+A A -A

Yeniden Milli Mücadele Hareketi Tarihi Vazifesini Başarmıştır.

-A A +A

Mücadele Birliği nihayet bir üniversiteliler hareketiydi, öğrenci hareketiydi. Bir fikir hareketi olarak, 1970-1980 yılları arasında üniversitelerde eğitim görüp de bu hareketin mesajına muhatap olmayan hiçbir üniversiteli yoktur dense, bu söz mübalağa olmaz, olsa olsa Mücadele Birliğinin hakkını teslim olur.

                Halen fikir sahasında etkilerini sürdüren hareket binlerce gencin yetişmesine vesile olmuştur. Bu gençler arasından öğretmenler, profesörler, mühendisler, avukatlar, hâkimler, savcılar, noterler, yüksek yargı mensupları, müfettişler, doktorlar, idareciler, yöneticiler, işadamları, maliyeciler, ilahiyatçılar, gazeteciler, yazarlar, şairler, belediye başkanları, milletvekilleri, bakanlar ve diğer siyasetçiler çıkmıştır. Edirne’den Van’a kadar yurdun dört bucağında dalgalanan hareket, bu yönüyle tarihî vazifesini başarmıştır. Yaş ortalaması altmışlarda olan pek çok insan, içleri yanarak bugün hâlâ o günlerin heyecanını hasretle anıyorsa, evet, bu hareket tarihi vazifesini başarmıştır.

                Kars ilimizden Orhan Hoca, Yozgat’ın Mehmetbeyli köyünde öğrencilerine şehitleri anma toplantısı yaptırıyorsa; Abdülkadir Hoca Sivas’ta faaliyetlerini sürdürüyorsa bu hareket tarihi vazifesini başarmıştır. (*)

                Bazı önemli başarıları şöyle sıralayabiliriz:

                *Yeniden Milli Mücadele hareketi, emperyalist güçlerin ekonomik ve kültürel saldırılarına karşı yerli sermayeyi ve millî ekonomiyi savunmuş, kültürel yozlaşmaya karşı da millî kültürün millî sanat eliyle geliştirilmesini öncelikleri arasına almıştır. Kardeş yayın organı olarak çıkardığı Pınar dergisinde üç Mehmed’in (**) ve Hasan Erden’in çabaları bu meyanda hatırlanmalıdır.

                Hasan Erden’in mısralarla duası:

                Bu didiniş, bu kurtuluş çilesi

                Hiçbir zaman bize melal vermesin

                Vazifemiz millet mücadelesi

                Allah bu gayrete zeval vermesin!

                Şair ve yazar Bestami Yazgan’ın:

                Çiçeklerle hoş geçin

                Balı incitme gönül

                Bir küçük meyve için

                Dalı incitme gönül!

                Mısraları, şairin ismi zikredilmeden okunup kitleleri dalgalandırıyorsa bu hareket tarihi vazifesini başarmıştır.

                *Yeniden Milli Mücadele hareketi, Türkiye’nin Kıbrıs politikasını en açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Bağımsız Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edilmelidir hedefi, Türkiye’yi yönetenler tarafından ancak on yıl sonra ve o da yarım yamalak kavranabilmiştir. Çeşme sahillerinden Sakız adasını hüzünle seyredenler bunu asla unutmamalıdır.

                *Yeniden Milli Mücadele hareketi, komünist hareket karşısında en ilmi tespitlerle milletin yanında yer almış, gençlerin materyalizm batağına sürüklenmesinde en önemli bariyer rolü oynamıştır. Bazıları bugün, biz komünizmle mücadele için mi kurulmuştuk diye hayıflanıyorlar. Hayır! Siz komünizmle mücadele için kurulmadınız ama ilmî izahlarınızla Marksist ideolojinin (***) millet evlatlarını materyalizme sürüklenmesine engel oldunuz. Ogünlerde açıktan saldıran güç, materyalizmin komünist ideolojisiydi.

                *Yeniden Milli Mücadele hareketi, Anadolu’nun bağrından kopup İstanbul, Ankara, İzmir, Konya, Erzurum, Trabzon gibi şehirlere eğitim için gelen gençlere umut ışığı olmuştur. İlmî sosyalizm yaftasıyla manevî anlamda batağa sürükleyip akşamdan sabaha solcu yaptığı gençlere sahip çıkmış, onlara, zaferlerimizi ve milli kahramanlarımızı hatırlatmaya çalışmıştır. Materyalist-Marksist ideolojinin kültürel saldırısıyla itikat sarsıntısı geçiren gençler, tarih şuuruyla manevî değerlerine ve kültürüne sahip çıkar hale gelmiştir.

