Üç kısa anlatım

-A A +A

1- “ALLAH”  İNANCINDAKİ FARK

İslam dışında bütün dinlerde tanrı, görünür olmadıkça o din mensupları ona inanmazlar.

Kuran’da ifade edildiği üzere Yahudiler, Musa'ya "Biz Allah'ı cehreten (açıktan) görmedikçe sana inanmayız!" dediler.

Ayrıca Üzeyir (a.s.) ‘ın mucizevî dirilişi (yüzyıllık uykudan uyanışı) da onları hayrete düşürmüş ve “Üzeyir Allah’ın oğludur” demişlerdir.

Yine Kuran’da ifade edildiği üzere Hıristiyanlar, “İsa Allah’ın oğludur” dediler.

Ateşe, güneşe, canlı cansız çeşitli tabiat varlıklarına vs.ye tapanlar, hep inandıkları tanrılarını mücessem (somut, görünür, elle tutulur) put yaptılar.

Görünen bir şeye “inandım” demek ne kadar abes bir şeydir.. İnanmasan ne olacak ki?

Sadece İslam’da iman, gaybîdir. Bu yüzden Allah’a iman da ğayba imandır. Mücessem olan varlıklar, yaratık olup İnsan zihninin çarpıklığının sonucunda tanrılaştırılmışlardır.

2- EHL-İ SÜNNET MUARIZLARI

Sosyal medya üzerinden söz ve ifade özgürlüğü ve kolaylığı, kasapların cerrah olmaya heveslenmesine benzer bir durum ortaya çıkarmaktadır.. Tabii ki

kasaplar, “Ben hazık bir cerrahım!” diye hastaneye dalarlarsa o hastaneden kaç tane hastanın sağ çıkabileceğini düşünmek lazım.

Her işin uzmanı, alelâde bir insandan daha önemlidir. Allah’ın (c.c.) Kuran’da   “Verrasihûne fi’l-ilm” (İlimde ruhsat sahibi (uzman) olanlar) diye vasıflandırdığı kimseler bunlardır. Naçizane bendeniz bir uzman olmayıp nispeten dini malumatı olan bir kardeşinizim.  Öyle olunca da bazen aksu’l-amel (tepki) kaçınılmaz oluyor.

Aklı başında bir arkadaş, son zamanlardaki moda akımların etkisinde olsa gerek “ Ehl-i Sünnet diye bir şey yoktur; Ehl-i Sünnet Peygamberden sonra Emevî ve Abbasî siyasetini meşrulaştırmak için icat edilmiş, Kuran’dan ve Peygamberden kopuşun adıdır” diyerek büyük bir gaf işliyor. Bu anlayış sahiplerinden epeyce zevatı biliyoruz.

Ehl-i Sünnet dendiği zaman Ebu Hanife’nin, Şafii’nin, Malik’in, Ahmed  bin Hambel’in, Maturidî’nin ve Eş’arî’nin takip ettiği “orta yol” anlaşılır. Zamanın sapık anlayışlı fırkalarından (firak-ı Dâlle’den ) teberrî etmek amacıyla yapılan ilmî, imanî ve amelî içtihatların asırlar içinde tebellür eden (billurlaşan, belirginleşen, durulaşan)  sevad-ı a’zam’ın  ( doğru yol üzerindeki büyük çoğunluğun) takip ettiği yol anlaşılır.

Bu ekoller, camilerimize Allah, Muhammed, Ebubekir, Ömer, Osman, Ali, Hasan, Hüseyin, Fatıma isim levhalarını asmak suretiyle fitneyi tarihin dehlizlerine gömmüş; düşmanlıkları bitirmiş bir huzur ve sükûnet medeniyetinin banileridir.

İran’ın camilerinde Ebubekir ve Ömer ismine rastlayabilir misiniz?

Şimdiki kavgalar, yine firâk-ı dâlle’nin ( sapmış fırkaların) yeni versiyonlarınca hortlatılan kavgalardır.

ASIL MESELE

Dini konular soysal medyada halledilecek konular değildir. Bunlar ancak eğitimle ve ilim meclislerinde çözülecek meselelerdir. Aksi halde bilip bilmeyen bir takım kimselerin daldıkları bir kargaşa ortamından başka bir şey olmaz. Yukarıda ifade edildiği gibi kasapların cerrah olma özentileri sonucunda katliam olur.

3- DOĞRU DİN NERDEDİR?

 İsviçre’de yaşayan bir yakınım din konusunda bana bir sual yöneltti:

-Ben din konusunda kime uyayım? Bütün cemaatler, tarikatlar, örgütler kendilerinin doğru yolda olduklarını söylüyorlar. Kime uyacağımı şaşırdım. Ne tavsiye edersiniz?

Dedim ki:

- Sen eski İngiliz popstarı olan Yusuf İslam’ı biliyor musun? Hatırladığım kadarıyla o:

-Eğer ben Müslümanlara bakarak Müslüman olmak isteseydim, olmazdım. Fakat ben Kuran’a bakarak Müslüman oldum, dedi.

Aradığın bütün iyilikler, güzellikler onda var. Bütün kötülükler ( iç ve dış nedenlerle) Kuran’a aykırı davranışların sonucudur, dedim.

Bu hafta üç konu hakkında kısa açıklamalarla yetinelim.

Kategori: 

Etiketler: 

2 Comments

EVET, Yaratılmış Kainat

EVET, Yaratılmış Kainat Kitabındaki veya Yazılı Kitap Kuranı Kerimdeki ayetlerin anlattığı doğru manaları, KURAN’ı, vicdanı, evrensel ilkeleri, ölçüleri, değerleri daim yanılmaz HOCA MÜRŞİD, ŞEFAATÇİ, MEHDİ, NUR, REHBER YAPMAYANLAR, önem ve öncelik verdiklerinin esiri olmaktadır. Zamanla ayetlerden ilkelerinden daha çok önem ve öncelik verdikleri HER ŞEY günahkar yalancı PERCEM OLUP, insanı peşi sıra sürüklemektedir. Bunu SÜREKLİ YAPIP, ahlak huy haline getirdi mi, azapta ortak oldukları PUTLARI OLMAKTADIR. Her alemde de, bunlar, sürükledikleriyle birlikte, hem de iki kat azapla kucaklaşmaktadır. İnsan yaptığı tercihleriyle şekillenmekte, amel kitabını yazmakta, cennetini, cehennemini inşa etmekte ve seviyesini de belirlemektedir. 17/13, 76/3, 64/2, 18/29, 10/40, 41/46, 45/15, 17/15, 2/286, 91/7-10; 92/4-11; 95/4-6; 2/256, 10/99, 26/3-5; 88/21, 22; 36/17, 42/48, 81/27, 28; 13/11, 8/53 vb. Muhabbetle

Tebrik ederim mustafa bey

Tebrik ederim mustafa bey Sizin gibi bilenlere çok ama Bu toplumum ihtiyacı var

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 09.08.2017 - 12:22 -758-
Bu sayfayı paylaşın :