Sütre

-A A +A

Sütre: perde, örtü demek; düşman gözünden ve ateşinden korunmaya yarar doğal veya yapma siper anlamının aslı.

Bu kadar derdin, ıstırabın arasında ‘sütre’den bahsetmek de neyin nesi, diyebilirsiniz. Her türlü pisliğin, alçaklığın, hırsızlığın, haydutluğun, bozgunculuğun önünde ya da üstünde bir sütre var. Hem öyle ki, her türlü dini, milli, insani değerler acımasızca ve ahlaksızca sütre olarak kullanılmakta.

Birkaç hafta önce Bingöl’de güvenlik görevlilerimizi şehit eden tuzaklı minibüsün önünde ve arkasında Türk bayrağının kullanılmış olması, sütre işine şeytanın bile akıl erdiremeyeceğinin bir delili olsa gerektir. İşte en büyük istismar, en koyu riya, katıksız bir sahtekârlık…

Düşünüyorum ve kendi kendime soruyorum. “Bu alçaklıktan kaçış, kurtuluş mümkün değil midir?” Halimize bakıyorum, mazimizi karıştırıyorum, ümitvar olamıyorum.

Tarihin tozlu rafları arasında geziniyorum. Hakikaten şeytana bile pabucu ters giydirenlerin kullandığı sütre örnekleri her yer ve zamanda. Bırakın evladı ıyali, hısım akrabayı, konuyu komşuyu, vatanı bayrağı, milleti medeniyeti insanlar peygamberleri, kitapları, melekleri, dini diyaneti, hatta hâşâ Allah’ı (cc) bile sütre yapmış pisliklerinin üstüne.

Konutlarda, binitlerde kullanılan sembol, işaret, rumuz, logo, slogan, -değme edebiyatçılara taş çıkartan- söylemlere bir bakar mısınız?

Yaklaşık bir buçuk yıl evvel, sıla-i rahim yapmak üzere sürücü kursumuzun aracıyla Bursa yolunun İnegöl girişinde bir trafik zabıtası yolumu kesti ve ehliyet ruhsat isteyerek görevli diğer memurla görüşmem gerektiğini söyledi. Hanıma: “Galiba hız limitini aştık.” diyerek araçtan inip görüşmeye gittim.

Araçtaki beyefendinin surat iki karış, evrakı ehliyeti dikkatle kontrol etti. “Sayın Hocam aracınızdaki yazı yasal değil, size ceza yazmak zorundayım.” dedi ve tutanağı karalamaya başladı. “Nasıl olur, bu yazı bizim için bir zorunluluktur, ayrıca tescil belgesinde onaylanmış, işlenmiştir. Belgesine bakarsanız görürsünüz.” dedim. Biraz daha gerildi. “Aslında bu yazıyı sökmeden yolu devam etmeniz yasak, isterseniz mahkemeye itiraz edebilirsiniz.” diye haklarımı yüzüme söylerken yola, tescilli logo ile devam edebilmem için büyük bir lütufta bulundu. Ben ise o anda yoldan geçen araçların yazılarını yüksek sesle okumaya başladım. En masumundan en uç olanına kadar temenni ötesinde absürt yazılar, sözler... Beyefendinin canı fena halde sıkıldı. Diğer görevlinin: “Devam edebilirsiniz!” uyarısıyla yanlarından ayrılmak zorunda kaldım.

Olup biten kanıma dokunmadı, zira biz bu yazılarla, resimlerle mücadele ederken meseleyi kanıksamıştık biraz da. Türkiye’nin en büyük taşıma şirketleri ‘Allah Korusun’ ve ‘Maşallah’ değil miydi?..

Adamın aracındaki dini, milli motifli işaret ve yazılar araç sahibinin başkalarından daha samimi, daha dürüst ve daha üstün olduğunun kanıtı olarak görülmemeli asla, bilakis bu tür işaret çizdirenler, yazıları yazdıranlar bende derin bir şüphe uyandırır. Mesela aracına bayrak asan, vatan, millet sloganları, Kemal Atatürk’in imzası gibi işaret fişekleri çizdiren araç sahipleri ikiyüzlü olmadıklarını ispatlamakla mükelleftirler diye düşünürüm. Hem sadece trafikte değil, hayatın her alanında...

Bingöl hadisesi bir yana öyle başka istismarlar var ki, milleti bölüyor, vatanı parçalıyor, ahlaki değerleri mahvediyor, tam bir rezalet. Yine yaklaşık iki yıl önce evinde yetiştirdiği biricik danası çalınan yakınıma: “Hırsızlar için hiç mi ipucu yok mu?” diye sorduğumda, aldığım: “Evet, var; arkasında Türk bayrağı bulunan bir araç.” cevabı kanımı dondurdu.

İnegöl hadisesine dönelim. Uyduruk bir ceza için ‘Yüce Türk Milleti Adına’ kara veren makama itirazda bulunup boşuna kendilerini meşgul etmekten imtina ettiğim için, Akşehir’e döner dönmez indirimli olarak ceza ödendi. Bir yıl sonra öğrendim ki, sürücü olarak benden başka bilgimiz dışında, aracın sahibi görünen şirketimize ikinci ceza yazılmış. Gecikme faizi birlikte o cezayı da yatırıldı. Bizim kısmetimiz de bu, Karayolları Trafik Kanununa muhalefetin karşılığı… 

Son söz, şayet o görevliler trafikte hakaret, küfür, aşk ilanı, ağır istismar sözleri ve resmi taşıyan araçları yolda durdurup denetimlerini yapıyorlarsa, hakkım helaldir kendilerine, değilse asla!

İdris DOĞAN  
idris-dogan@hotmail.com  
18 Ağustos 2016                  

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 18.08.2016 - 10:39 -279-
Bu sayfayı paylaşın :