Şımarma İran!

-A A +A

            Son dönemde komşumuz İran’da bir şeyler oluyor. Yıllardır Batı ile (sözde) köprüleri atmış olan İran; yavaş yavaş Batı ile arasındaki buzları eritiyor gibi. Hatırlarsınız birkaç gün önce dört yıl aradan sonra İngiltere ile elçiliklerin karşılıklı olarak faaliyete girmesi yönünde adımlar atılmıştı. İran’a yıllardır başta ABD olmak üzere Batı ülkelerince uygulanan ambargolar tek tek kaldırılmaya başlandı vesaire… Yani bir Batı- İran yakınlaşması görüyoruz. Peki, bunu nasıl okumak gerekir?

            Batı, daha doğrusu “üst akıl” diye nitelendirilen ve dünyayı yönettiğini düşündüğümüz yapı; Erdoğan’a ve Ak Parti’ye güvenmişti. 2002 yılında Erdoğan ABD’ye gittiğinde sözleşmeler yapılmış anlaşma sağlanmıştı. 80 yıldır zaten bir eyalet gibi yönetilen Türkiye, bölgede daha aktif, daha güçlü, sözü geçen bir ülke konumuna gelecekti. Bu ilerlemeyi Erdoğan ve Ak Parti kadrosu gerçekleştirecekti. Fakat bu yükseliş sırasında Türkiye; asla hamisi konumunda olan ABD ve Batı’nın çıkarlarına ters düşecek hareketlere girişmeyecek, tabiri caizse “ağabey”lerinin sözünden çıkmayacaktı. Hele ki Terörist Yahudi Devleti İsrail’e zarar verecek her türlü davranış ve girişimden uzak durulacaktı. Öyle de oldu. Türkiye kısa bir zamanda sıçrayış gerçekleştirdi. Bazı devletlerin belki yüz yılda gerçekleştiremeyeceği (eski Türkiye dâhil) bir çok reform, çok kısa bir dönemde gerçekleştirildi. Demokrasi adına ciddi adımlar atıldı, İMF’ye olan sırtımızın kamburu borçlar ödendi, halk zenginleşti, ülke zenginleşti, komşu ülkelerle hemen hemen hiçbir sorunumuz kalmadı hatta Suriye ile sınırların kaldırılması bile konuşulur hale geldi. Peki, ne oldu da işler tersine döndü?

            Erdoğan verdiği sözde durmadı. İtaat ve işbirliği taahhüt eden Erdoğan; Batı ve ABD’nin işine gelmeyen, çıkarlarına dokunan politikalar izlemeye başladı. Birilerinin arka bahçesi olan MİT, ilk kez milli bir hüviyet kazandı, İsrail’e kafa tutulmaya başlandı, Ortadoğu’da Batı’nın kukla yöneticilerinin değil; halkın yanında ve halktan taraf tavır takınıldı.

            Davos’ta Erdoğan bu güdümlü gidişe “one minute”  dedikten sonra artık katlar açık oynanmaya başlandı. Daha sonra olanları hepimiz biliyoruz. Gezi olayları, Paralel çete, Pkk vb. yapı ve organizasyonlarla Erdoğan ve Ak Parti hükümeti yola getirilmek istense de Batı başarılı olamadı. Ok yaydan çıkmıştı bir kere ve Türkiye’nin  asıl bağımsızlık mücadelesi şimdi başlıyordu.

            Gele gele bu güne geldik işte. Her gün şehit haberleri geliyor, teröristler mecliste fink atıyor, ülkede her türlü kahpelik mevcut. Sanılmasın ki Türkiye Pkk, Fetö vb. örgütlerle savaşıyor. Türkiye; tam bir bağımsızlık mücadelesi veriyor ve asıl savaştığımız düşman Batı’nın ta kendisidir. Bu platformda mücadele veren Rusya, İran, Çin gibi ülkeler de var. Türkiye maalesef hangisine güvendiyse hep yanıldı. İşte bir iki yıl önce can suyu verdiğimiz ve iş yaptığımız İran; bugün Batı’nın oyununa geliyor ve düşmanla el sıkışarak Türkiye’ye düşmanlık ediyor.

            Türkiye’de aradığını bulamayan ve istediğini elde edemeyen Batı; şimdi de şansını İran ile deneyecek. Ortadoğu’da “nöbetçi devlet” olarak İran’ı tayin edecekler. İran; bölgede ABD ve Batı’nın menfaatlerinin koruyucusu olacak, bunun karşılığında İran büyütülecek ve bölgenin en güçlü devleti haline getirilecek. Tabi Türkiye ve Erdoğan gibi düşünenler olduğu sürece bu plan gerçekleşmeyecek bu da işin diğer boyutu! Türkiye Batı’yı oyuna getirdi, aldattı, ülkeyi sahiplendi, bu vatan Türklerindir dedi. İşte bundandır ki bize her türlü tuzağı kuruyor dört bir yandan saldırıyorlar.

            Şimdi Batı’nın gazına ve oyununa gelen İran’ın terör örgütü PKK'yı perde arkasından destekleyen haber ajansı IRNA, Türkiye analizinde, "Erdoğan'ı başkan, Türkiye'yi lider ülke yaptırmayacağız" şeklinde açıklamalar yapıyor.  ABD ile yaptığı nükleer anlaşma sonrasında “özgüven patlaması” yaşayan İran, bölgede rakip olarak telakki ettiği Türkiye’nin aleyhine politikalar izlemekten geri durmuyor. Pkk’yı koruyor, Erdoğan’a düşmanlık ediyor, kendince Türkiye’yi yalnızlaştırıcı ve suçlayıcı açıklamalar ve analizler yapıyor, ölçüyor tartıyor rüyalar görüyor, hülasa ülkeyi karıştıran dış mihraklar kervanına o da katılıyor.

            İran’cığım, her ne kadar mezhep kaygısı güderek, çıkar peşinde koşarak, yılan ile el sıkışarak Türkiye’ye düşmanlık etsen de, bil ki Türkiye’yi alt edemezsin, bil ki iş tuttuğun Yahudi’den sana hayır gelmez. Ataların şanlı atalarımızı iyi tanırlar. Bizde Yavuz’lar tükenmez! Bölgesel liderlik rüyası görsen de çok geçmeden bu rüyadan Osmanlı Tokadı ile uyandırılabileceğin ihtimalini aklından çıkarma.

            Ah Türkiye’m… Üç yanı denizle, dört yanı düşmanla çevrili güzel ülkem… Allah seni korusun…

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 28.08.2015 - 15:35 -451-
Bu sayfayı paylaşın :