+A A -A

Tebliğ veya Paylaşım

-A A +A

               Hayat süreci boyunca, insan olarak kazandığımız engin tecrübeler bizler için çok önemli zenginlik kaynağıdır.

               Kazanılan tecrübe ve bilgilerin kaynağı, okullarda alınan eğitim, bize örnek olan büyüklerimiz, bilgilerimiz ışığında yaşayarak öğrendiklerimizin neticelerinin toplamı olarak ifade edebiliriz.

               Rehber edindiklerimizden, bize tavsiye edilen kaynakların okunmasından kazandığımız bilgileri kendi belleğimizde depolanması, davranışlarımıza yansıması, gerekli yerlerde kullanılması normal bir  süreç.

               Ancak; bütün bu bilgi ve tecrübelerin  “HAL DİLİ ve " KAL DİLİ"  ile paylaşımı önemli bir görev olsa gerek.

               Allah (c.c) bu görevi,  insana yüklediği en önemli görevlerinden biridir. Tebliğ görevinin en büyüğü de Peygamberlere yüklendiğini  hepimiz biliyoruz.

               Her Müslüman ÖRNEK olmak durumundadır.  Öğrenecek,  öğrendiklerini hayatının her safhasında, yaşantısında kullanacak ve çevresine, mesul olduğu, sorumluluğunda bulunanlara da örnek olma bilinci ile hareket etmelidir.

               CİMRİ kavramında ilk aklıma gelen anlam, bilgi ve tecrübesini paylaşmayan, çevresinin istifadesine sunmayan kişilikler gözümün önüne gelir.

               Bu tür kişilikler, toplum içinde BENCİL –sadece ferdi yaşantısının kaygısında olan canlı-olarak nitelendirilebilir. Belki, ağır bir ifade oldu, ama öyle…

               Büyüklerin sohbetlerinden, tarihi şahsiyet biyografilerinden,  okuduğumuz kitaplardan öğrendiğimiz güzel bilgileri,  özlü sözleri, HAYAT YOLUNU aydınlatıcı birer ışık kaynağı olarak görebilirsek, yaşantımızı kolaylaştırmış oluruz.

               Her birimiz, hayatımızı kolaylaştıran bilgileri ve tecrübelerimizi  çevremizle paylaşmayı amaç edinirsek,  görevimizi yerine getirmenin mutluluğunu yaşama şansı elde etmiş oluruz.

               Paylaşımlarımızı sözlerle (HAL DİLİ), davranışlarımızla (KAL DİLİ) yaptığımız/yapacağımız gibi,  yazılı olarak da yapmalı/ yapabilmeliyiz.

               Sağlık ocağında, muayene olduğum değerli doktorun masasının üzerinde, hoşuma giden güzel sözlerden oluşan bir yazı levhası ilgimi çekmişti.

               Doktor, okuduğu kitaptan alıntı yaptığı sözleri harmanlayarak,  herkesin kolaylıkla fark edebileceği bir yere yazılı levha haline getirmiş.

               Bu güzelliği çevresi ile yazılı olarak paylaşmaya çalışmış. Yani TEBLİĞ etme görevinin gereğini yapmaya çalışmış.

               Bu güzelliği onun adına ben de sizlerle paylaşmak istiyorum. ŞÖYLE;

               “Bir şey yap!..      Güzel olsun.

               Çok mu zor?         O vakit güzel bir şey söyle.

               Dili mi dönmüyor?  Güzel bir şey gör veya güzel bir şey yaz.

               Beceremez misin?   Öyleyse güzel bir şeye başla…

               Ama hep güzel şeyler olsun.

               HER İNSAN ÖLECEK YAŞTA..

               Sakın geç kalmayın!”

                                       Şems-i Tebrizi

               Herkesin çevresi ile paylaşabileceği güzellikler mutlaka vardır. Önemli olan, bu güzellikleri paylaşabilmeyi gerçekleştirmek/gerçekleştirebilmek.

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 18.11.2017 - 15:01 -564-
Bu sayfayı paylaşın :