Sistem Değişikliği ve Bunu Taşıyabilecek Kadro İhtiyacı

-A A +A

   Ülkemiz, 2017 yılına yeni anayasa ve partili cumhurbaşkanlığı sistemi tartışmaları ve meclis oylamaları ile girdi. Tartışılan sistemin bizlere en büyük vaadi ‘’istikrar’’ . Gerçekten de tek başına iktidar dönemleri dışında cumhuriyet tarihimizin istikrarsız yönetimlerle dolu olduğunu görürüz. Ancak bu hususta yönetimde istikrar sağlanırken demokratik değerlerden taviz vermemek en önemli ölçüt olmalıdır.

   Evet, 94 yaşındaki cumhuriyet döneminin önemli ölçüde istikrarsız yönetimler tarihi olduğunu söylemiştik. Şu anda ülkemizde 65. TC hükümetinin görevde olduğunu göz önüne alarak bir hesaplama yaptığımızda bir hükümetin bir buçuk yıl dahi görevde kalamadığı gerçeğini görürüz. Bu kadar kısa süre görev alan hükümetler, vatandaşların derdine çare olacak çözümler üretemezler. Tarihimizde birkaç ay içerisinde bozulan hükümetler bile  vardır. Bu şekilde yönetimde istikrarsızlık çok ciddi bir problemdir. Nitekim yine geçmişe dönüp baktığımızda tek başına iktidar dönemlerinde Türkiye’nin bir ivme yakaladığı gerçeği önümüzdedir. Ancak bu durum devamlılık arz etmediği için yeterli değildir. Bunun istikrarlı bir yönetime ve dolayısıyla yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğu açıktır. Fakat yapılacak yeni anayasada ABD sisteminde checks and balances denilen kuvvetler ayrılığı ilkesinin gözetilmesi, sistemin Türkiye’nin tepesinden aşağı doğru vatandaşlarada nimetlerini damlatması gerekir.

   Bunlarla beraber birde bu yeni sistemin oturması göründüğü kadar kolay olmayacaktır. Bu basit bir operasyon değildir. Devletin bu yeni sistemi taşıyabilecek liyakatli kadrolara ihtiyacı vardır. Bir süredir ihmal edilmiş olan liyakat meselesinde artık Türkiye yeni bir sayfa açmak zorundadır. Bu hususta gelmesi muhtemel yeni sistemin insanlarımızı bir kamu kurumuna girebilmek için başkalarına yaranmaya çalışmaktan uzak tutmasını umuyorum. Çünkü memleketin ağzı bu konuda ciddi derecede yanmıştır. Yıllarca FETÖ denilen bela kamu kurumlarına kendi yandaşlarını yerleştirmiş , sınav soruları çalınmış ve emniyet-ordu-yargı üçgeni başta olmak üzere hemen her kuruma yerleşmiştir. En son geçtiğimiz yaz 15 Temmuz’da 241 vatandaşımızın canına kıymıştır. Ülkemiz artık bu ve benzeri virüslerden sonsuza dek kurtulmalıdır. FETÖ giderken onun yerini TETÖ, METÖ vs. almamalıdır. Ben bu ülkenin genç yaşta üniversiteli bir genci olarak yeni anayasadan bu beklentilere sahibim. Ve bu kanaati taşıyan eminim ki yalnız ben değilim.

   Son olarak, mecliste oylanmaya devam eden yeni anayasa görüşmelerinin eğer iyi değerlendirilirse önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. İnşallah önümüzdeki yıllar geçtiğimiz yıllardan daha güzel olacaktır.

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 19.01.2017 - 12:11 -453-
Bu sayfayı paylaşın :