Sabah Ufku

-A A +A

Rüzgâr, ovada meltem,
Yamaçta bahar esintileri.
Ufuklar kıpkızıl,
Dağları, sarmış ışık huzmeleri…

Küme küme cisimler…
Ucu bucağı olmayan boşluklar
Güneşler, yıldızlar, gezegenler,
Gökler, galaksiler, bütün âlemler. 
Kimi sönmüş ateş,
Kimisi, nar tanesi ateş,
Kimi, alev alev yanan, ateşten  ateş…
Hepsi, kalbindeki sır ile sarhoş…
Kapılmış cezbeye, yoktur dur durakları,
Dönerken, seyrediyor kehkeşanları.
İlahi ! Mahşer… gerçekten mahşer….

Başka bir perde açıyor; seher.
Yeryüzünde görünüyor,
Çiçekler, böcekler, kuşlar,
Ovalar, akar sular, derin derin yarıklar.
Denizler, denizden yükselen dalgalar.
Yüzünü gösteriyor süphani güzellikler…

Ardı ardına terennümler…
Ney çalıyor,
Karada, denizde, havada neyzenler…
Ezan ile beraber,
Yükseliyor salâ derinden derine,
Bir dağa çarpıp geçiyor diğerine.
Yankıyı salıyor ovaya, huşuyu suya
Ateşine yakıyor, köz etdiyor sineleri,
Huzur tezgâhında bir bir işliyor gönülleri.
Zikir halesi;
Sabah ufkunda, andırıyor alev çemberini.


12.12.2015- ANKARA
 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 20.03.2017 - 10:50 -48-
Bu sayfayı paylaşın :