Türkiye’yi parçalama plânları

-A A +A

Bu yazıda Türkçe'ye, dostum Yakup Üstün tarafından “Türkiye'yi Parçalama Plânları - 100 Plân - Haçlı Taassubu-Türkiye Düşmanlığı" adıyla tercüme edilen ve 1979'dan itibaren defalarca basılmış bulunan kitabın Emir Şekib Arslan tarafından yazılan aslını tanıtacağım.

Önce kısaca Emir Şekîb Arslan'ı (1869-1946) tanıyalım (Kaynak: DİA):

Lübnanlı âlim, fikir ve siyaset adamı. XVIII. yüzyılın sonlarından itibaren “emir” unvanını alan, Hîre'de hüküm süren Lahmî krallarından Münzir b. Mâüssemâ'ın soyundan geldiği için “Emîr” lakabını almıştır. Nüfuzlu bir Dürzî aileye mensuptur. Hem kendisi hem kardeşleri Sünnî eğitimi görmüş ve Sünnî olarak yaşamışlardır.

Şekîb Arslan altı yaşından itibaren seçkin okullarda okudu, Arap edebiyatı ve tarihi alanında çok iyi yetişti; ayrıca Fransızca öğrendi. 1886 yılında Beyrut'ta Medresetü's-sultâniyye'ye geçti. Burada diğer ilimlerin yanı sıra, o yıllarda Beyrut'ta sürgünde bulunan ve Medresetü's-sultâniyye'de öğretmenlik yapan Muhammed Abduh'tan fıkıh ve akaid dersleri aldı. Türkçe'yi de burada öğrendi. Ayrıca Abduh'un okul dışında yaptığı sohbet toplantılarına katıldı. 1890'da Mısır'a gitti, Muhammed Abduh'un etrafında oluşan ve fikirlerini yayan gruba dahil oldu; Mısır'ın önde gelen fikir ve kalem erbabı ile tanıştı.

İkinci Meşrutiyet'ten sonra da önemli Osmanlı devlet ve fikir adamlarıyla tanıştı, önemli görevler ve hizmetlerde bulundu.

I. Dünya Savaşı'ndan sonra Fransızlar'ın Suriye ve Lübnan'ı, İngilizler'in Filistin'i işgal etmeleri üzerine emperyalizme karşı sert bir tavır takındığı için bölgeye girişi yasaklandı. 1925-1926 yıllarında Suriye'de meydana gelen ayaklanmalar Emîr Şekîb Arslan'ın liderliğinin belirgin hale gelmesine vesile oldu. II. Dünya Savaşı'ndan sonra Suriye ve Lübnan'ın istiklâle kavuşması üzerine 1946 Ekiminde Lübnan'a döndü ve 9 Aralık 1946'da burada vefat etti.

Arapça yanında Farsça, Türkçe, Fransızca, İngilizce ve orta derecede Almanca bilen Emîr Şekîb Arslan, 1935'te yazdığı bir mektupta 1781 özel mektup, 176 makale ve 1100 sayfa hacminde çeşitli kitaplar yazdığını ifade ediyordu. Okuduğunu bir daha unutmayacak kadar güçlü bir hafızaya sahipti.

İslâm birliği düşüncesinde Cemâleddîn-i Efgânî ve Ahmed Fâris eş-Şidyâk, dinî anlayışta ve ıslahat düşüncesinde Muhammed Abduh, tarih anlayışında da İbn Haldun'un etkisinde kalmıştır.

Emîr Şekîb kendisi daha hayatta iken İslâm dünyasınca takdir edilmiştir. Nitekim 1935'te Hindistan'da İslâm dünyasının ileri gelen ilim, siyaset ve edebiyat adamlarının katıldığı bir toplantıda, “Bugün İslâm dünyasının en büyük siması kimdir?” sorusuna verilen cevaplarla seçilen on üç isim arasından en fazla oyu Emîr Şekîb Arslan almıştır.
 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 22.03.2017 - 10:51 -1,395-
Bu sayfayı paylaşın :