diyalogla Evet aleyhine bir sonuç çıkarmaya çalışan F.K.’nın görüşlerini “ilginç” bularak onu bana göndermiş.

Yazıda istişare ortamının (parlamentonun işlevinin kısıtlanması varsayımıyla) ortadan kalkacağını, Hayır oyu kullanacak olanların günahla ve hainlikle suçlandığını paylaşarak bana göndermiş.

İlahiyat Profesörü dostumla aramızda geçen diyalog şöyle:

Prof:İyi yapılmış olan, iyi söylenmiş olandan iyidir.” (Benjamin Franklin)

“F.K. dikkat çeken şeyler söylüyor!” dedikten sonra söz konusu iki yazar arasındaki diyalog yazısını sunuyor.

Ben: (yazıda serdedilen iddialara şu sorulu cevapları veriyorum)

1-Hayır diyecek olan vatandaşları (gerçek hainler hariç) hainlikle suçlamak densizlerin işidir.

Ancak hatırlayalım ki referandum kararı alan TBMM’ne “Parlamento ülkeye ihanet etmiştir!” sözünü ilk söyleyen siyasetçi Sayın Kılıçdaroğlu’dur.

2-Bütün millet ve Türkiye düşmanları, Hayır derken bizim hayrımızı düşündüklerine inanabilir miyiz?

Onların korosunda düet yapmak “bir kavme benzemek” riskini barındırmıyor mu?

3-“Ehven-i şerreyn ihtiyar olunur” rasyonel çözümü göz ardı edilmiş olmuyor mu?

4- Şuranın ortadan kalkacağının ölçütü nedir? Yöneticilerin 3 kişiyle bile istişare etmesi, istişare sayılmıyor mu?

Son olarak: Din, devlet ve milletin düşmanlarının arzularına hizmet anlamına gelen Hayır yanlısı vatandaşlarımız hain değillerse de gafildirler”

Prof: Hocam iktidarın sarıldığı bu düşmanlık ve kutuplaştırma söylemi bu memleketi böler parçalar Aziz dostum”

Ben: “Âmin diyemeyeceğim!”

İşte gündemden bir sayfa!  İnsaf ve vicdan sahiplerine arz olunur!

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 31.03.2017 - 12:12 -775-
Bu sayfayı paylaşın :