Yalnızlığa Koşmak

-A A +A

Kızgın güneş altında kavrulan Harran’ın, taş evleri arasındaki yolda gördüm onu. Eşeğine binmiş, kim bilir nereye gitmekteydi…

Ona mı yansam, eşeğe mi? Birileri hiç acımamış da kulaklarını kesmiş baksanıza... Üstündeki çul gibi eskimiş, yorulmuş ve bıkmış hayattan. Onu tutup Van’ın Gürpınar ilçesinin aşağı tarafındaki yeşil derenin kenarına getirdim, üstündeki çocukla beraber. Biraz gözleri, gönülleri açılsın diye... Bu eski ve güzel ağaçlar dereye eğilmiş, onun şarkılarını dinliyordu.  Dallarının biri üzerinde Yedi Kilise köyünün saksağını...

Koyunlarımız ve onların bekçisi köpeği Erciyes eteklerinde görmüş, öndeki papatyaları Beypazarı’ndaki dağlardan toplamıştım. Yolun kenarına dökülmüş kuru yapraklar, Ömerli barajı kenarındaki güzelim ağaçların gazelleri olsun dedim...

Bir resim yaptım işte. Gökyüzünde bembeyaz bulutlar, uzakta güzeller güzeli dağlar. Urartulardan kalma kadim Çavuştepe’ye bakan ve üzerlerinde sayısız ayak izi duran dağlar.

Her şey yerli yerinde ve bütün kareler tamam. İnişli ve çıkışlı da olsa hayat yaşanmaya değer görünüyor.

Siz de elinize bir değnek alıp yalnızlığınıza koşmaz mısınız? Gürpınar’ı, Çavuştepe’yi, Hoşap Kalesini görmediniz mi hâlâ?

Ah ömür hızla tükenirken Urfa dağlarında gezen ceylanları görmemek olur mu?

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 27.05.2017 - 08:37 -179-
Bu sayfayı paylaşın :