Teo-Strateji ve Nadim Macit

-A A +A

          Biz insanlar  kavram ve kategorilerle düşünürüz. Onun içindir ki kavram ve kategoriler insan düşüncesinin  vaz geçilmez unsurlarıdır. Bu nedenledir ki her teorik tasarım kendi kavram ve kategorilerini üretmek zorundadır. Çünkü insan düşüncesi Kant’ın dediği gibi zorunlu olarak kavram ve Kategorilere dayanır. Başka bir ifadeyle entelektüel hayatın bütün ayrıntılarını hâkimiyeti altında tutan toplumsal kavram ve kategoriler nesnelerin en genel nitelikleri olarak karşımıza çıkar. Eger cümleyi tersinden okursak Kavram ve Kategoriler, nesnelerin en genel nitelikleri olduğu için  bir kaosu andıran insanın doğal ve sosyal çevresi ancak onlarla düzene girer. İşte son zamanlarda yazılı ve görsel medyada üreticisinden ödünç alınmadan sıkça kullanıldığını gördüğümüz kavramlardan birisi de  ‘Teo-strateji’dir.

          Teo-strateji dinlerin tarihi, itikadî yapıları ve ritüelleri üzerine açıklamaları ifade eden bir kavram değildir. Kavram olarak açıklamaya çalıştığı alan dinin (a) hareket yöntemi, (b) sosyo-politik bağlamı, (c) farklı olana karşı vaziyet alma biçimi (d) uluslararası ilişkilerde güç oluşturma ve bu gücü kullanma yöntemidir.

          Sevgili dostum Prof Dr. Nadim Macit tarafından Teo- strateji açıklamalarına bir giriş niteliğinde kaleme alınan  “İmparatorluk Politikalarında Teo-Stratejiler ve Türkiye” adlı çalışmayı dikkatle okuyup incelediğimizde Osmanlı Devleti’nin on yedinci yüzyılda krize girişiyle birlikte başlayan ve ondokuzuncu yüzyılda Osmanlı üzerine geliştirilen plan ve projelerde misyon örgütlerinin, elçiliklerin, diplomatların ve devletlerin faaliyetlerinde dinin stratejik bir boyutunun olduğunu açıkça görürüz. Bu durum din üzerinden geliştirilen yeni bir  retorikle birlikte  algı değişimine eşlik eden dinin, siyasi, askeri ve entelektüel  güç oluşturma mekanizmasına dönüştüğünü ve bu güç üzerinden rakiplerin vurulduğunu, enterne edildiğini, ya da hizaya sokulduğunu  hedef toplumların,  güç merkezlerinin istediği zaman aralığında tutulduğunu ve konjonktüre tabi hale getirildiğine   şahit oluyoruz. Bu durum B.H.Lıddell Hart’ın kitabının ismiyle söyleyecek olursak dinin, “Strateji: d

          Dolaylı Tutum” için elverişli bir politik güç ve araç haline getirildiğini göstermektedir.

          Öyleyse din nedir? Dini bilgi nedir? Dini anlama ve yorumlamanın sınırları var mıdır? bunlar nelerdir? Neden farklı yorumlar ve modeller vardır? Din üzerinden siyasî ve stratejik algı üretmenin imkânı var mıdır? Sorularının cevaplarıyla dünya kurmaya çağrı bir stratejidir. 1990 sonrası dünyada küresel güçler tarafından hedef toplumlar için postmodern bir enstrüman haline getirilerek yeni jeopolitik alanlar oluşturmanın bir aracı haline dönüştürülen din, öyle görünüyor ki 21. yüzyılın düşünce hayatında tartışılan en önemli konulardan birisi olacaktır. İşte Bu meseleyi anlamak ve açıklamak için yukarıda da belirttiğimiz gibi önce kavramlaştırılmış,sonrada bir teori olarak ilmi temellere oturtulmuş bir disipline ihtiyaç vardır. Teo-Strateji söz konusu bu ilmi disiplinin adıdır. 

          Bütün toplumsal ihtiyaçların politik güç ve imkânlar üzerinden bir tarz haline gelerek insan hayatını kuşatmak istemesi küresel ve bölgesel zamanı sınırları belli bir coğrafya üzerinden yönetme gayreti olarak bilinmelidir. İşte küresel ve bölgesel rakiplerimiz kendilerine uygun olarak küresel ve bölgesel zamanı yönetmek için Dini inançları, Stratejik bir silah haline getirerek bizi, bizden gibi gözüken insan ve topluluklarla bilindiği gibi kendi kültürel coğrafyamızda vurmak istiyorlar. İşte Teo- strateji  din üzerinden yapılan bu saldırılara karşı rakiplerimizi nasıl enterne edeceğimizi bize gösterdiği gibi bizim aynı zamanda inançlarımız üzerinden düşmanlarımıza karşı   nasıl  bir güç inşa edeceğimizi de bize tembihleyecektir. .

          İşte kadim dostum Prof. Dr. Nadim Macit’in “İmparatorluk Politikalarında Teo-Stratejiler ve Türkiye “ adlı çalışması Yukarıda ortaya koyduğumuz problemlerin çözümüne bir cevap olarak hazırlandı. Kısaca ifade edecek olursak kitap din ve etnisite üzerinden sürdürülen faaliyetlerin merkezleri ve bunlarla irtibata girmiş yapıları deşifre etmektedir. Ayrıca ideolojik eksenli politikaların kültür ve din eksenli politikalara kaydığı istikrarsız, ucu açık dünyada dini örgütlerin dilini çözümlemeyi amaçlamaktadır. 2008’de ilk baskısı yapılan çalışma gördüğü yoğun ilgiden dolayı şu ana kadar dört baskı yapmış,  Beşinci baskısı Anadolu Eğitim, Kültür ve Bilim Vakfı, na bağlı Ay Yayıncılık tarafından okuyucuya sunulmuştur. Uluslararası politikaları değerlendirmede yeni bir bakış açısı sunduğuna inandığım bu çalışma öyle sanıyorum ki ilk olup, sahasında önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Netice olarak diyebiliriz ki  Teo-strateji, önümüzdeki günlerde üzerinde en çok konuşulan kavramlardan birisi olacaktır. Bu kavramı Akademik literatüre taşıyan ve ilmi bir disiplin olarak içini doldurma gayretinde olan Prof. Dr. Nadim Macit’e çalışmalarında başarılar diliyor,, yayınA hazırladığı Teo-Strateji Nedir?’ adlı çalışmasının da en kısa zamanda okuyucuyla buluşmasını bekliyoruz . İyi okumalar…

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 18.02.2017 - 14:01 -723-
Bu sayfayı paylaşın :