Türk milleti olarak niçin evet, niçin hayır diyeceğiz?

-A A +A

ABD’nin Türkiye’ye ve İslam’a
karşı sahtelik ve kahpelik
dolu gizli savaşı

Söylediklerimiz, size yalan gelebilir. Zira düşmanlarımız kendilerini çok başarılı bir şekilde gizleyebilmektedirler. Unutmayalım ki, bu kamuflajı en başta bugün Türkiye’ye ve tüm İslam dünyasına karşı Haçlı savaşı başlatmış bulunan ABD yapıyor. Bilindiği gibi bir zamanlar kendilerini Amerikalılardan hiç farklı görmeyen İngilizler şöyle diyorlardı: "Türkler Avrupa''dan atılmalıdır. İstanbul Türklerden tamamen alınmalı, bir veba tohumu olan savaşların yaratıcısı, komşuları için bir küfür olan Türkler Avrupa''dan silinmelidir. Türkler Asya'nın Kızılderilileridir, Akibetleri de onlar gibi olacaktır" diyerek Türk milletini yok etme planını ve isteğini ortaya koymuştur.

 

Türkiye bugün neye evet diyecek, neye hayır diyecektir?

Niçin evet diyecek, niçin hayır diyecektir?

Türk milletinin önce bu sorunun cevabını iyi bilmesi ve belirlemesi lazımdır.

İsterseniz sorulara en baştan başlayalım:

Bilindiği gibi, on dört asır önce sevgili Peygamber Efendimiz (SAS) “Kostantıniyye (yani İstanbul) Muhakkak fetholunacaktır. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandandır, onu fetheden ordu ne güzel ordudur!” [1] buyurmuş. Bugün, bu hadisin beyanının tam aksine bir doğrultuda düşmanlıklarla karşı karşıyayız. Bugün Türk milleti ve tüm Müslümanlar olarak Peygamber Efendimizin (SAS)  bu hadis-i şerifine göre üzerimize düşen görevi yerine getirebilecek miyiz, nasıl yerine getirmeliyiz?

“Batı dünyası benim yaptığımı ve yapmak istediğimi hayal bile edemez! diyen dedemiz Fatih Sultan Mehmet’in torunları olarak bugün düşmanlarımızın bize yapmak istediklerini anlayabilmiş durumda mıyız ve onları engelleyebilecek güç ve konumda nasıl bir strateji uygulayabiliriz?

Yine “Fatih İstanbul’a nereden girdiyse, biz de oradan gireceğiz” diyen Misyoner Dr. Cyrus Hamlin gibi düşmanlarımızın torunlarına karşı Fatih Sultan Mehmet’in torunları olarak,  bugün hayır! demek gücünü nasıl bulabileceğiz?

Bütün Batı’yı arkasına alarak İslam’a ve İslam dünyasına karşı son Haçlı savaşını başlatan ABD’ye ve tüm Hıristiyan Batı dünyasına karşı çıkmak ve hayır demek elbette Türk milleti olarak temel milli bir görevimizdir!

Ayrıca bu görev yine Türkiye’nin öncülüğünde tüm İslam dünyasının ve tüm Müslümanlarındır. Türkiye ve tüm dünya Müslümanları olarak bu görevi nasıl yerine getireceğiz?

DÜŞMANLARIMIZI EN AZINDAN SON OSMANLI
GİBİ SAVAŞSIZ NASIL YENEBİLİRİZ?

Son Osmanlı padişahlarından Sultan 2. Abdülhamit Han, Fransa’da Yazılan ve sahneye konulmağa hazırlanan, Peygamberimize karşı olan ve ona hakaret eden bir tiyatro oyununun bu ülkede ve Amerika Birleşik Devletleri dahil tüm Batı camiasında oynanmasına mani olmuş ve yasaklatmıştı.

Bugün de Türkiye, ABD’nin hem bizim ülkemize karşı, hem de bütün İslam dünyası Müslümanlarına karşı başlattığı Haçlı savaşına dur diyebilecek, bir misyonda ağırlığını ve etkinliğini ortaya koyamaz mı?

TÜRK DÜŞMANININ KENDİNİ HİÇ GÖSTERMEYEN
KAHPE SAVAŞINI NASIL YENECEĞİZ?

Bugün görünmez düşmanlarla karşı karşıyayız. Bu düşmanlar bize cepheden saldırmıyor, arkamızdan saldırıyor, daha doğrusu içimizden kendilerini tamamen gizleyerek ve kamufle ederek saldırıyorlar.

ABD ve ortakları ülkemize ve bütün dünya Müslümanlarına karşı cephe savaşı yerine bize dost görünen düşmanlıklarla dolu bir kahpe savaşı tercih ediyor. Biz ise ülkemize karşı başlatılan cephe savaşlarında karşımıza çıkarılan sahte düşmanlarla,  uydu ve uyduruk düşmanlarla oyalanıp duruyoruz.

Bu düşmanların arkasında gizlenen asıl düşmanları göremiyoruz.