                Fehmi Arıktekin’in “Ordu Geçerken” şiiri, Şefik Dursun’un gür sesiyle kitleleri coşturmuştur:

                Bir ucun şarktadır, bir ucun garpta

                Sen varsın nöbette surlarda Mehmet

                Kültürünle şereflendi üç kıta

                Sen varsın rüzgârda toprakta Mehmet!

                *Yeniden Milli Mücadele Hareketi, “Ortak Pazar Millete Mezar” söylemiyle Avrupa Birliğinin Türkiye’yi iktisadî, siyasî, askerî ve kültürel alanda nasıl bir felakete sürükleyeceğini göstermeye çalışmıştır.

                *Yeniden Milli Mücadele hareketi, aziz milletimizi, millet düşmanı beynelmilel kuruluşlardan haberdar etmiş, bu alanda uyarılarda bulunmuştur. Geliştirdiği bakış açısıyla millet düşmanlarının deşifre, teşhis ve teşhir edilmesine katkı sağlamıştır. Vatan bölme faaliyetleri, masonluk, Siyonizm, Vatikan’ın misyonerlik faaliyetleri gibi sinsi hareketler mercek altına alınmıştır.

                *Yeniden Milli Mücadele hareketi, o yıllarda sıkça sorulan “Amerika mı, Rusya mı?” sorusuna en anlamlı ve gerçekçi cevabı “Amerika-Rusya, Yahudi’ye Kukla” söylemiyle vermiştir. Niye kendimiz değiliz de başkaları, illa birinden yana olmamız mı gerekiyor? Hak ve hakikatten yana olmak en büyük kazançtır, en büyük şereftir.

                *Yeniden Millî Mücadele hareketi, taraftarı olan gençliği yasa dışı hiçbir faaliyetin içine sokmamıştır.  Gençlerin değil burnunun kanamasına, saçının bir tek teline bile zarar gelmesine izin vermemiştir. Henüz yaş ortalamaları yirmi beş civarında bile değilken, istihbarat örgütlerinin niyet ve kışkırtıcı beyanlarını derhal teşhis etmiş ve gençlerin vuruşturulmasına karşı çıkarak “Gençler! Silahlı Mücadeleyi Durdurun” çağrıları yapmıştır.

                *Tarihe not olarak düşülen bu çağrı, Yeniden Milli Mücadele Hareketinin şeref madalyasıdır.  Akşam Abdi İpekçi’yi öldüren silah, sabah ülkücü Gün Sazak’ı öldürüyordu. Bu yapıcı tavra rağmen hareketin gönüldaşları saldırıya uğramış, şehitler vermiştir. Ülkeyi yangın yerine çevirmeye çalışan anarşinin önlenmesi için “Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe” çağrısıyla da devlet görevini yapmaya davet edilmiştir. Bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum. (Gelecek hafta, Orhan Birgit’in Basın Toplantısı.)

                --------------------:

                (*) Bu iki öğretmenimizi, yurdun dört bucağında çalışmalarını içtenlikle sürdüren öğretmenlerimizi temsilen sembol olarak zikrettim. (İ. Aydın)

                (**) Üç Mehmed; merhum Mehmet Ali Taşçı, Mehmet Akif Ak, Mehmet Taşdiken.

                (***) Prof. İdris Küçükömer, Mücadeleciler, Marksizmi solculardan daha iyi biliyor, demiştir. Kemal Tahir çizgisindeki Küçükömer’in, CHP için söylediği “sağcı bir partidir” sözü de meşhurdur.

4 Yorum var.

teşekkürler İsmail hocam, yazınızı boğazım düğümlenerek ve burnumun direği sızlayarak okudum, okuyorum..Bu misyon ,yerli ve milli olarak hareketin metodu/tarzı model olarak günümüze de ışık tutuyor. Geliştirilmesi dileğiyle.

Bu millete, bu vatana en ufak bir hizmeti olanlardan Allah razı olsun. Ölenler varsa Allah rahmet eylesin. Kalanlara sağlık sıhhat ve hayırlı ömürler ve hizmete devam etmelerini dilerim. Saygılarımı sunarım.

Halis Ölmez Hocam, yazının başında yer alan resimdeki 2 numaralı ismin merhum Osman Şahin olduğunu bildirmiştir. Hocama ilgisinden dolayı teşekkür ediyorum. Bütün okurlarıma ve yorum yazan okurlarıma da ayrıca teşekkür ediyorum.

1970-1980 YILLARININ FİKİR VE İRFAN HAREKETİ BU KADAR ÇABUK SİLİNMEMELİYDİ.İNSANLARIN DEĞİŞTİRİLEMEZ GERÇEĞİ,MENFAAT - HIRS VE PARA YİNE DAVAYA GALİP GELMİŞTİR.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 13.03.2018 - 15:30 -1,284-
Bu sayfayı paylaşın :