+A A -A

Seçmen Odur ki..

-A A +A

İdris DOĞAN
idris-dogan@hotmail.com

Epey zamandır 24 Haziran seçimi ile ilgili olup biteni, seçime katılan siyasi partileri, milletvekili adaylarını irdeliyor, araştırıyor, konuşuyoruz. Ben de seçime iki gün kala oy veren kişiyi, yani seçmeni yazayım istedim.

Seçmen, maliyeti çok yüksek olduğu için, siyasiler gibi radyolar ve tv kanallarında boy gösteremiyor; ancak bunun hıncını fazlasıyla sosyal medyadan çıkarıyor. Orada söylenenlerin, yazılıp çizilenlerin ne okkası var, ne de endazesi… Fotomontajlar bir yana, taraftarlıklar da karşıtlıklar da hepten yalan, hepten iftira. Büyük ekseriyet, kendi mahallelerinde uydurdukları yalanı, iftirayı daha sonra başka mahallede işitip doğruymuş gibi, dünyanın en hızlı, en etkili iletişim aracı olan dedikoduyla sürüyor piyasaya.

Sözlerimde, düşüncelerimde, kararlarımda isabetsizliğe uğramaktan oldum olası korkarım. Elbette kutsamam ancak demokrasiyi, sandığı, reyi önemsediğimi her zaman, her yerde ifade ederim. 1972 seçimlerinden bu yana, oy kullanma vebalinin ağırlığını omuzlarımda hissederek büyük bir heyecanla gittim sandığın başına. İnsanın beğendiğini ya da beğenmediğini belirtmesi eşref-i mahlûkattan olmasının numunesi, nişanesi sayılmasından mıdır bilmem, benim için oy kullanmak ve beğendiğimden yana tercihte bulunmak, tavır almak önemli hatta ağır bir sorumluluktur.

 Yaklaşık altmış milyonda bir bile olsa, elime gelen fırsatı bin defa düşünüp kararımı verdikten sonra kullanırım oyumu. Oy, namluda kalan son kurşundur adeta, ya karavanadır ya da isabet…

Daha önceki seçimlerde yazdığım gibi, bu seçimde de partilerden, partilerin adaylarından daha fazlasını beklerim seçmenden. Seçmen oy’unu hatır gönül için, para pul için, makam mevki için, şahsi çıkarı için rastgele, sıradan, laf olsun diye kullanamaz, kullanmamalıdır.

Seçmen, kesinlikle ümmetin ittihadı, milletin istiklâl ve istikbali, devletin bekası, kadim medeniyetimizin ihyası uğrunda gecesini gündüzüne katanlardan yana almalıdır tavrını.

Seçmen emeğini çabasını yoksunluk, yoksulluk içinde kıvranan muhtaçlara, mağdurlara hiçbir karşılık beklemeden, sırf Allah’ın rızası için yardımda bulunarak ahlâki sorumluklarını yerine getirmeye çalışanların emeğine ve çabasına severek katabilmelidir.

Seçmen, masumların, mazlumların, kimsesizlerin haklarını sonuna kadar korumak için gayret sarf edenlerin safında, hiç tereddüt etmeden, samimiyetle, ciddiyetle ve sarsılmaz inançla yer almalıdır.

Seçmen, teröre yaslanıp ondan beslenen zorbalara, eli kanlı katillere; bozgunculara, bölücülere, yıkıcılara, hainlere karşı amansız mücadele yürütenlere hiçbir mazeret ve ön şart ileri sürmeden destek olmalıdır gönülden.

Seçmen, milletin inancına, huzuruna, hürriyetine, değerlerine sahip çıkanlara; hayatın bütün alanlarında ilerlemeyi, gelişmeyi, yücelmeyi esas alanlara -bütün imkânlarını sarf ederek- yardımcı olmalıdır.

Seçmen, insanlığın idaresini kendi keyfine, süfli çıkarına göre yürütmeye kalkışan şımarık azgınlardan, acımasız zalimlerden hesap soranlarla; toplumda haksızlığa, adaletsizliğe, yalana, arsızlığa, hırsızlığa karşı duranlarla bir ve beraber olduğunu hiçbir kimsenin kınamasına aldırış etmeden ilan edip gösterebilmelidir.

Kesin inancım odur ki, Türkiye’nin 24 Haziran seçimi, bu duygularla, düşüncelerle sandığa giden seçmenler sayesinde milletimiz, Türk dünyası, İslam dünyası ve insanlığa hayır, huzur, mutluluk getirecektir. Büyük değişimler, tavanın zorlamalarıyla değil, tabanın gücünün etkileriyle gerçekleşir.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 22.06.2018 - 13:53 -381-
Bu sayfayı paylaşın :