Bin bir çeşit maharetlerle kendini kamufle edebilen ve maskelerle kendini gizleyebilen sırlarla dolu bu düşmanlıkları ve düşmanları ne zaman ve nasıl farkına varabileceğiz ve nasıl engelleyebileceğiz?

Unutmamak gerekir ki, karşımızdaki düşmanlar bizden gözüküyor, bizim içimizde, bizim gibi konuşarak, bizim gibi hareket ederek,  bize karşı kendilerini gizliyorlar. Ercesine ve erkekçesine bizimle çarpışmıyorlar ve savaşmıyorlar, bizden gözükerek bizi arkamızdan, ya da içimizden vurmağa ve bizi yok etmeğe çalışıyorlar.

Düşmanlarımızla iç içe, yan yana yaşıyoruz, ama bunun farkında değiliz.

BİZİM DE GİZLİ DÜŞMANLARIMIZLA GİZLİ
SAVAŞMAMIZ LAZIM, AMA BUNU YAPAMIYORUZ

Söylediklerimiz, size yalan gelebilir, uydurma gelebilir. Bunun nedeni, düşmanlarımız kendilerini çok başarılı bir şekilde gizleyebilmektedirler, kamufle edebilmektedirler.

Unutmayalım ki, bu kamuflajı, bu sinsiliği en başta Türkiye’ye ve tüm İslam dünyasına karşı Haçlı savaşı başlatmış bulunan Amerika yapıyor.

ABD’nin bu düşmanlığı, sadece bugünden değil, yakın tarihten geliyor ve kaynaklanıyor.

Bilindiği gibi bir zamanlar kendilerini Amerikalılardan hiç farklı görmeyen İngilizler ülkemizde 1982’de “İngiliz gizli belgelerinde Türkiye” adıyla basılan bir esere göre, 4 Şubat 1920’de Lord Curzon defterine şöyle yazmıştır:

"Türkler Avrupa''dan atılmalıdır. Amerikan Senatör Lodge''nin dediği gibi İstanbul Türklerden tamamen alınmalı, bir veba tohumu olan savaşların yaratıcısı, komşuları için bir küfür olan Türkler Avrupa''dan silinmelidir." Lord Curzon daha sonra "Türkler Asya''nın Kızılderilileridir, Akibetleri de onlar gibi olacaktır" diyerek Türk milletini yok etme planını ve isteğini ortaya koymuştur. [2]

Ayrıca Eski Amerikan Başkanlarından Wilson, Türkiye’ye karşı düşmanlığını aynı şekilde  ifade etmiş, 10 Ekim 1917’de şöyle demiştir:  

“Türkiye bütünüyle ortadan silinmeli ve ona uygulanacak işlem, Barış Konferansına bırakılmamalıdır.”

DÜŞMANIN TÜRKİYE’Yİ ORTADAN
SİLME OYUNUNU NASIL ENGELLERİZ?

Düşman oyunları bugün daha yoğun, daha dolambaçlı, daha anlaşılmaz ve karmaşık bir şekilde devam ediyor…

Bu oyunlar, nasıl bozulabilir, ya da nasıl boşa çıkarılabilir?

Öncelikle kesin olarak şunu hiç unutmamalıyız ki, bizler Müslüman Türk milleti olarak tarihte Allah’ın davasının en önde gelen takipçileri ve destekçileri olmuşuz. Peygamberimizden beri tarihimizdeki bütün başarılarımızda ve zaferlerimizde olduğu gibi, öncelikle düşmanlarımıza karşı, onlardan daha güçlü olan ve her şeye gücü yeten Rabbimize güvenmişiz, bundan sonra da güvenmeliyiz. O’ndan düşmanlarımızın bildiğimiz ve bilmediğimiz, gördüğümüz ve görmediğimiz tüm oyunlarına tüm güçlerine ve imkanlarına karşı bize yardım etmesini ve başarılar ve zaferler ihsan etmesini dilemişiz, dilemeliyiz.         

Tarihteki bütün başarılarımızın ardında yer alan, zaferlerimizin asıl sahibi olan Allah’ımıza dayanmadan ve güvenmeden hareket etmemeliyiz.

Bundan sonraki adım ise, düşmanlarımıza karşı üzerimize düşen görevlerimizi yapmaktır, yerine getirmektir.

Rabbimiz Yüce Allah şu mübarek aylar hürmetine kusurlarımızı ve günahlarımızı affetsin, ihlasımızda ve niyetimizde bizlere yardımcı olsun, muvaffak eylesin!

Sevgiler, saygılar…

herden1950@hotmail.com



[1] Ahmed bin Hanbel’in Müsned’i, 2/235

[2] Ümit Özdağ,Yeni Çağ, 28.02.2006

Kategori: 

1 Comment

Sayın Hasn Bey Allah razı

Sayın Hasan Bey Allah razı olsun. Sağlam delil ve kaynaklar ile aydınlatıyorsunuz. Allah samimi ve doğru olanın yanındadır. Selamlar.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 08.04.2017 - 11:03 -596-
Bu sayfayı paylaşın :