Tek Başına...

-A A +A
Hayat... Arkası yarın gibiydi, kesintisiz- - - Her gün yaşanacak bir şeyler vardı. Herkes kendi düşünü kurar, kendi hayatını oynardı. Sevgül’ de oynadı, bu oyundan; tek başına ve zorlu… Kim bozdu onun düşlerini ?... Kim bozuk para gibi harcadı; onun yaşanası o güzelim yıllarını ?... Çok beğenilen bir oyunu ayakta alkışlarız; ayakta alkışladım Sevgül’ ün bu oyununu…
 
                Yeni taşındığımız evimizin orta katına bir sene kimseler taşınmamıştı. Dua ediyordum; iyi ve anlayışlı bir komşu gelmesi için. Günün birinde tıkırtılar duydum; belli ki birileri gelmiş, bir hareket vardı. Komşuluk görevimi yapma adına tıklattım kapısını. Kalbinin güzelliği yüzüne yansımış; iri siyah gözlü genç bir hanım açtı kapıyı. Buyur etti beni. Bir ihtiyacı olup olmadığını sordum; nazikçe teşekkür etti.
 
                Savaştığı yıllar yüzünden; hafiften çökmüştü omuzları. Mağrur; bir o kadar tevazu görünüşü vardı. Aydınlıktı gülüşü. Bir buruk lezzet; tadını gizlemiyordu gözleri… Yerleşti bir- iki günde. Yeğeni ile oturacağını söyledi. “Çocuklarım var; babalarının yanında kalıyorlar” dedi. “Ben ayrıldım eşimden” sözü zorlukla döküldü dilinden; sanki dul olması bir günahtı. Bir önyargı vardı toplumda; öyle görmüş, öyle dışlanmıştı toplumdan; eşi olmayan bayanlar.
 
                Bir hastanede teknisyen olarak çalışıyordu. Gece vardiyaları; yorgun ve uykusuz geliyordu işinden. Hayat mücadelesi omuzlarına çökmüş, kuyruğuna konserve kutusu bağlanmış bir kedi misali; iki ileri bir geri gidiyordu adımları… Ama o inancıyla, azmiyle ve sevecenliği ile aşmıştı bütün zorlukları.
 
                Tatillerde oğulları geliyordu yanına. Nur gibi, anneleri gibi; abdestli- namazlı. Ayrı anne- babaların çocuklarında görülen, hiçbir negatiflik; tezahür etmemişti çocuklarda. Kendi gibi güçlü, kendi gibi güler yüzlüydüler.
 
                Sevgül; dayıoğlu ile evlenmişti. İki sene iyi giden bir evliliği olmuştu. Bir eğitimci olan eş; bilemedi, bir gül ile bahar geçirmeyi… İhanetler ve annesi tarafından; alkışlanan “oğlumun elinin kiri” benzetmeleri. Bu nasıl bir çelişkiydi? Bir kadını ancak hemcinsi anlayabilirdi. Kendisi için istemediğini bir başkası için, gelini için istemesi ne İslamiyet’e, ne insanlığa sığarmıydı? Hiçbir eksiği; hatta fazlalığı olan bir insan kaldırabilirmiydi, bu ihaneti?...
 
                Kayınvalidesi değil; kendi annesi- babası bile arka çıkmadı Sevgül’ e… “Kuma gelsin üstüne, ne var sanki, bunu ilk yaşayan sen değilsin ya….” Diyorlardı. Böyle bir mantık olabilirmiydi?... Kendisinin hiçbir eksiği yokken; erini, bir başkasıyla paylaşması, ne tür bir mezhebe yakışırdı?... Olabilesi bütün sabrını denemişti Sevgül… Kimse dur dememişti; güya eğitimci; ama eğitimden nasibini almamış bu insana.
 
                “Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar”; deyişinin ihlalini yaşadı Sevgül… Kimse tutmadı elinden; hoş onun en büyük yardımcısı; Yaradan’ dı. Zaten o sığındığı yeri bilecek kadar inançlıydı.
 
                Canına tak ettiği bir gün; çantasını taktı koluna ve tek başına oynadığı bu sahnede, buldu kendini. İnancıyla, azmiyle ve hanımefendiliğiyle oynadı oyununu. Bunları anlatırken, acı bir tebessüm kaplıyordu yüzünü. Burun kenarlarındaki ter tanecikleri, iri kara gözlerindeki nem; bütün acılarının bir çırpıda anlatılışıydı.
 
                O daha çok gençti, hayattan daha bir sürü beklentisi vardı. Beraber yaşlanacağı, dertlerini paylaşacağı, çocuklarının sorunu ile baş başa verip, çözümler ürettiği bir eş. Tabi buda Sevgül’ ün imtihanıydı. Bu imtihana boyun eğecek kadar inançlıydı.
 
 Üç sene komşuluk ettik Sevgül’ le. Sabır adına, inanç adına, çok şey öğrendim. Benden küçük olmasına rağmen. Onun bir kadın olarak iradesi, gerçekten takdire şayandı. Evini alıp, bir başka muhite taşındı. “Gözden ırak olan, gönüldende ırak olur”, sözünün geçersizliğini ispat için söz verdik birbirimize. Kadının istismar edildiği bu toplumda, hiçbir istismara hedef olmadan; tek başına savaş veren, gönül dostuma hayatta daima başarı, sağlık, mutluluk diliyorum. Tek başına oynadığı oyunun finalini çocuklarıyla, mutlu bir sonla, nihayetlendirir dualarımla…

Kategori: 

Etiketler: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 23.03.2015 - 16:52 -497-
Bu sayfayı paylaşın :