+A A -A

Ya Kandil Dağlarında Bayram Nasıldır?

-A A +A

Ramazan ayını  ve ardından Bayram’ı idrak ediyor olsak da, hayatın akışı durmuyor sayın okuyucularım. Acı ve tatlı şekilde olacak olanlar olmaya devam ediyor. Fakat sonuç itibarı ile Cenabı Allah kaderlerimizi, insanların İradelerini ne yönde kullanacaklarını bilerek takdir eder. Demek istediğim şu ki, ne çeşit insan olursa olsun içinde yaşadığı toplumun temel değerlerini dikkate alarak hareket eder. Her şeyden önemlisi de toplumun temel manevi değerlerini dikkate alır. Bu nedenle özellikle Ramazan ayı ve Bayramlar da olumsuz ve toplumun manevi havasını bozacak davranış ve eylemlere ara verilir. Bu da İnsan olabilmenin son kırıntısıdır artık.

Fakat son yıllarda buna da aldırış edilmiyor. Tam tersi toplumu allak bullak etmek ve ta kalbinin derinliklerinden yaralamak için bir fırsat olabiliyor. Buna ne demek gerekir artık siz takdir edin. Seçimin ramazana denk gelmesi ile bu hassasiyet bozuldu. Ama geçici olduğunu düşünüyorum. Ne de olsa seçimler demokrasinin olmazsa olmazı. Umalım ki artık seçimler ramazana denk gelmeyecek şekilde kararlaştırılsın.

Ramazan ayının toplum hayatımız üzerinde her zaman olumlu etkileri olmuştur. İnsanlar daha yoğun bir manevi atmosfer içinde kalpler yumuşamış ruhlar sonsuzluk ufuklarına kanat açmış durumdadır. İnsanlar egolarını bir derecede aşmış olarak, çevresini ve diğer insanları daha çok gözetir olmuştur. Yardımlaşma paylaşma duyguları coşmuştur.

Lüks salonlarda verilen fakirin yer alamadığı şaşaalı iftar ziyafetlerinin yerini artık yavaş yavaş sokak ta yapılan “neyin varsa getir paylaş” iftarları almaya başlamıştır. Ayrıca yüzlerce sivil toplum kuruluşları ve belediyeler artık daha çok muhtaçların yer aldığı sokak iftarları düzenlemişlerdir. Gizli açık verilen zekat ve fitreler zenginle fakir arasındaki uçurumu azaltmaya ve arada gönül köprüleri kurulmasına vesile olmuştur.

Ayrıca Ramazanın tam ortasında Kandilden gelen şehit haberleri kalbimizi kanatmakta. Durup bir düşünmek lazım öyle ah vah ile değil. Kendi oğlunuzun damadınızın veya dayı amca yeğeninizin şu anda Dağlarda her an bir terörist mermisine hedef olma riskiyle mücadele etiğini düşünün. Bizim burada huzur iöinde iftar sahur ve bayram yapmamız için canlarını hiçe sayanları. Ya onlar Kandil dağlarında nasıl bayram yapar. Ana babalarını. eş çocuklarını. yavuklularını hayal ederek. Bari hiç olmazsa onları dualarımızdan eksik etmeyelim.

 Suriyede, Libya da Yemende Irakta Arakan da Doğu Türkistanda birbiri peşi sıra ciğerlerimizi yakan saldırılar da bitmeyen yürek yarası.  Terörün varlık sebebi hedef aldığı toplumun temel değerlerini sarsarak toplumsal dokuyu tahrip etmek ve bu değerler üzerine bina edilmiş olan  sosyal siyasal ve ekonomik sistemleri yok etmektir. Bu nedenle Terör bir toplumun en hassas en dipteki duyarlılıklarını bulup orayı acıtmak ister.

Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (SAS) Hadisi şerifini burada hatırlamamak mümkün değil.

 "Herc artmadıkça kıyamet kopmayacak." Peygamberimiz'in (s.a.v.) etrafındakiler 'herc' kelimesini yeni duymuş olacaklar ki soruyorlar; 'Herc' nedir? Peygamberimiz (s.a.v.) cevap veriyor; "Öldürmek. Öldürmek. Katil niye öldürdüğünü, öldürülen niye öldürüldüğünü bilmeyecek.(Müslim, Fiten, 18 (157) 

Peygamberimizin haber verdiği o günleri yaşıyoruz. Kandırılmış insanların patlattığı bombalarla bir anda hayatını kaybeden onlarca insan, niye öldürüldüklerini biliyorlar mı? Bence bırakınız bu günahsız kurbanları; ipi kimin elinde olduğu belli olmayan PKK ve IŞİD katilleri bile "kimin adına ve niçin" öldürdüklerinin farkında değillerdir. 

Şimdilerde bazı ayarsız sesler, ne işimiz var Afrinde, Türk askeri işgalci diyorlar.  Bize ne Suriyeden, Mısırdan, Gazzeden, Bosnadan, Arakandan diyorlar. Egemen güçlerin Ortadoğu ile ilgili projelerinde bize öngörülen rolü oynayalım huzurumuzu bozmayalım diyorlar.

 Onun için ben de diyorum ki ’’Başın öne eğilmesin sevgili çilekeş milletim’’ Aldırma gönül aldırma demiyorum.  Rahmetli Mehmet Akifin dizelerindeki gibi.                     

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; 
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. 
Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! ... 
-Boğamazsın ki! 
-Hiç olmazsa yanımdan kovarım. 
Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam; 
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam. 
Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale; 
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale! 
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum? 
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum! 
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim, 
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim! 
Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım. 
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
 
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu... 
İrticâın şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?

Mehmet Akif Ersoy

 Rahmetli Mehmet Akif, Milletimizi Millet yapan ve mazlumların umudu haline getiren en önemli özelliğimizi mısralarında en güzel şekilde terennüm etmiş. Biz bundan vazgeçebilir miyiz?

 Bizim bayramlarımız var. Bayramlarımız var. Kimse bayramlarımızı elimizden alamayacaktır. Bayramlarımızı tahrip etmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Bu bayram vesilesi ile toplumsal bütünlüğümüzü tahrip edemediklerini kardeşliğimizi düşmanlığa ve bölünmeye çeviremediklerini gösterelim. Teröristler Kürt halkının  yüzde on’unu bile temsil etmiyor. Geride kalan kendi ailesinin işinin selametini düşünen imanlı milyonlarca Müslüman Kürt Kardeşlerimiz var. İnadına bu bayram komşumuz olan bir Kürt aileyi ziyaret edelim bağları ve karşılıklı anlayışı sağlamlaştıralım.

Umarım bu bayram hepimiz için ve ailelerimiz için  iyilik güzellik ve mutluluklar getirir.

Bu vesile ile bayramlarınız mübarek olsun. Ailenizle birlikte içiniz sevinç ve mutlulukla dolsun. .

Mehmet Emin AYDINBAŞ

 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 14.06.2018 - 15:40 -101-
Bu sayfayı paylaşın :