Türk Koridoru

-A A +A

   Ülkemiz, Suriye’nin kuzeyinde aleyhimize gelişen olaylara tahammülde son noktaya geldi ve Cerablus bölgesine askeri harekat düzenledi. Bu harekat için geç bile kalınmıştı diyebiliriz. Binlerce kilometre öteden farklı farklı ülkelerin müdahil olduğu bölgeye, sınır hattı güvenliğimiz için mutlaka müdahale etmeliydi ve etti.

   Aynı merkezden kontrol edildikleri aşikar olan iki ana terörist grup bölgede hedefimiz halinde: IŞİD ve PYD. Birbirine düşmanmış gibi lanse edilen bu iki örgütün aslında ortak hedefler yolunda müttefik olduklarını anlayabilmemiz zor değil. Bir kere en başta tüm dünyanın beynine kazınmak istenen dinci (?) canavar örgüt IŞİD.Ve onlara karşı vatanını savunan (?) Kürtlerin örgütü PYD. Kötü karakter ve iyi karakter senaryoda belirlenmiş. Tabi iyi karakter iseniz birde meşruiyet ve kahramanlık kazanmış oluyorsunuz. Bu senaryo iki yıldır gözümüzün önünde oynanıyor. Fakat bakıyorsunuz IŞİD ele geçirdiği toprakları sürekli PYD karşısında kaybediyor. Neredeyse Kuzey Irak’tan Hatay’ın güneyine doğru uzanan bir ‘’Kürt Koridoru’’ haritada göze çarpıyor. Aynı zamanda konu ‘’Türkiye düşmanlığı’’ olunca da iki örgüt gayet uyumlu. Bir yılı aşkın süredir verdiğimiz şehitler, yitirdiğimiz canlar hep bu örgütlerin gönderdiği canlı bombalarla, sınırdan geçirdiği silahlarla meydana gelmekte. Tabi ki arkalarında kendilerinden daha büyük güçler olmasa Türkiye’nin kılına zarar verecek kuvvete sahip değiller ancak kuklacıları onları böyle oynatıyor.

   Evet, ülkemizde son aylarda darbe girişimi, FETÖ vs. olaylar dolayısıyla içişlerine gömülmek zorunda kalmıştı. Ancak fırsattan istifade ederek yapılan tüm uyarılara rağmen Fırat’ın batısına geçenler ‘’Fırat Kalkanı’’ operasyonu ile cezalandırıldı. Cerablus’a düzenlenen bu harekat ile oluşturulmaya çalışılan ‘’Kürt Koridoru’’nun önü ‘’Türk Koridoru’’ile kesildi. Ancak malumun ilanı misali Türkiye Cerablus’tan IŞİD’i kovarken acısı Salih Müslim’den çıktı. Tehditler savurdu. Çünkü biliyor ki sıra kendilerinde. Ben bu noktada şu hususu özellikle belirtmek istiyorum: Türkiye’nin sınır ötesinde yaptığı operasyonun bedelini sınırlarımız içerisinde provokatif eylemlerle ödetmek isteyeceklerdir. Yani önümüzdeki günlerde Kobane Olayları benzeri olaylar yaşanırsa şaşırmamak lazım. Bu noktada ülkemizdeki Kürt vatandaşlar tahrik edilmek isteniyor. Tıpkı 6-8 Ekim’de olduğu gibi sokaklarda olayların engellenemez hale gelmesi için ellerini ovuşturanlar vardır. Önümüzdeki günlerde olayların seyrini izleyeceğiz.

   Son olarak, umuyorum ki ülkemizde kaos ortamı oluşturmaya çalışanlara karşı hep birlikte dik duracağız. Kürt kardeşlerimiz kendilerini bu planlarda maşa haline getirmek isteyenlere müsaade etmeyecektir.

İBRAHİM BİLGİÇ

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 02.09.2016 - 08:10 -1,815-
Bu sayfayı paylaşın :